abuk subuk bir yol hikayesiyle ba$layan mehmet ali erbil'in oynadigi turk filmi. garipliklerine tahammul edip izleyemedigim film.
bedri baykam bu filmin senaryosunun kendisine ait olduğunu, sinan çetin'in senaryoyu çaldığını iddia etmişti. bi de oynamıştı hatta heralde. alla alla..
müziklerinin sandal insan tarafından right said fred amcalardan çalıntı olmuş olması realite olan film.
turk film tarihinin en kotulerindendir. dunya siralamasinda da takdir edilesi bir yere sahip olacagina eminim
sapık sahnelerle*** dolu olan, bunlar dışında bir dolu konuyla* alakasız bir sürü garip sahnenin olduğu bir sinan çetin filmi.
sırrına halen vakıf olamadığım ama zannımca önemli mesajlar veren bir film. mustafa sandal bile bişey anlamamıştır kanımca...
1994 yili filmi. bu yil, henuz elektronik devrim turkiye'de etkisini gostermemis, her kelimenin internetle iliskili olanina e olsun i olsun eklenmemis bir zaman olmalidir. "e" entellektuel'e referans verir, bir hacker'a, coder'a beyni makina gibi calisan bir amcaya degil. donemdasi johnny mnemonic'in yerli versyonu degildir yani.
david lynch filmlerindeki karmaşık ve anlamsız gibi gözüken ama çok düşününce bazı şeylerin çözüldüğü zeka ürünü bir film olduğuna inanmak isterim bu filmin. ancak sanırım ortada hiçbir şey yoktur, adam kimdir, niye öyle olur, kadın neden böyle yapar? biz neredeyiz, kimiz... binlerce salak soru ve bomboş bir içerik ile dolu bir filmdir.
her ne kadar bir çok izleyici anlayamasa da filmden çıkarılması gereken çok önemli mesajlar vardır: 1. sinan çetinin film yapması yasaklanmalıdır. 2. maymunluk yaptığı durumlar dışında mehmet ali erbil kamera karşısına geçirilmemelidir. 3. bedri baykam sadece resim yapmalıdır. 4. mustafa sandal ölmelidir. 5. bu film kesinlikle izlenmemelidir.
ben kucukken ki film benim 10uncu yasima denk gelir ordaki giri mini elbiseli ablaya hasta olmustum..kazara izledigim otobus sahnesinde olup bitmistim..hatta itiraf etmeliyim hayatimda gordugum ilk hareketli kuku (eee nasi desem daa onceden resimlerini gormustum) bu kadina aitti..boyle garip bi hadisem iliskim var yani kadinla..sonra noldu bu kadina bilmiorum gormedim etmedim öldü galiba..ah bu kadin mustafa sandal diildir dimi? korktum simdi..neyse bu kadini bi daa gorsem simdi gene hasta olurum..
90larin ilk yarisindaki bunalimli film cekme ekolune sokamayacağımız bir filmdir, zira bu tip filmlerde en basitinden olsa dahi bir konu ve bir olay örgüsü vardır. bu film en başta bu kısmından dahi çuvallamaktadır bana göre. bu filmde yonca evcimik dahil olmak üzere döneminin ünlü popçu tayfası ufak tefek rollerde oynuyordu. hatta yonca'nın oynadığı, başı bağlı, eli süpürgeli kadın rolü bu kadar absürd bir filmde yine en hoş performans olarak görülebilirdi.
peki neler olmaktaydı, hatırlayalım. mehmet ali erbil'in oynadığı bay entelektüel(ki kendisinin entelektüel olduğunu vurgulamak için eline bir yeni yüzyıl gazetesi tutuşturmuşlardı) karısı tarafından sapa bir yerde arabadan atılır, kadın basar gider, bay e de otostop falan yapar ama istediği yere bir türlü gidemez, türlü türlü garip karakterle karşılaşır, bu arada boynuzlandığını öğrenir falan. karısı da aşığına gider, arkasından bir işler çevirir. buraya böyle yazınca ilginç olabilme olasılığı varmış gibi dursa da aslında nasıl olmuşsa o kadar sahnede aslında toplamda hiç bir şeyin olmadığı, bomboş bir filmdir. ilk izleyişimde derin anlamlar var da ben anlamıyorum demiştim ama ikinci izleyişimde aslında izlediğimin kocaman bir balon olduğuna karar vermiştim.
o kadar yıl sonunda aklımda kalmış tek sahne süper seksi ablamızla tabiri caizse ayı gibi olan aşığının bir motel odasındaki sahnesidir. kadın sere serpe yatağa uzanmış, yüzü kameraya dönük, bacaklar açık, gayet seksi bir pozisyonda telefonla konuşmaktadır. sevgilisi olan denyo da banyo yapmıştır ya da yapacaktır bu yüzden çırılçıplaktır, kadının arkasında ayakta dikilmiş, mahrem yerini bir havluyla tutarak kadına bakarak seks yapıyormuşcasına bir ileri bir geri kalçasını oynatmaktadır. kadın arada birşey sorar, hemen düzelir "evet sevgilim tabii bitanem" der, kadın kafasını çevirince azmış bir ayı gibi hareketlerine devam eder. burada verilmek istenen mesaj, kadının ne kadar saf ve masum adam ise aklı hayvani güdülerinde biri olduğu mudur bilinmez ama zamanında bana müthiş bir cinsel fantezi gibi gelmişti, şimdi düşününce sadece öeh diyorum, hafıza çöplüğümdeki bir başka ayrıntıyı daha sözlükle paylaşmış olmanın verdiği iç huzuruyla bu yazımı burada noktalıyorum. dileğim şudur ki, hiç bir senarist bunalıma girip ya da azıp azıp senaryo yazmasın, hiç bir yönetmen abazalıktan veya sırf anlamsız olsun diye film çekmesin.
sinan çetin'in daha sonra çekeceği reklam filmlerinin prototipi gibi bir film.
zamaninda tv'de yayimlanmisti da izlememistim bu filmi. simdi de hicbir yerde bulamiyorum.
en büyük ve tek özelliği rol alan bütün oyuncuların meşhur şarkıcı, türkücü ve sinema dışı sanat dallarıyla uğraşan zamane popülerleri olması olan bir garip tuhaf film. o dönemlerde verilen gazla bu filmi sinemada izlemişliğim vardır ki ödediğim para hala yüreğimde evlat acısı gibi oturmaktadır hatırladıkça.
ismen çağrıştırsa da ebay'den de bay e filmine ulaşılamamaktadır*... #7554301
şu anda kanal d'de yayınlanmakta olan gariplik. ben bunu çok küçükken izlemiştim ama bi bok anlamamıştım. hadi dedim "entelektüel kapasitemiz çok yetersiz heralde fln" işbu, 15 yıla yakın zaman geçtikten sonra izledim; yine bi bok anlamdım ya. sinan çetini karşıma çekip sormak isterim " üstad nedir bunun olayı ?" diye yoksa valla içimde büyük bir ukte olarak kalacak!
bay e karakterinin asıl adının ismet berkan olduğu film. ayrıca absürd ötesi, iğrençlikte sıradanlığı aşamamış, allahın cezası bi boka benzemeyen sinan çetin yapımı.
kötü adam rolündeki şahısın saç, bıyık ve beyaz boğazlı kazak yardımı ile clark gable'a benzetildiği film.. mustafa sandal'ın, ferda anıl yarkın'ın, meltem cumbul'un, yonca evcimik'in ve hatta bedri baykam'ın bile rol aldığı bu garip filmde güzel bayan rollerinde ise yabancı ablalar oynamakta.. sonuç olarak sinan çetin'in bizlere bir şeyler anlatmaya çalıştığı ancak biz normal insanların anlayamadığı kült ötesi film.. david lynch izlesinde bir şeyler öğrensin..
yıllar sonra dün yeşilçam tv'de ilk kez izleyince sinan çetin hakkındaki görüşlerimi değiştirmeme neden olmuş film. sinan çetin'i ve filmlerini sevmezdim, şimdi hem sinan çetin'den hem de filmlerinden nefret ediyorum. artık çiçek abbas'tan bile keyif alabileceğimi zannetmiyorum.
bugünlerde piyasaya dvd'sinin çıkması üzerine oray egin, okurlarına şöyle bir tavsiyede bulunmuş:
"lütfen siz de türk sinemasının en nadide örneklerinden “bay e”yi arşivinize katın. katın ki türk sinemasında bir zamanlar ne rezil, ne pespaye, ne korkunç, ne manasız filmler yapıldığını hep hatırlayalım."
sinema'da izlediğim ilk film olduğundan dolayı bay-e'nin yeri bende hep başka olmuştur.film tamamen absürd olay örgüleriyle bezenmiş olmasına karşın bu filmin içerisindeki perspektif sözlerle açıklanamayacak türden duygular aksettirir her izleyişimde bana. bay e ya çok sevilir ya da ölesiye nefret edilir. ikisinin arasında bi yerlere oturtan fazla yoktur.perihan mağden'de çok sever bu filmi mesela,köşesinde ara ara bay e' değinmeden edenemez vs.bende kendisini çok severim,düşüncelerini kendiminkilere yakın bulurum.duyduk ki oray eğin bu filmi hiç sevmezmiş hakkında,"rezil,peypaye korkunç" falan buyurmuş. bende kendisinden nefret ediyorum,"rezil,peypaye,korkunç" deme ne deme,yüzünü gördüğümde miğdem alt üst aluyor o derece.böylelikle boş yere sevmeyip,luzumsuz yere de nefret etmediğimi anlamış oldum. bay e bence türk sinemasının en nadide örneklerindendir evet ama gerçek anlamda nadidedir.her ne kadar altında sinan çetin imzası taşıyor olsa da,bu bişeyi değiştirmez.
bir sinan çetin filmi. filmden aklımda kaldığı kadarıyla kendi entelektüel dünyasına hapsolmuş, gerçek dünyaya yabancı bir adamın gerçek dünyayla tanışmasını anlatmayı amaçlıyordu. lakin bu gerçek dünyanın ne türkiye'de ne de başka bir yerde mevcut olması bana biraz senaryoyu yazanların/filmi çekenlerin zaten gerçek dünyadan kopuk olduğu izlenimini verdi ne diyeyim.
Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.