pideli köftesi'ne bayildigim, kanka'm orda okur, ilk karting tecrübemi orda yaptim, uludag da her türlü kayak yapilir... bidi bidi
bayagi gelishtirmishler ama eskiye nazaran,,, bi de toplarin mekani derler ama bilemiyosun ki heryerden chikiyo :))
icim bunaliyor benim bu sehirde .. fazla duramiyorum , boguluyormus gibi oluyorum o daglari gorunce
kese anlamina da gelir latincede.
"hem kucuk,hem buyuk" bir $ehrimiz. kendisine yoneltilen hakaretlerin hicbirini haketmiyor aslinda. turkiyenin en bi tatli $ehridir bursa, ama doneri igrenctir bence, o ayri..
dogduum, ilkokuldan sonra kacarak uzaklastiim, ama hala ailemin ikamet ettigi sirin bi ilimiz. eskiden sehir icinde otururduk, o daglar cok bogmus heralde dag tepesine tasinmislardi son gittigimde.
ali$ildiginda ba$ka yerde ya$anamayan $ehir. buyuk ihtimal o daglarin verdigi kasvetli hava, kimine -ve bana- gore superdir. hicbir sehre degisilemez bursa.
kasvetli ve bezgin bi sehir..be quiet and drive away elbet bi gun
bursanin erkekleri hic de yumu$ak diillerdir.aksine,gayet adeleli,yaki$ikli,mukemmel vucutludurlar.ayol. :)
bur-sa-lı-yım diyerek eliyle heceleri sayıp, eline topsun olm sen hareketi yapan tartışmasız mal olan gençlere neşe kaynağı olan, kent, eski başkent, yeşil bişi...
ingilizce ve belki de latincede ta$ak anlamına gelen anatomik terim...
kapsül şeklindeki keselerin latince adı..dizde,bilekte küçük küçük bulunur bunlardan,bazısı tnedonları korur,bazısı hareketi kolaylaştırır,bazısı içinde malzeme biriktir.
uludağın eteğinde sirinmi sirin yesilmi yesil, fazla büyük olmamasına rağmen uğrak mekanları gayet güzel,modern biyer. öyle ki sonbaharda kültürpark bombos iken yapay gölde biraları alıp sandala atlamak, sabah altıda bomboş altıparmakda bi sigaralık kısa bi yürüyüş yapmak, uludağ yolundaki dev çınarın altında oturup çay içmek, arabayı alıp 20 dakkada mudanya yıldız tepeye gitmek, hepsinden güzel heykel de iskender yiyip ardından özgene nargile icmeye gitmek...
müthiş bir kent, kendisini miskin bir dinginliğe hapsetmiş ve dışarıdan bakanlara (bazıları da içeriden” dışarıdan bakar”) hiçbir gizemini sunmayan, tuhaf dehlizler, dar sokaklar, kasvetli erken çöken akşamlar ve çıldırtıcı sonbahar lodoslarıyla süslü kafkavari bir öyküler bütünü.. içinde taşıdığı esrarı farketmek için bakmaktan çok görmek ve eski mekanlarda dikkatle dolaşmak gerekir. özellikle tophanenin altındaki tünelleri, kozahan’ın ve kapalıçarşının gizli geçitlerini, eski demiryolu hattının çevresindeki kulubeleri görmediyseniz ve muradiye’de çınar ağaçları arasında oturup kendinizi, nereden gelip nereye gittiğinizi düşünmediyseniz, siz bursa’yı değil, onun maskesini gördünüz demektir.
uludag, tanik golu, apolyont golu gibi dogal guzellikler; osmanlilardan kalma orhan gazi camii, ye$il ami ve turbe,ye$il medrese, uzun car$i, kapalicar$i, ulu, yildirim ve muradiye camileri gibi tarihi eserler varken, illa da icindeki bir kac cinsel davrani$ bozuklugu* gosteren insanlarla anilan, ye$il, 16* plakali il.
metro inşaatı nedeniyle giderek karmaşıklaşan bir trafiğe sahip, bu nedenle her gidişimde yeniden kaybolduğum ama her kayboluşumda yeniden keşfettiğim şehir...
otobusterminal'inden uludag universitesi'ne gitmenin tam bir eziyet oldugu şehir.terminal otobüsü kavramını getirerek okula 1,5 saatte konserve kutusu gibi istiflenmiş halde,ayakta gitmenizi saglıyan şehir.otobüs firmalarının servislerini yasaklayarak küfür üstüne küfürü hak eden şehir.
lull'un dogdugu cinnet sehri zati bursa olmasaydı lull dogarmıydı o da bilinmez
arkadaşımın sünnet düğününde türküler söylelyen kel bir erkekken bir anda mutasyona uğrayan fatih ürek'in bursalı olduğu rivayet edilir,ama işin aslı böyle değildir!ne fatih ürek bursalıdır,ne de ben doğup büyüdüğüm bursadan vazgeçerim,her ne kadar artık istanbul'da yaşasam da...
gencligimin en guzel yıllarını yasadıgım, orana vurursanız turkiyenin istanbul dan da fazla goc alan bunun icin anadolu nun her yoresinden insan ornegine rastlayabileceginiz, nufusu 1,5 milyondan fazla olan ,arazisine yanlıslıkla elma cekirdegi dusurseniz seneye gelip meyvalarını yiyebileceginiz bi agac cıkarcak kadar verimli, izmirden sonra kızlar acısından en sanslı maalesef kulturel hayatı kısıtlı ve bi o kadar kasıtlı olan (zira kulturpark diye bi olgu bildigim kadarıyla nadir gorunen bi sey)(hos simdi hasta olsam bogaz kulturum kulturparktan daha zengin olur yaaa...), uludag ın dibinde marmara denizinin guneyinde yesil sehir...
"seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli" dediğim memleketim.
Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.