aristoteles
aristoteles
aristoteles
aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : aristoteles için sonuçlar
aristoteles için diğer sonuçlar
- 2o yil platon'un okuluna ögrencilik yapmis.ve platon'u elestirmisti.(bkz: academia)
- onu ilgilendiren dogaydi.
yunan filozofu ayni zamnda avrupanın büyük biyologlarindan birisiydi.platon2un mantigini;kendi duyularini kullandi.
dogustan varolan fikir yoktur diye düsündü.
mutlak ve deismez olanı bulma pesindeydi.
'bicimler seylerin icindedir seylerin ayirdedici özellikleri olarak mevcuttur.
önce duyularda varolman birseyin bilincte varolmayacagini öne sürer.
icimizde ki hertürlü düsünce ve fikrin bilincimize görüp işittiklerimiz yoluyla yerlesmis seyler olduguni söylüyordu.
dogustan gelme aklimiz vardi.duyularimizla algiladigimiz seyleri gruplara ayirmak gibi dogal bir yetenegimiz var.tas bitki hayvan kavramklari böyle ortaya cikiyordu.
bicimler seylerin özellikleridir.
dogada ki hertürlü deisim özdeğin olnaklilik tan gerceklige dönüsmesidir.
dogada ki heryerde bir amaclilik vardir.yagmur bitkiler büyüsün diye yağar,portakallar insanlar yesinler diye yetisir.
insan doganin tüm yasamini yasamaktadir.
dünyada ki devinimlari yildiz ve gezegenlerin yönettigini düsünüyordu.ancak gökyüzü cisimlerini haraket ettiren birsey olmaliydi.buna ilk devindirici yada tanri diyordu.
bicimi 3 tür ruh barindirir:hayvan ruhu,bitki ruhu,insan ruhu.
3 tür mutluluk vardir:1.tür mutluluk:arzu ve isteklerin oldugu bir hayattir.
2.tür mutluluk:özgür ve sorunlu bir vatandas olarak varolunan hayattir.
3.tür mutluluk:arastirmaci va filozof olunan hayattir.
tek türlülügü reddeder 3 ününde birarada omasini ister.birisi olmadigi taktirde dengesiz yasami simgelemkteydi ona göre.
insan politik varliktir.
insani cevreleyen toplum olmadan gercek anlamda insan olunmkaybetti.az.
3 tip devlet biciminden bahseder:1-monarsi 2-aristokrasi 3-demokrasi
kadinda birsey eksiktir.hatta kadin eksik bir erkektir.üreme olayinda erkek etkin ve verici iken kadin edilgen ve alicidir.cünkü cocuk erkegin özelliklerini alir,cocugun özelliklerinin erkegin tohumunda hazir bekledigini söylemish.
bicimi veren erkek özdeklikte katkida bulunan kadindi.
ölünce atina da öncelik rolünü
- peripatetic'in ilk uygulayicisi, yani kirlarda elinde sopayla yuruyerek tartisma ve ogrenme sanati
- poetika adlı eserinde tragedyanın ve komedyanın tanımlarını ayrıntıları ile yapar. öğelerini sıralar. katharsis kavramı ile brechtin sonradan 20. yy.da karşı çıktığı özdeşleşmeci tiyatronun temellerini atmıştır.
- üstat. her ne kadar rönesans'da hakkı yense de büyük dehadır. bağnaz insanların öküzlüklerinin cezasını çekmiştir.
- bugün bir taksi şoförü çıkar da "kadınlar kötü araba kullanırlar abi/abla" derse bilineki bu aristotales'in etkisidir.
- "sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek" demiştir, taktirimi almıştır aristo amcam
- aristoteles, hristiyanlikla birlikte bilim dunyasinin uzerine karabasan gibi cokmus ve 1500 yil boyunca bilimsel ilerlemeyi sekteye ugratmis sahistir. felsefi acidansa verimli bi filozoftur. platon'un ide ogretisine form ogretisiyle karsi gelmistir. bilimsel fikirleri genelde yanlistir ama bu fikirleri belirtebildigi icin onemli bi insandir. bilimsel fikirlerine ornek vermek gerekirse, kendisinin bitkileri agaclar,calilar ve otlar olmak uzere uce ayirdigi soylenebilir.
- bugünkü anlamıyla demokrasiyle politeia (mete tunçay bunu "siyasal yönetim" adıyla çevirir) adı verilen yönetim şeklini ayırmıştır. demokrasi eski yunanda daha cok "ayaktakımının, proleteryanın iktidarıyken politeia modern demokrasi anlayışına yakındır. ayrıca aristoteles fizik, metafizik, etik vs. pek cok bilim dalını kurmuş ve adlandırmıştır.
- aristoteles ...book of geniusun 11 kıstasına göre gelmiş geçmiş en büyük 17. dahi..toplam puanı 789dur.
- (bkz: materyalizm)
- "kimilerinin gercekten ozgur olabilmesi icin otekilerin kole olmasi gerekir" demis adam.
- felsefe uzerine calismalarinin disinda gunumuzde biyolojinin bir alt dalı olan embriyoloji deneylerini modern anlamda ilk kez yapan ve dollenmis tavuk yumurtasi üzerinde yaptiği gozlem ve deneylerle dogum ve ceninin rahimdeki davranislari konularina anlam kazandirmis bilim adami.
- cagdas yunanca'da "en iyi, en üstün, en ala" anlamlarina gelen sifat. *
- selanikte bulunan bir devlet üniversitesinin ismi.
- (bkz: retorik)
- yunan filozof. platonun öğrencisi ve büyük iskenderin hocası. m.ö. 355'te atina'da kendi felsefe okulunu açtı. bulunan 22 tezi fizik, metafizik, mantık, astronomi, meteoroloji, biyoloji, ahlak ve politika derslerinde okutulmaktadır. çalışmaları orta çağda islam felsefesinin temelinde önemli bir yer tutmuştur. en bilinen eseri politikadır.
- (bkz: nichomachian ethics)
- sokrat, platon, aristo uclusunun icinde genc oglanlarin pesinden kosmayan tek adam... bu onu iyi bir felsefeci yapmiyor ama bilgi olsun diye soyledim...
- altın orta fikiriyle fazla ve az arasındaki dengeyi uvurgulamış antik yunan düşünürü
- akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat söyleyeceği her şeyi düşünerek söyler. - aristotales
- (m. o. 384 - 322) yunan filozofu. aristoteles, yalnizca buyuk yunan filozoflarinin en sonuncusu degil, avrupa'nin da buyuk biyologlarindan ilki idi. platon'un akademisinde 20 yil ogrencilik yapan aristoteles, bir sure sonra atina'dan gocup buyuk iskender'in egiticiligine getirildi. m. o. 355'de atina'ya donerek unlu okulu "lykeion"u (lise) kuran aristoteles, buyuk iskender olunce yeniden atina'dan gocmek zorunda kaldi (m. o. 323) ve ertesi yil egriboz adasinda oldu.
platon'un tum duyular dunyasina ve etrafimizda gordugumuz $eylere sirt cevirmi$ olmasina ragmen, aristoteles bunun tam tersine gercekci bir $ekilde baliklari, kurbagalari, anemon ciceklerini ve gelincikleri inceledi. aristoteles, "gercekten var olan nedir? " sorusuna, "$u gormu$ oldugumuz tek tek nesnelerdir; $u insan, $u masa, $u agac gibi fertlerdir. yoksa, platon'un dedigi gibi goremedigimiz idealar degildir" cevabini verir. ayrica, platon bir $air ve destan yazari iken, aristoteles'in yazilari ansiklopedi maddeleri gibi kuru ve detaylidir. buna kar$ilik yazilarinin temelini o gune kadar hic yapilmami$ doga ara$tirmalari olu$turur.
aristoteles platon'la "tavuk" fikrinin tavuktan once var oldugu konusunda da ayni fikirde degildi. aristoteles'in tavuk bicimi ile kastettigi $ey, tavugun ozgun ozellikleri olarak her tavukta var olan $eylerdi. bu yuzden tavugun kendisi ile tavuk bicimi, ruhla beden gibi birbirinden ayrilamayacak $eylerdi. aristoteles'in platon'un idea ogretisi hakkindaki bu ele$tirileri du$unce yonteminde de cok onemli bir degi$im anlamina gelir. cunku platon icin gerceklik aklimizla du$undugumuz bir $ey iken, aristoteles icin gerceklik duyularimizla algiladigimiz bir $eydi.
aristoteles'e gore dogada ce$it ce$it neden vardi. bunlarin icinde en onemlisi onun "ereksel neden" dedigi nedendir. aristoteles, dogadaki cansiz sureclerde de "ereksel neden" ariyordu. ornegin, yagmurun yagdigini cunku bitkilerle hayvanlarin buyumek icin yagmura gereksinimi oldugunu soylerdi. "ereksel neden" ile kastettigi buydu. goruldugu gibi aristoteles bir anda yagmur damlalarina bir gorev ya da bir "amac" veriyordu.
aristoteles dogayi ciddi bir $ekilde duzenlemek istiyordu. dogadaki her $eyin degi$ik guruplar ve alt-guruplarda bir araya geldigini gostermeye cali$iyordu. ayrica aristoteles insanlarin kavramlarina bir duzen getirmek isteyen titiz ve duzenli biriydi. bu yaniyla mantigi bir bilim olarak kuran ki$i de o oldu. hangi cikarimlarin ya da kanitlarin mantiksal olarak gecerli olduguna ili$kin kesin kurallar one surdu.
aristoteles'e gore dunya kure bicimindedir ve her $eyi icine alir; evrenin merkezinde yer vardir ve yer hareketsizdir. aristoteles dunyadaki devinimleri yildiz ve gezegenlerin yonettigini du$unuyordu. ancak gokyuzu cisimlerini de hareket ettiren bir $ey olmaliydi. bu guce aristoteles "ilk devindirici" ya da "tanri" diyordu. "ilk devindirici"nin kendisi hareket etmez ve o gokyuzundeki cisimlerin ve dolayisiyla dogadaki her $eyin hareketlerinin "ilk nedeni"dir. aristoteles uc tur mutluluk oldugunu soyler: ilk tur mutluluk, arzu ve isteklerin oldugu bir hayattir.
ikincisi, ozgur ve sorumlu bir vatanda$ olarak var olunan bir hayattir. ucuncu tur mutluluk ise ara$tirmaci ve filozof olunan hayattir. aristoteles, insanin mutlulugu icin bu uc ko$ulun da bir arada var olmasi gerektigini israrla belirtir ve tek yonlulugu reddeder. insanlarla ili$kilerimizde de "altin orta"yi tutmaktan soz eder aristoteles: ne korkak ne cilginca atilgan, sadece cesur olacagiz. ne cimri ne savurgan, sadece bonkor olacagiz der.
aristoteles'e gore insan bir "politik varlik"tir ve insani cevreleyen toplum olmadan gercek anlamda insan olunmaz. aristoteles'e gore devlet, ahlaki ve manevi gayelerle bir araya gelmi$ olan insan topluluklari demektir. insanlar ne hayvanlar gibi yalnizdir, ne de tanri gibi tek ba$inadir. insanlarin birbirlerine ihtiyaci vardir. "insan toplumsal bir canli"dir ve toplum, ailelerden olu$ur. devletin $eklini devletin kanunu belirler. devlet $ekilleri kendiliklerinden ne iyidirler ne kotudurler. ancak iyi ya da kotu yonetimler vardir.
aristoteles uc iyi devlet turunden soz eder. bunlarin ilki, devletin ba$inda tek bir ki$inin bulundugu monar$idir. bu devlet biciminin iyi olabilmesi icin ba$taki ki$inin kendi cikarlari ugruna devleti kotuye kullanmamasi gerekir. bir diger iyi devlet bicimi aristokrasidir. aristokraside devleti yoneten bir gurup lider vardir. ucuncu iyi devlet bicimi de aristoteles'in politeia demekle kastettigi demokrasidir. ancak bu yonetim biciminde de var olan tehlike, bir demokrasinin kolayca bir ayaktakimi egemenligine donu$ebilmesidir.
aristoteles'e gore kadinda bir $ey eksiktir. hatta kadin "eksik bir erkek"tir. ureme olayinda erkek etkin ve verici iken, kadin edilgen ve alicidir. cunku cocuk erkegin ozelliklerini alir, diyordu aristoteles. aristoteles'in avrupa uygarligina bir ba$ka katkisida pek cok bilimin bugun dahi kullandigi bilimsel dilin kurucusu, bir cok bilimi kurup duzenleyen bir filozof olu$udur. caginin a$agi yukari butun bilim dallarinda yapitlar vermi$ olan aristoteles'in ortaya koydugu kesin gozlem ve siniflama kurallari, ibni sina ve ibni ru$d'un yapitlarinin cevirileri araciligiyla ortacagda butun bati kulturune damgasini vurmu$, aquinolu tommaso'nun hiristiyanlik ile aristoteles mantigini bagda$tirmak cabalariysa, dogmaci ozelliklerinden oturu, geli$meyi kosteklemi$tir.
- bilimle uğraşan bir aileden gelen makedonyalı filozof,platonun öğrencisi,büyük iskenderin hocası.
kendisi platonun idealar öğretisinde savunduğu "herhangi birşey varolmadan önce de idealar dünyasında o şeyin fikri vardır ve hep varolmuştur" tezinde ikiye bölünen dünya tezinin aksine dünyayı yine bir araya toplayıp fikir de öz de biraradadır demiştir.biyolojik sınıflandırma yaparak kavramların tozunu almış biraz yerleriyle oynamıştır.ayrıca bireyin konumunu toplumdaki yeriyle ve göreviyle belirlediğini de politik felsefesi olarak ekleyebiliriz.
- (bkz: mantığını sikeyim)
- kendisini kesinlikle kullandigi parlak mantigi ile actigi felsefi yol disinda, ayni zamanda politik ekonomi cercevesinde de incelemek gerekir.
aristo, herhalde ekonomi hakkinda ilk fikir yurutenlerden biri olmus, gunumuz temel ekonomi kurallarini olusturacak bircok yenicag filozofuna buyuk olcude ilham kaynagi olmustur.
kendisi en cok, dunyayi "oldugu gibi" gormekten hoslanan ve dunyayi bu bicimde incelemeyi severdi. daha cok ogrencisi oldugu plato'nun yarattigi, bizim platonik olarak da dusundugumuz cercevenin disinda, dunyayi gercek haliylen gormeyi tercih ederdi.
peki bunu ekonomi ile nasil baglastirabiliriz?
paranin ve marketlerin evrimi, kendisi icin hicbir sekilde bir mucize degildi, tamamiylen dogal yollardan gecen insanlarin yarattigi evrim sureci icerisinde, insanlarlan beraber gelismis seylerdi.
oyle ki, kendisi icin insanlar "politik ve sosyal hayvanlardi". her ne kadar kendileri icin savassalar, kendi gelecekleri icin birtakim yatirimlarda bulunsalar bile, diger insanlari dusunmeden, diger insanlarin cikarlarini gozardi ederek yasayamazlardi. bu nedenle kendisine gore sosyal yapi, bir organizma halini almaya baslamisti. nasil vucudumuz bir kalpten, mideden, beyinden ve benzeri bircok organdan olusuyorsa, sosyal yapi da buna benzer bir sekilde olusmaktaydi.
bir sosyal yapi icerisinde, hicbir sekilde gozardi edilemeyecek bir hiyerarsik duzen bulunmaktaydi kendisine gore. "yoneten ve yonetilen" olarak da ozetleyebilecegimiz bu yapi, ozellikle yasadigi zamanlardaki antik yunan donemi sahip-kole iliskilerine ayna tutar derecedir. belli bir otoritenin varligi mutlaka olmaliydi, cunku sosyal yapilar otoritesiz hicbir sekilde ayakta kalamazlardi. hatta bircok defa ustune basa basa, diger "barbar" kavimlerin bile bir otoriteye ihtiyaclarinin oldugunu soylemekten cekinmezdi.
"self sufficiency" adini da verebilecegimiz fikri, herhalde butun fikirleri arasinda en onemli olanlarindandir. insanlar, kendi guvenliklerini saglamayi, en onemli sey olarak gormekteydiler. zira %80'i kolelerden olusan bir toplumda kendini koruyamayan bir insan, ya koleler tarafindan oldurulur, ya da kendisi kole edilirdi.
once insanlarin bir sekilde aldiklari riskleri azaltmalari ve kendilerini guvence altina almalari lazimdi. iste ondan sonra, sosyal yapinin ve insanin dogasinin da getirisi olarak, insanlar birbirlerine yardim edebilecek, beraber calisabileceklerdi. bireycilik anlayisi, herhalde tarihte ilk defa aristo tarafindan bu soylemlerlen ortaya atilmistir.
biraz once "insanin dogasi" diye bir tabir kullandim. daha onceden de dedigim gibi, aristo insanlari birer "politik hayvan" olarak gormekteydi. insanlarin beraber calisip bir sosyal yapi olusturmalari, kendi secimleri degildi, ancak politik dogalarinin getirdigi bir zorunluluktan ibaretti. insanlarin hayatta kalabilmeleri icin birlikte calismalari, kendisi icin bir numarali sartti. burada biraz da empati olgusundan bahsetmek gerekir; insanlar, digerlerini dusunen varliklar oldugundan, kendi guvencelerini sagladiktan sonra, dostlarinin da guvencesi icin ugrasacaklardi.
oyle ki, kendisine gore iki cesit kolelik mevcuttu. bu kolelik sistemleri de yine insnain kendi dogasindan kaynaklanmaktaydi. "basarisiz olan ve esir alinan kisi" kole olabilecekken, ayni zamanda "dogustan kole" fikrini de benimsemekteydi. ayni fikir, daha sonra hobbes ve locke tarafindan da kullanilacakti.
beraber calisan insanoglu, beraberinde bir sekilde ekonomi'yi de getirecekti. ekonomiyi, aristo'nun gozunde kisaca "kaynak toplamaktan" ibaretti.
sosyal yapilar, "gocebe", "korsan", "avci" ve "tarimsal/yerlesik" olarak ayrilabilirdi onun icin. bunlarin hepsi, kaynak toplamanin dogal yontemleriydiler.
takas yontemi ile yurutulen ekonomi, kendisine gore pek de verimli bir tarz degildi. hatta icinde paranin bile dahil oldugu ekonomiler, beraberlerinde buyuk sorunlar getirmekteydiler. ticaret, kendi gozunde toplumsal cokusun bir numarali sebebiydi. yani, ekonominin icadi, sosyal yapinin cokmesine neden olabilecek birseydi. oyle ki, self sufficiency dedigimiz "kendine yeterlilik" olayinin bile kokune kibrit suyu dokebilecek seviyedeydi.
invisible hand olarak adlandiracagimiz ve adam smith tarafindan meshur edilmis olan fikirler, kendisi tarafindan da aslinda ilk zamanlarda ortaya atilmisti. fiyati bilinmeyen birileri belirlemekte, insanlar da bu yontemlen gelir elde etmeye calismaktaydilar. oyle ki, birtakim ekonomik modellerde marketler, sosyal yapiyi yonlendiren bir numarali etmen haline gelmisti.
kar yapmak, kendisine gore insanlara bahsedilmis bir icgududen ziyade, ogrenilen bir davranisti. bu da sosyal alanda birtakim tehtidleri beraberinde getirmekteydi. kaynak toplamak ile esdeger olan gelir elde etmek, yavas yavas insanlarin kendi guvenliklerini tehlikeye sokabilecek birsey haline gelebilirdi. ticaret, kendisi icin tamamiylen dogal olmayan, sonradan ogrenilmis bir davranisti.
Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.