baliklar

baliklar

baliklar

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : baliklar için sonuçlar

baliklar için diğer sonuçlar

  1. kimine göre ölümü
    kimine göre yeniden doğumu (bence huzura ermeyi) anlatan burak güven yani mor ve otesi şarkısı ...
    sadece piano ile çalınınca ayrı bi lezzet ..
    ve aynı zamanda balığın çoğulu ..

    çocuktun, kırılgandın
    artık korku yok nemli gözlerinde
    yüzlerce, binlercesi var
    omuzuna oturmuş, oradan sana bakar
    çektin gittin baharın peşine
    güzelim renkler yüzünde
    artık dönüp bakmazsın güneşin solduğu evlere
    çıplak dursam tanrıya sorsam
    niye ölür insan bile bile
    ardımda yıllar sinsice kalbime sorar
    niye bu suçluluk niye
    yolculuğun sonunda
    bembeyaz sevgini ört uykuma
    dün sabah seni gördüm
    aklın takılmış yine balıklara
    tertemiz, işsiz kalbin
    arabadan kaçıyor vahşi sokaklarda
  2. rüzgarlı bahar gecelerini anımsatan enstrumantal versiyonu pek bir nefis
  3. ... insanı çocukluğunun kalbinden vuran masal şarkı.
  4. kesinlikle en hüzünlendiren şarkılardan biri...
  5. ingilizce' de tekil hali de aynı sözcükle ifade edilen kelimecik, bir kelime için ilginç bir kader...
  6. sarkıcı cocukun odtü konserinde seyircilerin alkışlarına dayanamayıp tekrardan sahneye cıkıp* soyledigi birak zaman aksın adlı albumde yeralan hüzünleyici sarkı.
  7. (bkz: balık)
  8. (bkz: balık burcu)
    (bkz: balık burcu kadını)
    (bkz: balık burcu erkeği)
    (bkz: sözlükteki balık burcu suserlar)
  9. yeterli bir aglama nedeni.
  10. çoğuldur, balıklardır, "ne güzel gözleri vardı bir balıkla bir çocuğun" diyerek içlerinin acımasına sebep olur bazılarının bu şarkı.. "baharın peşine çekip giden" de duysaydı keşke dedirtir, tünel'de bir sokağın önünden geçerken içimi "keşke"lerin kapladığı gibi bir zamanlar.. sızıdır, kalır hep.. "arkasında durmak gerekirdi sözlerin ama" demek isterdim, diyemem.. bilemem sözlerin kime ait olduğunu gerçekten.. başka dillerde, başka yüzlerde, başka seslerde, başka yüreklerde aynı anlamları taşıdığını bilirim ama.. ağlamamak için belki de zor tutarım kendimi, bunları yazarken.. iyi ki vardır yine de, sesler kime ait olursa olsun...
  11. akvaryumdaki insanlar gibi, çağrısız hayalimin en sessiz öğeleri.

    bir aylık bir suskunluğu balık bakışlarla bozma endişesi.

    yanlış bir alarmla, balık kalbinin ortadan ikiye ayrılması dehşeti.

    ve bana kalan yine akvaryumdaki mavi balıkların gezintilerine ortak olma şerefi.
  12. kuyrugu olmayan balıklarız. saf, kırılgan,unutkan, cam duvarlar arkasında saklanan...
  13. 15ken de boyleydi, hala boyle; icerigi senelerdir oldugundan baska bir seye evrilmeyen 3 dakika 42 saniye ; hem sularin, hem cocuklarin sarkisi. hep yaslanmak, hep yillarin birer birer gidisi. butun sular akarken cocukluklarin ve gencliklerin gidisi. her gecen seneye daha cok renk. her cok renge bir cok balik; kalbin kirilisi. ama hala her yer su, gokyuzu bile.
    hala suyun cocuklari baliklar.

    bir sarki daha var boyle; cocugun kurgulari.
  14. burak guven in muthıs ve belkıde en guzel vukuatı.
  15. akustik versiyonu en az ilki kadar guzel tadından yenmeyen sarkı.buhranlara surukleyen birsey
  16. yağmurlu bir öğleden sonra ufacık bir odada,uyku-uyanıklık arası yatağa uzanmakla özdeşleşmiş şarkı.bir yanda huzur,diğer yanda sıkıntı;arkada geçmiş,önde gelecek;hem sorgulama,hem kabullenme;karmaşanın düzeni...
  17. ne zaman dinlesem butun enerjimi alip goturen, bunalima surukleyen burak guven basyapiti.

    durduk yerde de aklina gelir insanin, kosa kosa dinleyecek bir yer ararsin. dinlemeye basladiginda daha ilk saniyelerden oturtur adami yere, etkisine alir. kimildayamazsin adeta. damarlarindaki kan durur, kalbin atmaz. ama sadece 3-4 dakika.
  18. güzelim (!) renkler yüzümde, güneşin solduğu evlerin bir bir içinden geçip ve onlara bir daha asla bakmadan, kendime bahar diye yutturduğum şeyin peşine çekip gitme isteği uyandıran buz mavisi şarkı.

    su gibi.
  19. (…)
    bildiğim kadarıyla toprak canlıları soğuyan toprağa karşı
    kış uykusuna yatmak üzereydiler,
    hatta belki şimdiden yatmışlardı.
    uçabilenler de uçup gitmişti.
    kendimi uçamayanlardan sayıyorum.
    peki balıklar ne yapmıştı?
    onların da alıp başlarını gitme adetleri var mıydı?
    başları sıkışınca?
    denizin bozulan tadını alınca?
    üstelik bademcikleri de varsa ve soğuk su içemiyorlarsa?
    çok cahildim!
    bu konuda ömrü denizlerde geçmiş babamın
    zamanında bana bir şeyler anlatmış olduğunu hatırlıyordum.
    daha iyi hatırlamaya çalıştım, daha iyi hatırlamaya çalışmak
    yeni yapmaya başladığım şeylerden biriydi,
    günler, kışın ilk günleri geçerken.
    ama sanırım babamın konuya daha değişik bir yaklaşımı,
    konuyla ilgili daha farklı endişeleri vardı ve göç mevsiminin
    aynı zamanda bir av mevsimi olduğunu söylüyordu.
    geçecekleri yollar belli
    ve o yollarda üstlerine atılan koca koca kurşuni ağlar.
    bu durumda birçoğunun sonu malum.
    yazık.
    peki ya geriye kalanlar?
    onları ileride yeniden aramızda görmeyi umabiliriz,
    tabii yollarını kaybetmezler ve başlarına daha ileri belalar gelmezse.
    ne gibi, baba?
    belki her şeyi çok unutmak gibi.
    ne bileyim, belki de aşk gibi.
    (…)

    [hamdi koç'un "çocuk ölümü şarkıları'ndan]
  20. (bkz: #10873654)
  21. terkeden değerler ardından yakılabilecek en sade ve içten ağıt.
  22. "balıklar kaybolunca, deniz sustu." *
  23. gozlerden akan yaslarla, takvimden akip giden zamanin icinde yuzen bir sarkidir.
  24. hüznün huzurunu anlatan, çocukluğun o en saf anılarını ağır çekimde göz önüne getiren kış şarkısı...
  25. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.