belediye
belediye
belediye
aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : belediye için sonuçlar
belediye için diğer sonuçlar
- ssg'ye soracaginiz "niye ?" sorularina alacaginiz muhtemel bir cevap ...
- $ehrin angarya i$leriyle ilgilenen kurulu$.. hegemonya..
- yılda en az 3 defa belge eksıklıklerınden dolayı oturma ıznı almak ıcın sabahın 5ınde gıtmeme ve 5 saat ayakta dıkılmeme neden olan kurum
(bkz: nefret etmek)
- nufusu 2000 ve daha fazla olan yerlerde kurulurlar. nufusuna bakilmaksizin il ve ilce merkezlerinde de kurulur.
kurulmalari icin vali gorusu, danistay karari ve cumhurbaskani onayi gereklidir.
- ks. belediye idaresi...
belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanından oluşan 3 organa sahip yerel yönetim teşkilatı...
- (bkz: büyükşehir belediyesi)
- maliye, adliye gibi sonu "ye" ile biten (belediye) yolsuzlukları ile ünlü devlet kurumlarından biri. sonu ye olunca yolsuzluk kaçınılmaz oluyor tabi. sonuç itibariyle burası türkiye.
- illerin ve ilçelerin düzenlenmesi, güzelleştirilmesi adına kurulmasına rağmen, çöpü de parayla alan kurum. yakında park bahçe düzenlemelerinde, diktikleri ağaçların parasını da isterlerse hiç şaşırmayacağım.
- periyodik aralıklarla -ki burada zaman birimi en fazla ay ile ölçülür- kaldırım taşlarını söküp tekrar yapmak gibi ulvi görevleri olan birimlere verilen isimdir.
(bkz: ekmegini tastan cikarmak)
- kanalizasyon kapaklarını yol hizasından en az 5 santimetre aşağıda/yukarıda tutmakla görevli devlet kurumlarına verilen isim.
- (bkz: bele diye diye dilimde tüy bitti)
- copleri duzenli toplayip, sokaklari hayvan diskilarindan arindirmasi, alti ayda bir kaldirimlari yenilememesi, kar, sel, vb. afet durumlarinda 29 harfli bir plana degil sadece a ve b planina sahip olmasi, vb. kamu yararini gozeten faaliyetlerde bulunmasi beklenen yerel yonetim kurumu. bir de en cok goruntu kirliligi yaratan reklamlari, tanitimlari belediyeler yaparlar. oysa zaten o isleri yapmak icin goreve talip olmuslardir. degil mi?
- bir beldenin belediye statusune kavusmasi, o beldedeki imar rantinin belediye vasitasiyla yonetilmesine ve cesitli kisi ve gruplara kanalize edilmesine yol acarmis:
"yasal dayanaktan yoksun imar planlariyla ömerli'de baslatilan yapilasma, havzayi ''hukuksuzlugun ve doga yikiminin sembolü'' haline getirdi. çevre örgütleri ömerli'nin adeta ''gasp edildigini'' belirterek dogal degerler üzerinden anap'li belediyenin, yandaslarina olaganüstü rant sagladigini ifade ettiler.
istanbul ümraniye ömerli yerlesimi, 18 nisan 1999 seçimleri ile belde statüsüne kavustu ve basbakan yardimcisi mesut yilmaz 'in kuzeni erdal yilmaz belediye baskani seçildi.
ömerli belediyesi ilk is olarak riva deresi boyunca, 1. ve 2. sinif tarim alanlarini, ilgili kurumlarin görüslerinin tersine, 1. etabi 28 ekim 1999'da 47 sayili meclis karariyla, 2. etabi da 28 subat 2000 tarihinde 17 sayili meclis karariyla imara açti.
1 milyar dolarlik rant
çevre örgütleri ve meslek odalari yaptiklari ortak açiklamada, hukuksuzluk, usulsüzlük ve doga yikimina karsin ümraniye kaymakami'nin, belediye baskani'na ve yandaslarina sorusturma izni vermeyerek kisileri yargidan kaçirdigi savunuldu."
kaynak: http://www.arkitera.com/...rler/2002/03/19/omerli.htm
- "bir arkadaşım var, belediyelerdeki usulsüzlüklerin nasıl döndüğünü iyi biliyor. inanılmaz suistimallerden bahsediyor.
şunu söylüyor: türkiye'de yolsuzluk var diyorsak, öncelikle belediyelere bir çekidüzen vermek lazım. belediyelerin yüzde 50'den fazlası, borç batağına saplanmış durumda. çalışanının maaşını ödeyemez duruma gelmiş. ama hala korkunç suistimaller devam ediyor, vatandaşın parası çarçur ediliyor. belediyelere neşter vurmadan, türkiye cumhuriyeti devleti'nde, asla topyekün temizlikten bahsedilemez...
evet, durum gerçekten vahim görüyorsunuz...
önümüzde bir mustafa sarıgül örneği var biliyorsunuz. adam belediye başkanı... ben kendisini taa "türkiye'nin en genç milletvekili" unvanını elinde bulundurduğu dönemden beri takip ederim...
onu bugüne kadar, asli göreviyle ilgili icraatlarda çok fazla göremedik. nerede medyatik bir etkinlik var, sayın başkan orada...
balon uçuruyor.
renk renk, model model...
nedir bir belediye başkanının yapması gereken: seçildiği il, ilçe ya da beldeinin halkına hizmet etmek...
şişli malesef, bu açıdan bakıldığında çok talihsiz bir ilçe. milli gelir ve emlak bakımından türkiye'nin en zengin ilçesi olduğundan bahsedilir yıllardır hep. sağ olsunlar, seçimle gelen belediye başkanları, bu zenginliğin 'kıymetini' bildiler.
biliyorsunuz gülay aslıtürk... iliğine kadar sömürdü şişli'yi. medyanın şişire şişire balona çevirdiği hanımımız, bir gün eşini boşadı. iki çocuğunu hiç gözünü kırpmadan terk etti, sevgilisini koluna takıp, güle oynaya atatürk havalimanı'ndan uçtuuu, gitti.
hepimizi keriz yerine koyarak.
sanıyorum 10 yıla yakın zaman oldu. üstünden bir sürü af maf geçti. herhalde yakında o da güle oynaya, aklanmış halde döner ana yurduna...
biz bunu da unuturuz gülay hanım, dönün artık, nooolur...
şişli belediyesi'nin şu anda tam 80 trilyon lira borcu olduğu yazıyor gazetelerde. haberlere bakılırsa, otopark, ihale vesaire gibi belediye icraatları, mafya usulüyle dönüyormuş şişli'de... sayın başkanımız ise hala bilmem kaç bin metrelik bayrak, anıt kabir'e, çanakkale'ye bilmem kaç kişi götürmeler, sivas'ta, erzurum'da, bilmem nerede mitingler...
bütün bunların paraları nereden çıkıyor ey başkan diye sormuyor bir allah'ın gazetecisi çıkıp da... herkes goygoyculuğa soyunmuş. yayın yönetmeni düzeyinde, yazar düzeyinde takip yapılıyor. olur ya adam bir gün başbakan filan olursa...
ben neye dikkat ederim biliyor musunuz... seçimler öncesinde adaylar meydanlarda bir sürü asıp keserler. sanırsınız ki seçimlerden sonra o belediyede kıyamet kopacak. muhalefet partilerinin meclis üyeleri, seçimi kazanan başkan ve ekibini adım adım takip edecek, vernel temizliği olacak. o belediye sınırları içinde kimsenin kursağına haram lokma girmeyecek...
sonra x (iks) bir partinin adayı seçimi kazanır. ama bakarım ki aradan aylar, yıllar geçer. kimsenin gıkı çıkmaz.
sonra yolsuzluklar art arda patladığı zaman şu soruyu sorarım: kardeşim bu belediyede muhalefet yok mu? kararları meclis almıyor mu?
doğru vaar. kararlar da iktidar ve muhalefet partinin meclis üyeleriyle birlikte alınır. ama her nasıl oluyorsa, hiç mi hiç kavga çıkmaz. gözümüzün önünde, iktidarı, muhalefeti, oturup bir güzel belediyelerimizi soyarlar, kimsenin haberi olmaz...
vatandaş da gidip nasıl olsa hesabını soramaz...
birileri bana bunun nedenini anlatsın lütfen!
ali müfit gürtuna'nın, istanbul'un otoyol kenarlarına diktirdiği milyonlarca kök çiçek ve binlerce metrekarelik çevre düzenlemesiyle anılacağı söyleniyordu.
ilk yıl otoyol kıyılarındaki renk renk çiçekler çok hoş görünmüştü doğrusu. istanbul'a ayrı bir güzellik kattığını düşünmüştük o zamanlar. ancak şu an bana o çiçeklerden bir tanesini, çevre düzenlemesi devam eden bir metrekare otoyol kıyısı gösterin...
ben şimdi anlıyorum ki birileri gözümüzü boyadı, voleyi vurdu ve tüydü... paralar kırışıldı. ortada üç tane çiçek sapından başka hiç bir şey kalmadı.
şimdi birileri, bizim (halkın) trilyonlarımızı bir köşede oturmuş, çıtır çıtır yiyor...
kavaklı, esenyurt, büyükçekmece ve gürpınar'da, belki de türkiye cumhuriyeti tarihinin en büyük vurgunları yapıldı.
kaç tane gazeteci yazdı?
korkunç boyutlara ulaşan yağmalar yapılırken, gazeteciler ne mi yaptı?
bab-ı ali'de, belediyelerden kat karşığılı beleş kooperatif koparma hikayeleri öyle meşhur ki...
esenyurt'ta, beykoz'da, çekmece'de... her nasıl olduysa, 'en yeter söz milletimciler', 'en teke-tekçiler', 'en yayın yönetmenleri, 'en cumhuriyetçiler', 'en araştırmacılar', belediyeler gözlerinin önünde yağmalanırken, çıtlarını çıkarmadılar. katrilyonluk belediye operasyonlarını görmezden geldiler.
neden dersiniz...
enmuhalefet@superpoligon.com"
kaynak: http://www.superpoligon.com/oku.asp?id=10066
- "dün büyükçekmece adliyesi'ne gittiğimde kimler yoktu? ismi manşetlere taşınan ve halen öyle olan beylikdüzü belediyesi'nde aynı dönemde üç kişinin belediye başkanlığı yaptığı isimler aynı davada yan yanaydılar. dava öncesinde görüştüğüm, eski belediye başkanı orhan tıraşoğlu yargılandığı davanın, yıllarca sürebileceğini ancak kayda değer bir yargılama sebebi olmadığını söylüyordu. özellikle olaylı bir şekilde başkan vekili seçilen ve olaylı bir şekilde görevden alınan şenel turan ise tıraşoğlu ile özel problemi olmadığını devletin kendisinden ifade vermesini istediğini ve gerekenleri yaptığını bugün yargılanırken o isimlerden kimsenin yanında bulunmamasından dolayı şikayetini dile getiriyordu. dava öncesinde görüştüğüm kişiler, beylikdüzü'nde tıraşoğlu'nun yeşil alanları gasp etmediğini, bugün o dönemde planlarda terk edilen yeşil alanların imara açılmasından dolayı duydukları üzüntüyü dile getiriyorlardı. bunları söylerken de birilerinin yaşanan davalar sürecini iyi izlemesi gerektiğinin altını çiziyorlardı. beylikdüzü'nde yapılan plan tadilatlarına itirazlar yapıldığında yıllarca içinden çıkılamaz bir karmaşanın yaşanacağını iddia ediyorlardı. özellikle geçmiş dönemde belediye meclis üyeliği yapan, seçimlerde mevcut belediye başkanının destekleyen bir isimden söz ediyorlardı ki, yaptıklarını dinleyince şok oldum. bu isim başkan yardımcılığı yaparken önemli kişilerin kaçak binalarını yasallaştırılmasına imza atmış. birilerini bugün itiraz etse yasallık ortadan kalkabilir miş! hele bu kişinin hazinenin ve belediyenin yerine yapılan kaçak iş merkezinin bugün boş tutulduğu ve soranlara kamu hizmet binası olarak lanse edilmesinin bir seçim bedeli olduğu söylenmesi ve gelecekte mutlaka bu kişiye tekrar geri verileceğinin söylenmesi ise ikinci şok olmama neden oluyordu. neyse görüp izleyeceğiz. öyle midir, değil midir? anlayamadığım bir şey var. arazi kişiye ait değil. yer hazinenin ve belediyenin. kaçak inşaattan insanın kendi arazisi üzerine yapı yapması olarak anlıyorum. arazide kendisine ait değilse yapılan binanın adı ne oluyor? merak ediyorum. bilen var mı? bu tür binalar nasıl adlandırılıyor? bildiğim bir şey varsa o da şu. beylikdüzü belediyesinin durulma şansı yoktur. rantın yüksek olması herkesin iştahlarını yükseltiyor. bayındırlık bakanlığının "kesinlikle inşaat yapılamaz ve sadece ağaç dikilebilir" dediği arazi takas yolu ile bol sıfırlı milyon dolarlık araziyle takas yapılmak isteniyor. belediyeye terk edilmiş yeşil alanlar ise, gözü dönmüş rantçılar tarafından imara açılması için büyük çabalar sarf ediliyordu. bir avuç insan ise bunlara karşı direnmeye çalışıyordu. 5000'lik planlar büyükşehir belediyesi'nden askıdan inmeden, 1000'lik planlar kabul ediliyor. bu planlara karşı iktidar partisinin meclis üyeleri isyan ediyor ve ret oyu veriyor. yeşil alanlara imara açılarak kent dokusu bozuluyor. geçmiş mi, mahkemeler devam ediyor? gelecek mi? onun yanıtı ise iktidarın ne kadar süreceği ve iktidardakilerin işaretiyle belli olacak? yada kendi içlerinden büyük bir kopuş oluncaya kadar? her ne olursa olsun, görülen o ki, geçmiş bir kez daha tekerrür edecek? yarın bölgemiz ile ilgili hikayeler devam edecek. bir kaynanın hikayesini yazacağız. toprak döküm yeri aranıyor! bölgemizin belediye başkanlarına bir şikayeti iletmek istiyorum. her beldede ve ilçede inşaatlar için hafriyat yapılıyor. buradan çıkan topraklar nereye dökülüyor? hafriyatçılar oldukça sıkıntılı imiş. toprak döküm sahası kimi belde ve ilçelerde yokmuş! anlayacağınız toprak dökümünü yasallaştırmayınca ve yer göstermeyince kaçak dökümler yapılıyor muş. hem belediyeler kaynak kayıpına uğruyor hem de kaçak toprak dökümleri gırla gidiyor. bölgemiz belediye başkanlarının içinde olduğu, üç göl havzası belediyeler birliği mutlaka bu işi çözmeli. ortak döküm sahası bulunmalıdır. kaçak dökümün önüne geçilmelidir. tarakci@habermanset.com"
kaynak: http://www.habermanset.com/...=viewarticle&artid=2474
"usulüne uygun yolsuzluk şeklinden birisi de vatandaşın değerli arazisini yapılan bir plan değişikliği ile yeşil alan, okul alanı, hizmet alanı haline getirmek. vatandaş, yeşil alan veya okul alanı olan bu arazisini kullanamayacağı için taşınmazın değeri birden beşte birine hatta onda birine düşmektedir. vatandaş çaresiz arazisine biraz fazla para veren birisine satacaktır. eğer, belediye ile ilişkiniz yoksa burayı satın almak zaten akıl işi değildir. gerçek değerinin onda birine satın aldığı taşınmaz için belediyedeki nüfuzunu kullanan uyanık (genelde belediye başkanının akrabası veya adamıdır) bu yeşil alanı tekrar yapılacak bir plan tadilatı ile konut alanı veya ticaret alanı haline getirmekte, taşınmaz birden eskisinden de değerli hale gelmektedir.
başka bir usulden de bahsedelim, vatandaşın çok değerli olan arazisini belediye ihtiyacım var diyerek kamulaştırmakta, vatandaşa bedeli ödenmekte, belediye mülkü olan bu taşınmaz daha sonra ya doğrudan satış yolu ile ya da yap-işlet-devret yolu ile tanıdık birilerine peşkeş çekilmektedir. "
yazan:tuner özyavuz
kaynak:http://www.pendiksonsoz.com/cikti1.php?id=280
----
belediyelerdeki bir diger yolsuzlukta 775 sayılı gecekondu yasasını hukuki kılıf kullanarak yuzlerce donum arazi parsellemek daha sonra yandaş müteahhide toplu konut yaptırıp buyuk komisyonlar almaktır...
- (bkz: belediye göte girmek)
- arapçada ülke anlamına gelen belde kelimesinden türemiştir.
yakın tarihte de belediye kelimesininin ülke, ülkesel anlamında kullanıldığı vâkidir.
mesela atatürk 1 mart 1923 tarihli meclis açış konuşmasında: "tahripkâr emraz*-i belediyemizden şüphesiz başlıcası olan verem....."
derken "emraz-ı belediye"den kasıt "ülkesel marazlar"dır. belde kelimesi sıfat olunca beledî olmuş çoğul bir kelimeye sıfatlananınca de dişilleşmiş belediye olmuştur. burada kesinlikle şehircilikle uğraşan belediye kast edilmemekte, ülke kast edilmektedir.
- beled den türetilmiş korkunç bir kız ismi beled-iye
- (bkz: iye eki ile türetilmiş korkunç bayan isimleri)
- çok şükür şimdiye kadar hiç işim düşmedi ama bir gün istanbulu'da herhangi bir semtin belediye başkanıyla karşılaştığımda sormak istediğim bir soru var;
neden daha önce trafik aksadığı için park etmenin yasak olduğu yol kenarları, şimdi ücretli otopark haline getirildi?
- şöyle bir kurumki kendisi benim kırk yıldır oturduğum sokağı bugün itibariyle paralı park yapmış. yani kırk yıldır arabamı park ettiğim yere yarın sabah parketmek istersem mavili mavili bir amca gelip para isteyecek benden. hatta ben yarın arabamı 11de sokağımdan çıkartmak istersem peşimden gelip; hey vatandaş para ver diyecek bana, bende evimin önüne arabamı parkettigim için al devlet amca, çok yaşa, büyüksün, iyiki varsın diyeceğim.
(ara: mantık)
kadife sokakta park etmekte paralı olur, yakındır. (bkz: süper)
- ranta dayali imar planlari hazirlayarak arsa manipulasyonu yapan kurumlar...
ayrıca:
"
belediyenin gelir ve giderleri
belediyenin gelirleri
madde 59. - belediyenin gelirleri şunlardır:
a) kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları.
b) genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay.
c) genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler.
d) taşınır ve taşınmaz malların kira, satış ve başka suretle değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler.
e) belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler.
f) faiz ve ceza gelirleri.
g) bağışlar.
h) her türlü girişim, iştirak ve faaliyetler karşılığı sağlanacak gelirler.
i) diğer gelirler.
büyükşehir belediyelerinde büyükşehir sınırları ve mücavir alanları içinde belediyelerince tahsil edilen emlak vergisi tutarının tamamı ilgili ilçe ve ilk kademe belediyeleri tarafından alınır. bunlardan büyükşehir belediyesine veya özel idareye ayrıca pay kesilmez.
belediyenin giderleri
madde 60. - belediyenin giderleri şunlardır:
a) belediye binaları, tesisleri ile araç ve malzemelerinin temini, yapımı, bakımı ve onarımı için yapılan giderler.
b) belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar, hizmete ilişkin eğitim harcamaları ile diğer giderler.
c) her türlü alt yapı, yapım, onarım ve bakım giderleri."
ayrıca: http://www.besiktas.bel.tr/channels/1.asp?id=682
(bkz: belediye baskanı)
"mafyanın değil, halkın belediyeleri
belediyeler aynı zamanda vurguncular, yağmacılar, arsa spekülatörleri, mafya tarafında da kuşatılmış durumda.
bu ilişkiler belediyelerin bir dizi rüşvet çarkına bulanmış insanlardan oluşan bir kuşatma altına alınmasını beraberinde getiriyor.
bu egemelik ilişkileri altında, belediyelerin yetkili mevkilerinde yer alanlar da talandan paylarını alıyor. böylelikle belediyelerrüşvet ve yolsuzluğun çok yoğun yaşandığı mekanlar haline geliyor."
http://www.odpkadikoy.org/yerel.htm
- "belediyeler bugünkü yapısıyla devam ederlerse aynen, kit’ler ve sosyal güvenlik kurumları gibi, ileride bu toplum için yeni yeni maliyetler getireceklerdir..
bu gibi potansiyel maliyetleri ortadan kaldırmak ve belediyeleri daha yararlı kurumlar yapmak için, “yapısal reformlar” kapsamında belediyeleri de yeni baştan ele almamız gerekiyor.
belediyelerle ilgili şikayetler kamuoyunda, bazen ilavelerle anlatılıyor.. genellikle şu hususlarda halkın canı yanıyor:
1) imar uygulamaları:
imar kanunu’nun 18. maddesi belediyelere, arsa üretme ve imar planları konusunda padişah yetkisi veriyor. belediyeler 18 uygulaması ile vatandaşın arsasına adeta el koyuyorlar.. istediklerini abat ediyorlar.. istediklerini berbat ediyorlar.
örneğin, sizin deniz kenarında kıymetli bir arsanız var.. belediyeler isterse bu arsayı ikiye böler.. bir kısım için size beş para etmez dağ başında bir arsa verir..
veya diyelim ki bir turizm tesisiniz var.. bu tesisin arsasının bir kısmını alıp komşunuza verebilir.
bu olayları hergün yaşıyoruz. ayrıca benimde şahit olduğum bu gibi olaylar var.
yeşil alandan rant
2) yine “yeşil alan” meselesi de çok sık şikayet edilen bir konudur..
belediye başkanları, meclisi de ikna ederek, bazı arsaları imar planında yeşil alan ilan ediyorlar..
değersizleşen bu arsaları yakınlarına ve yandaşlarına yok pahasına satın aldırıyorlar.. bir zaman sonra arsaya imar veriyorlar.. sonuçta ortaya spekülatif kârlar çıkıyor.
3)şikâyet edilen bir başka konu da belediyelerin kurdukları özel şirketlerdir.
belediye iktisadi teşebbüsleri (bit) lerdir. bit’ler belediyelere bağlı huzurevi, mezbaha gibi idareler ile yasalarla kurulan su ve elektrik idareleri dışında, ticaret hukuku esaslarına göre kurulan şirketlerdir.
kit gitti… bit geldi…
bitílerle ilgili şikâyetler ve sorunlar şöyledir:
bir yandan kit’leri özelleştirirken yapılırken öte yandan belediyelerin yeni bit’ler kurması, getirilmek istenen piyasa ekonomisi düzenini sekteye uğratıyor.. rekabeti daha çok bozuyor.
kit’leri düzenleyen bir çerçeve yasa olduğu halde, belediye iktisadi teşebbüsleri’nin kuruluş ve işleyişini düzenleyen böyle bir yasa mevcut değildir. bu nedenle bit’lerin denetimi yetersiz ve istismarı daha kolaydır. bu anlamda bu şirketler daha fazla yolsuzluğa açıktır.
bit’ler oy istismarı için kullanılmaktadır.. örneğin seçimden birkaç ay önce ufak bir belediye kurduğu bit’e 200 işçi almakta ve seçimden sonra bu sayı 20′ye düşebilmektedir.
bit’ler siyasi arpalık olarak kullanılmaktadır.. birçok belediye başkanı meclis üyelerini kendi yanında tutmak için, onlara bit’lerde idare meclisi üyeliği vermektedir. aynı parelelde çoğu biteş dost gibilerine yemlik olarak kullanılmaktadır. özetle bitíler adam kayırma ve rüşvet için açık kapı oluşturmaktadırlar.
bit’lerin gerek kuruluşunda ve gerekse işleyişinde, siyasi ve çıkar beklentiler ön planda olduğu için, fizibil olup olmadıklarına bakılmıyor.. bu nedenle verimsiz çalışıyorlar. sonuçta hem ekonomide ortalama verimliliğin düşmesine neden oluyorlar hem de topluma zararlı oluyorlar.
bütün bunlar, istanbul büyükşehir belediyesi’nin trafik azabı karşısında yine de hafif kalır."
yazan: esfender korkmaz
kaynak: http://www.ilk-kursun.com/...gitmez-esfender-korkmaz/
ayrıca: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=7730
"akp belediyeleri neredeyse bütçelerine eşit harcamalarla sözde sponsorlar la binalar yaptırılıyor.
kültür merkezleri,yüzme havuzları,nikah salonları,bilgi evleri vs.vs yapan firmalar bu büyük bağışları neden yaparlar?
bu firmaların geçmişlerine ve kayıtlarına baktığınızda hiç bir hayır kurumuna bu ve buna benzer bağış yapmadıkları görülmektedir!
nedense bu sözde bağışları yapanlar ya tirlyonluk ihaleler alan firmalar,yada o belediyelerin sınırları içinde müteahitlik yaparak beş yıldız emsal imarın çok çok üzerinde imar alan firmalardır.
bu bağış yolsuzluğunun kendiside matruşka kutusu gibi!
açtıkça başka yolsuzluklar çıkıyor.sözde bağışlarla binaların kabası teslim alınıyor,yada ilave,ek projelerle belediyenin bütçesinden ödenek çıkartılıyor.
işta asıl yolsuzluk burada başlıyor.projeyi aslında yine iş ilişkisinde oldukları firmalara yaptırılıyor ancak bedeli belediyenin bütçesine faturalandırılıyor!
peki bu aradaki tirilyonlar nerelere gidiyor?
biz diyoruzki adres bellidir.belediyenin kapısından çeketsiz girip,jeeplerle villalarına gidenlerle,çocuklarının en pahallı üniversitelerde okuyanlardan,en lüks resteurant ve kuaförlerden çıkmayan şu bu kulüplere üye olan,yıllık gezilerinin sayısını bilmeyen belediye sorumlularına gidin!"
kaynak: www.habererk.com
http://video.google.com/...-7185795148997521410&hl=en
- (bkz: belediye yonetimlerindeki saltanat zihniyeti)
Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.