devlet+dairesi

devlet+dairesi

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : devlet+dairesi için sonuçlar

devlet+dairesi için Ekşi Sözlük sonuçları

  1. devlete bagli i$letmelere verilen isim..
  2. insani sinir krizine sokan yerlerin genel adi.tanidiginiz yoksa adam yerine konulmazsiniz ola ki birini bulursaniz size azar cekenler cay getirir onunuze...
  3. devlet memurunun kral olduğu, sefillerin onlardan bişi rica etmeye gittiği mekan.
  4. rüşvet verme üzerine master yapabileceğiniz binalar..
  5. bu mekanlar tum resmi tatillerde cali$ilmayan i$yerleridir ayni zamanda, memurlari gelen vatanda$lar mi cileden cikarmi$tir, burokrasi memurlari yontup* vatanda$lari mi cildirtmi$tir bir muammadir, zira dosyalara tarih ve sayi verilmesi i$leri kolayla$tirmakla birlikte ekstra personel istihdamina yol acar...
  6. (bkz: fasit daire)
  7. (bkz: devlet arazileri)
  8. kahverengi veya gri tonları boya kullanılmış kallavi binalar ve karınca yuvası kadar meşgul gözüken ama her zaman bugün gidip yarın yine gelmemiz * şart koşulan mekanlar. tozlu dosya rafları ve sakız çiğneyen memurlar arasında bir sonraki devrim hayalleri kurarak kuyruklarda beklediğimiz kapılar.
  9. herseferinde savunma ekipmanlarim tam donanim gittigim ve beni hic yaniltmadan hepsini kullanmaya mecbur edip buna ragmen beni kapilarindan hayatimdan bezmis, overdose agresif bir sekilde ugurlayan yerlerdir bunlar, tabii ki dunyanin en agirbasli, en duyarli, en durgun, en pasif, en seker mi seker en en en insanlarının da bi anda karin desen jack e donusmesinin arkasinda yatan yegane sebepde budur. (bkz: ben bugun bunu gordum.)
  10. günümüzde bile rü$vetin hala dosya arasından verilip-alındığı yerlerdir. ilerlemeyeceklerinin bir ispatıda budur.
  11. insanlarin is yapmadiklari icin para aldiklarini dusunduren, isiniz dustugunde sinir kirizi gecirmenize sebep olan organizasyonlar. bir defa icine girdiginizde "ulaayn cube 2 mi bura?" die naralar attirabilme yetenegine sahip olanlari vardir. ha bunun yaninda yokmudur guzel olanlari? vardir elbet * * *
  12. cok cok yakin tarihte bir adedidin duvarinda

    "isyerimizde kagit yoklugundan dolayi islemler ve calismalarimiz durma noktasina gelmistir. genel butceden ilgili odenek alinamadigi icin islem yaptirmak uzere gelen durumu musait vatandaslarimizin bir top a4 kagit getirmelerini rica ederiz"

    seklinde bir bildiri gorerek memleketimin acaipliklerine bir kez daha hayran oldugum daire tipi.
  13. içinde bulunulan mekandan hemen çıkmanız gerektiğini düşündüğünüz her türlü mekan.
  14. vatandasin, vatandas oldugunu kagida dokup kayda alan devlet gorevlilerinin mesai saatinden cok sonra gelip cok once terk ettikleri ucgen, kare, dikdortgen, daire vs. seklindeki odalardan ve katlardan olusan binalar. devlet dairelerinin asli gorevi, bizzat devletin vatandasina dayattigi/yarattigi yukumlulukleri/sorunlari, vatandasin basvurusuyla yerine getirmektir/cozmektir. simdi bu noktada durmak icab eder: her ne kadar yukumlulugu yaratan sorunu olusturan devlet olsa da bunlari sonuca baglamak icin ilgili hizmeti vatandasina goturen de devlettir. yani devlet dairesinde devlet, hem talep eder hem de hizmet eder. bu cok tehlikeli bir birlikteliktir. zira talep eden tarafinin baskin sertlik genleri hizmet eden tarafinin cekinik yumusak basli genlerine ustun gelir. sonucta, vatandas, onundeki havuc her defasinda biraz daha uzaklastirilan ama sirtindan kirbac hic eksik olmayan bir ata doner ve ne yapacagini bilemez.
    turk devlet dairelerinde goze carpan en temel ve ortak ozellik binalarin ilgili dairenin islevine bakilmaksizin projelendirilmis -projelendirilmek mi o da ne?- olmasidir. bir adliyeye, bir nufus dairesine gunde kac kisi gelir, olusacak kalabaliklari nerede ve nasil tutariz da gene de geriye ferah bir bosluk kalir; bina havalandirmalari hem vatandasi hem de gorevliyi rahat ettirecek sekilde nasil tasarlanmalidir; aydinlatma nasil ic acici, rahatlatici bicimde gerceklenebilir; oturma, yuruyus, bekleme alanlari nasil daha ergonomik planlanabilir gibisinden kucuk dertler(!) ilgili ihaleyi kim bilir nasil kazanmis müteahitin kafasini hic yormaz; cunku o toplu konut evleri gibi bir binayi coktan dikmistir yada belki ozel bir bina bile insa edilmez de dogrudan bir apartman, bir is hani kiralanilir veya satin alinir. kucucuk odalardan, dar koridorlardan, yasli-ozurlu dusunulmeksizin kondurulmus merdivenlerden mutesekkil devlet dairelerine vatandasin ve gorevlinin rahat etmemesi icin her sey dusunulmustur.
    turk devlet dairelerinin bir baska ortak ozelligi ise danisma kavramindan veya danisma kavraminin arkasindaki sandalyede oturan yetkin birinin varligindan nasiplenmemis olmasidir. devlet dairesinin ana kapisindan iceri girdiniz mi ne yapacaginizi bilemezsiniz; saskin tavuklar gibi bir o yana bir bu yana kosup isinizin nasil gorulecegini ve kimler tarafindan gorulecegini ogrenmeye cabalarsiniz. isin nasil gorulecegine dair tahmin yurutseniz bile cogu kez odalarin hangi islemler icin tahsis edildigini gosterir bir levha olmadigindan tikanip kalacaksinizdir. yardim almak icin odalara girip sorular sordugunuz da -zira hatirlayin danismayi veya danismada adam gibi danisilacak biri bulamamistiniz- size bakmadan burnunun ucundaki gozluk uzerinden konusan cografya ogretmeniz edali suslu bayan seflerin, uzerine yigilan islerin ocunu sizden almaya kararli torpili olmadigindan yukselememis, sigaradan sesi catalli cikan bayan memurlarin paylamaya hazir birer bomba gibi sizi beklediklerini gorurusunuz. bu noktada onlara hak verseniz bile hatta bu yonde ben sizi anliyorum konusmalari patlatsaniz bile kaale alinmamaktan, azarlanmaktan, bagirilmaktan payinizi almak durumundasinizdir; eger sansli iseniz bunun sonunda ihtiyac duydugunuz bilgilere ulasip isleminizin gorulecegi yere dogru yollanirsiniz.
    devlet, dairelerine ihtiyac kadar degil iktidar partizanlari kadar memur aldigindan bunlari nerelerde calistiracagim sorunu ile karsilasmistir. ancak bu sorun, basit bir islemi, daireye aldigim memur sayisi kadar adimda vatandasa tamamlatirim ilkesi ile kolayca asilmistir.
    ne bileyim belki daha anlatilacak daha cok sey vardir devlet daireleri ile ilgili ama onlar da bunlara benzer.
  15. tanıdık vasıtasıyla oraya gelmiş, kendileri özde kapasitesiz oldukları ve bunun fazlasıyla farkında oldukları için çareyi müşterileri aşağılamakta, işlerini aksatmakta ve onlara köpek gibi davranmakta bulan bir grup acınası insanın çalıştığı yerlere verilen ad.
  16. 80lerden bu yana hiç değişmemiş, yolum her düştüğünde şu ana kadar gördüğüm tüm panik, anksiyete tedavilerinin boşa gittiği, öğrenilmiş çaresizlik dahilinde feci kalp çarpıntıları içinde kıvranmama sebep olan daire. devlet dairesinde çalışan olmak için aranan özelliklerin başında nemrut, huysuz olmak şartların ilki midir mesela hep merak ederim? 1990larda yapılan büyük devrim neticesinde gelen bilgisayarlara karşı olan düşmanlıklarının sebebini arar dururum kendi kendime. 2 sistem kurulamamış, niye her seferinde evraklar kaybolur mesela bunu düşünürüm zaman zaman beşiktaşta sahile nazır çay bahçelerinde oturup. ya da bir devlet dairesine gittiğimizde neden her katları her masayı teker teker dolaşmak durumunda kalırız çok ilgimi çeker hep. bilmiyorum devlet dairesi fobisi diye bir şey yoksa da icat ettim buyrun siz de faydalanın.
  17. bir aralar bayan cali$anlarinin orgu orup maa$ aldigi yerdi.. hayret ederdim..
  18. zeytinyağı gibi bardağın üzerine çıkmaya çalışan hem suçlu hem güçlü insanların habitatı.
    yaşanmıştır; otomasyon programları için server’dan client’lara veri gönderileceğini (evet push), bu nedenle bilgisayarları mesai bitiminde kapatmamalarını söylersiniz. ertesi sabah telefonun diğer ucundaki kalabalık “çalışmıyor, unutmuşuz, hede, bıdıdıdı ” diye ömür törpüler.
    bu gibi durumlarda insan askeriyle çalışmayı özler. tsk işi sağlama almak için her pc’ye bir asker nöbetçi diker.*
  19. (bkz: bugun git yarin gel)
  20. yatarak para kazanma mekanıdır. bugün 3 saat trafik işkencesi çekerek istanbul'un bir ucundan diğer ucuna gittim. 17:00'da kapanan devlet dairesine kesin geç kalıcam diye korkarken saat 16:20'de ulaştım. en az 200 kişinin çalıştığı devlet dairesinde kimsecikler yoktu. kapıda vatandaşın biri bacak bacak üstüne atmış oturuyor. "millet nerde" diye sordum, "saat 4'de gitti hepsi, geç kaldın" dedi. adamlar keyfi olarak komple işi 1 saat erken bırakmışlar. çekmiş evine gitmiş hepsi. sebep ne "bu saatten sonra kimse gelmez". ulan kendi özel işin mi bu. dükkan mı kapatıyon. adamlar resmen planlı olarak komple işten kaytarmışlar. zaten akşama kadar oturuyorlar bi de erken çıkmışlar. yarrrraaaak var işte burada. hepsini özelleştireceksin. bi tane devlet dairesi kalmayacak. özel sektör köle gibi çalıştıracak ki hepsini akılları başına gelecek. resmen memleketin sırtına yük herifler. efenim kazandıkları paraları yesinler de sıçamasınlar inşaaalllaaaah.
  21. kahverenginin hakim olduğu, basık bir tabana, bıyıklı çalışanlara, isli duvarlara sahip resmi kuruluşlardır.
    susmak bilmeyen telefonların ortama kattığı hareket göz ardı edilemez zira ortama canlılık katan yegane şeylerdendir telefon zırıltısı.
    çalışanların 68 kuşağından kalma bir görünüme sahip olması olaya nostaljik bir görüntü katmaktadır.
    bugünün işini yarına bırakma prensibinden oldukca uzakta olan bu kuruluşlarda ek ücrete tabii tutulan çalışanlar (bkz: rüşvet) işlerini şevkle yaparlar.
    özelleştirmenin yayılmasıyla beraber tasarımın harikalarından,renklerin zenginliğinden yararlanılmaya başlanmıştır.
  22. kahverengi ve tonlarıyla özdeşleşmiş soğuk binaların tümüne verilen isim.tanımlayan unsurlar;büyük masalar,arkada asılı duran pano,dolma kalem seti,yeşil çevirmeli telefon,saksıdaki çiçekler,oralet ve çikolata...80 ler de çocuk olanların hepsinin beyninde ufakta olsun yer etmiş anılardır.mesai arkadaşlarının çocuklarının dairede şarkı söylemesi,iğne olunacağı zaman sevk alınacak yer,lokalinde gazoz içmek,ayda bir kere düzenlenen yemekler...
  23. çay ocağı ve toz kokusu ile özdeşleşen mekanlardır.
  24. vatandaşa sümük muamelesi yapan devlet memurları barındıran mekanlar.
    o nedir öyle efendi, adamlarda bir aga paşa edası var ki insan cidden kendisini dünyadaki en önemsiz varlık gibi hissediyor o tavırların karşısında.sırtını devlete dayamış, garantide olmanın verdigi rehavet midir nedir artık kesseler acımaz bunları.benim babam da devlet memuru, dogruya dogru valla iş yerine gidince kendisini tanıyamıyorum.para lazımdı bana diyorum, bugün git yarın gel diyor zaman zaman.ahah memurlar delirmiş olmalı.
    o degil de hele o menapoz kadınlar var her an çemkirmeye hazır, afro modeli falan.ölü balık gibi bakarlar suratına, hah bildin mi? işte onlara gerilip gerilip kafa atmak istiyorum seher vaktinde.
  25. son yıllarda buralarda amirliğe, müdürlüğe yükselenleri tarif etmeye çalışırken ister istemez aysun kayacı'nın çoban hikayesinin bir benzerine imza atabilirsiniz ne yazık ki. fakat devlet dairelerinin gün geçtikçe tavan yapan içler acısı durumuna kayıtsız kalmak mümkün değil. bırakın nezaketi, görgüyü; cümle kurmasını dahi bilmeyenlerle yüzleştiğiniz vakit şu an 60 küsür ve üstü yaşlarda olan buralardan emekli görgülü, nezaketli ve bilgili insanları gözünüzün önüne getiriyor ve ister istemez kahroluyorsunuz.
  26. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.