gecekondu

gecekondu

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : gecekondu için sonuçlar

gecekondu için Ekşi Sözlük sonuçları

  1. 1950'li yıllardan itibaren uygulanagelen ve kırdan kente göçü körükleyen devlet politikaları sonucu, kente göç eden insanların kamu arazilerinde bir gecede yapıp oturdukları, başka dillerde karşılığı olmayan ismini de buradan alan, genelde kır kültürünü yansıtacak biçimde tek katlı ve bahçeli olarak inşa edilen baraka cinsi yapı.
  2. ankragücü'nün 19 mayıs stadyumunun gençlik parkı tarafında yer alan sapık taraftarlarınca doldurulan tribününün takma adı.
  3. adini ansizin, beklenmedik zaman ve yerlerde ortaya cikabilmesine borclu olan konut tipi.
    (bkz: konmak)
  4. seksenlere kadar daha cok barinma amacli yapilmis, daha sonra ise ardarda cikan imar aflari sonucu yuksek katli apartmanlara donusup sehir rantindan pay kapma araclarindan biri olmustur.
  5. senelerce ev almak için para kazanan çalışan insanlara
    köylü öküzlerin yapıştırdıgı bir tokat
    -beyim sen hayatın boyunca ev almak için ugraş ben
    köyümden, senin kentine gelip 2 günde 1 ev yapıyorum
    2 ay içinde tapu alıyorum.
    muhit güzelleşincede bir mütahite 3 daire karşılıgında arazisini satıyorum
  6. isvicreli bilim adamlarinin yaptiklari arastirmalar gecekondu sahiplerinin ezici cogunlugunun daha modern sartlarda, tum altyapi planlamalari yapilmis ve gerceklestirilmis toplu konut dairelerine tasinma onerisine hayir cevabi verdigini belirlemistir. bu da onlarin insan gibi yasamak pesinde degil itlik, cakallik voli pesinde oldugunun kanitidir.
  7. (bkz: gecekondulasma)
  8. yine de ısrarla
    kapılarında besmele durur.
  9. "ankaragücü'nün kale arkası taraftarı kendini 'gecekondu' olarak tarifler. orası gecekondu diye anılır. ismin oluşması hayli uzun bir süreç içerisinde olmuştur aslında. taraftarın bileşiminin 'gecekondulu' ağırlıklı olması bu adı kazandırmıştır ankaragücü'ne"

    http://www.tribundergi.com/article.php?article=224
    (bkz: www tribundergi com)
  10. bir sunay akın şiiri;
    " umut dolu
    tarlakuşları
    kentin kıyısına
    hep gece
    kondu "
  11. "priket"ten çadır.
  12. gecekondu kelimesi altyapı yoksunu bir yerde yapılmış derme çatma evleri çağrıştırır, ama deniz kenarında (devlete ait yerlerde) yapılmış lüks villalar da gecekondu kapsamına girmekte. çünkü bir yapının gecekondu olarak adlandırılması için başkasının arazi ya da arsasına konmuş* ve imar planına aykırı inşa edilmiş yapı olması gerekir.

    bir gün gelir de gecekondu kanunu gerçekten uygulanmaya başlanırsa çocuğumu keserim diyerek gecekondu yıkımını durdurmaya çabalayan insanlar, sadece yoksul halktan olmayacak sanırım.
  13. yerel secimlerden once buyuk cogunlugu almi$ akp tarafindan "biz gelirsek yikacagiz bunlari" denmi$tir. denmi$tir ama ortada gecekondu yikimi falan yoktur. varsa bile gostermeliktir zira benim cevremdeki onlarca kacak kat ve gecekondu aynen durmaktadir. hazir mevsim de bahardan yaza donerken verilen sozlerini tutsalar da gorsek diyecegim ama... bir kisim saf vatanda$in gozunu boyamak icin "yikimi", oy ugruna alet edilmi$ binalardir bunlar.
  14. kaçak yapı.
    bundan 32 yıl önce rahmetli babamın istanbul’a geldiğinde, şu an kalabalık yerleşim yerleri bağ, bahçe ve tarla idi. bizler yeni geldiğimiz şehrin kurallarına uyarak bir apartman dairesine yerleşip, yaşamımızı bu şehirde, şehir kurallarına göre sürdürmeye başladık. ama bizimle bir gelen ya da bizden 30 yıl sonra gelen diğer vatandaşlarımız daha uyanık çıktı. kime neye ait olduğunu bilmeden ya da bilmek istemeden boş alanları işgal ettiler. işgalin ötesinde toprakları yağmalamaya başladılar. bizlerin 30 yıllık çalışması sonucunda bin bir güçlükle sahip olduğumuz evlere onlar haksız ve kolay yoldan sahip oldular. plansız yapıları ile şehrin düzenini bozdular. bu da yetmedi yasal olmayan evlerine yol, su, elektrik gibi hizmetler istediler. çeşitli siyasilerin oy kaygısı nedeniyle bu hizmetler bizim gibi hakka hukuka saygı gösterenlerin vergileri ile yapıldı. sonuç olarak bizler çalışıp tek bir daire sahibi olurken, onlar gecekondu adı altında yıkıp tekrar yaptıkları apartmanları sayesinde zengin olup, bizim vergilerimizle hizmet sahibi oldular..

    insanlarımızda hak ve saygı duygusu olmadığı ve siyasilerimizde de oy kaygısı olduğu sürece bu çark bu şekilde dönmeye devam edecek.

    gecekondu yapanlara da ve bunlara tapu verip hizmet götürenlere de hakkımı helal etmiyorum.
  15. bir cok insanin asagilayarak baktigi yurdum gercegi..
    insanlar burda yasayan kesimi kinamamalidir cunku orada yasayan hic bir insan o hayat standartini kendisi secmemistir.
  16. türkiye'de kanun ve düzenin işlemediğinin en açık kanıtlarından birisidir gecekondular ve bunların oluşturduğu mahalle düzenleri. yıllarca kanun, düzen ve nizam isteyen insanlara ve onların çalışmalarına çomak sokmakta ve bazı kesimlere haksız kazanç ve rant sağlamaktadır.

    bunu yapan ve buna prim veren insanlar maalesef, hem suçlu hem de güçlü olmaya devam ediyorlar
  17. yapıldıkları arsa üzerinde, imar ve iskan izni olmamasına rağmen, belediyelerce su ve elektrik mükellefi yapılan, çöp vergisi toplanan, kimi partilerin kaleleri haline gelmiş yapılardır.

    uzakta değillerdir; lüks sitelerin dibinde, bazen otoyol kenarlarında... odunumuzu bir kıran olduğunda, kışın ısınacağımız kömürü biri taşıdığında, soframızdaki sebzeyi, hale biri getirdiğinde, belki bindiğimiz minibüsü biri sürdüğünde, bozulan otomobilimizin altına biri koşulsuzca yattığında bile hatırlamayız...aynı köyündeki tarlasını, öküzünü rant uğruna sattıran, yüksek yüksek gökdelenlerin yanlarında birer yosun gibi tutunmaya çalıştıran devletler gibi...

    kim ister doğduğu yeri bırakıp büyük şehirlerin boklu havasını solumayı...doğdukları yerde ölenler olmayı.. kim istemez ki. birileri oralarda yaşam alanı bırakırsa tabi.
  18. (bkz: denetimli gecekondu)
  19. karikatür çiziminde çatısında mutlaka araba lastiğinin olduğu, pencere önünde saksı niyetine boya kutusunda çiçek yetiştirilen ev tipidir. gerçek gözlem de ise bu tip evlerin çatılarında ya ilerde belki bir kat daha atılır diye demir filizleri bırakılmıştır. sadece baraka tipi evlerde gerçekten eski araba lastiği veya traktör lastiği çatının üstüne konur. bu lastikler çatıyı örten eternitler kuvvetli bir rüzgarda uçmasın diye ağırlık olarak konmuştur. mutlaka yan taraftaki boş arsa da tarla niyetine kullanılır. şehrin göbeğinde bu arsaya soğan, domates, salatalık ekilip taze taze tüketen ahalinin yaşadığı barınaklardır.
  20. (bkz: gündüzyikildi)
  21. liverpool - milan şampiyonlar ligi final maçı öncesinde izlediğim bir haber programında üstün körü olarak olimpiyat stadı yolu üzerindeki gecekonduların dış cephelerinin çeşitli renklere boyandığını duymuştum. her nekadar bir plansız yerleşim güzellemesi yapabilecek olsam da, bu gecekondu problemi o kadar yalama birşey midir ki..

    kentin kanser hücreleri, bu plansızlık abideleri, cicili bicili renklere boyanınca göz ardı edilebilecek, olimpiyat stadına giden turistlerin göz zevki mi bozulmayacaktır, turistlere şirin gözükecek de "vaay ne şirin ufacık evler..böyle rengarenk aman ne güzel..ne güzel" mi diyeceklerdir.

    makyajlı olunca gecekondu gecekonduluktan çıkacak mıdır..ne kadar çaresiz, ne kadar zavallı bir durumda olunduğunun bir göstergesidir bu -hangi parlak zekanın ürünü olduğunu çok merak ettiğim- "çözüm" yolu..halı altına süpürmekten başka birşey değildir, o bile değildir ya.
  22. istanbul'da ilk olarak zeytinburnu'nda yapılmı$ bir konut türü.
  23. (bkz: geccekondu)
  24. 68 liler bilir. şöyle bir marş da vardı konuyla ilgili olarak:
    yıkma polis, yıkma gecekondumu
    nerde uyur çocuklarım gece oldu mu?
  25. mizah hikyeleriyle tanıdığım muzaffer izgü'nün bir romanı. güney anadolu şehirlerinden biri çevresinde kurulan gecekonduların yoksul ve çaresiz yaşantısı. tatlıcı selahattin ile karısı mediha'nın ve dört çocuğunun tek gözlü dam altındaki açlık ve hastalık günleri. arada bir evliliğin masum hazırlığı: fikret'le sevim'in düşleri, dayanışması, yaşama savaşları. içe dokunan, özentisiz ve etkili bir anlatım, mizahın karası, gerçeğin çırılçıplaklığı. bir yerde gecekondu insanlığını hep hazır yiyici olarak tanıtmakla yolundan sapan, ama fakirlerin kolay ölümleri ve yoksunluık tablolarıyla güçlenen etkili bir tasvircilik. toplumsal sorunların köküne inmeyen yalınkat bir gözlem; ama gerekli bir gözlem. yazık ki yeterince güçlü değil.
  26. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.