balikci
balikci
balikci
aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : balikci için sonuçlar
balikci için diğer sonuçlar
- balik tutan, ya da tutabilen, yerse.
- sivasta bir kaplica
- bir kazak çeşidi. boğazlıdır.
- bogazda cok iyi bir restaurant, balik yemek istendiginde gidilmesi gereken yerlerden biri.
- ing.fisher
- eskişehir yolu üzerindeki nezih balık lokantası.
- iki ipi* birbirine eklemek için kullanılan bir düğüm
- masa tenisci jargonunda cok balik yapan oyuncu.
- küçükyalı sahil yolunda bir balık lokantasıdır. evime yakındır.
- bir oktay rifat siiri;
" denize vuran balıkçı
bir aynadan döner bize
yüreği rüzgara göre
mintanı yamalı
ayakları çıplak
elleri güzel
denize vuran balıkçı
kuşu yıldızı getirir bize
kabuklu böcekler ve yosun
bırakır sepetini küpeştesine
denizde pupa yelken günümüzün
geceler kısacık gündüzler uzun"
- (bkz: halikarnas balikcisi)
- taksimde arsen lüpenin alt sokağında ufacık salaş bi yer. piyasada hangi balık varsa onları yapıyor. sanki evindeymiş gibi yiyorsun hamsileri, palamutları, azıcık para verip kalkıyorsun. görüntüsünden beklenmiycek kadar iyi bir mekan, taksimde gecenin bi yarısı balık yiyip tadı da damağımda kaldıysa tekrar ziyaret edilesi yer...
- (bkz: cevat şakir kabaağaçlı)
- amerikalı bir zengin, iş seyahati sırasında meksika'nın küçük bir kıyı kasabasına uğramış. limanda gezerken, bakmış ağzına kadar balık dolu bir tekne ve içinde keyifli bir balıkçı...
"merhaba balıkçı" diye seslenmiş, bu balıkları kaç zamanda tuttun?"
"bir iki saatimi aldı" demiş balıkçı...
iştahlanmış bizim işadamı;
"e, niye biraz daha kalıp daha fazla tutmadın?" diye sormuş.
"bu kadarı bize yetiyor da ondan" diye omuz silkmiş balıkçı.
şaşmış balıkçının bu kanaatkarlığına işadamı;
"kalan zamanını nasıl geçiriyorsun peki" diye üstelemiş.
balıkçı, özetlemiş bir gününü:
"sabahları açılır, biraz balık tutarım. sonra çocuklarımla oynarım. öğleyin karımla biraz siesta yaparım. akşamları amigolarla beraber gitar çalıp şarap içer, geç vakte kadar eğleniriz. oldukça meşgul sayılırım senyor".
gerinmiş amerikalı:
"bak" demiş "... ben sana yardımcı olabilirim. bu işe daha çok zaman ayırmalısın. daha büyük bir tekne bulup daha çok balık tutmalısın. oradan elde edeceğin gelirle daha büyük tekneler alırsın. kısa sürede değil, doğrudan işletme tesislerine satarsın. hatta zamanla kendi balık fabrikanı bile kurabilirsin. kısa zamanda balıkçılık sektöründe bir numara olursun".
balıkçı merakla
"bunları yapmak kaç sene alır sinyor" demiş:
"15-20 yılda halledersin" demiş amerikalı,
"ama sonrası daha parlak: zamanı gelince şirketini halka açarsın, hisselerini iyi paraya satarsın, kısa zamanda zengin olup milyonlar kazanırsın."
"milyonlar ha..." diye tekrarlamış balıkçı...
"eeee... sonra?"
"sonra emekli olursun. küçük bir balıkçı kasabasına yerleşirsin. istersen zevk için balık tutarsın. çocuklarınla oynar karınla keyfince siesta yaparsın. akşamları da arkadaşlarınla şarap içip gece yarısına kadar gitar çalarsın. nasıl...? mükemmel değil mi?"
***
bir an olsun durup düşünseniz; "bütün bu telaş ne için...?"
arada denize açılıp, çocuklarınızla oynaşmayacak, dostlarınızla gitar çalıp şarap içemeyecek olduktan sonra onca koşturmanın ne anlamı var? hırsla örülü onca yılın vaat ettiği final, halen yanı başımızda duran mutluluksa, bu yarışa ne gerek var?
can dündar
- istanbul kucukyali'da yer alan balik restorani. denizi goren kucuk bir tepede, tren yolunun hemen arkasinda yer alir. mezeleri cok cesitli, degisik ve lezzetli, baliklari taze olmakla birlikte oldukca pahalidir.
- pahalı olmasıyla birlikte, istanbulda taze ve lezzetli deniz ürünlerini yiyebileceğiniz sayılı mekanlardan biridir. ayrıca çikolatalı suflesi de güzeldir.
- "mevsimi çoktan kapattı o balıkçı.."
kaldırımda yavaş yürüyen teyzeler, mecidiyeköy pazarı, nisan 2002.
- balıkçı deniz kızına tutkundur;
deniz kızı başka denizlere sevdalı...
- balikci, buzhaneden getirdigi baligi bogaz kenarinda satarak taze balik satiyormus izlenimi veren zeki insandir.
- http://www.fotograf.net/.../araguler/klasikler/53.htm
- parası pul
karısı dul
kişi...
- argoda şanslı kişi.
ayrıca (bkz: sazan avlamak)
- (bkz: http://www.milliyet.com.tr/.../08/25/son/sondun18.asp)
- geçimini balık tutarak sağlayan kişi.
asılmış yekeye, düşünüyor: neye borçlu tuzu, ekmeği, yele mi, kayığa mı, balığa mı? güven turan
- balık tutmakla geçimini kazanan, edebiyat ve sanatın her daim sevmeyi bırakamadığı kişi, kişiler ise balıkçılar. şimdi sorsak bir balıkçıya edebiyat, sanat ilgisini çekiyor mu, ne hacet, pilotlara takmamışlarsa örneğin, doğa içinden nasibini bulmak, denizin çocukluğuna taliplik cazip geldiğindendir belki diğerlerine, bir de epey eski bir meslek, inanmazsanız masallara bakın, hangi kültürün masallarında balıkçı görülmemiş ki...
Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.