hat

hat

hat

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : hat için sonuçlar

hat için diğer sonuçlar

  1. ingilizcede şapka
  2. cizgi
  3. yuz veya vucut bicimi
  4. ulasim tasitlarinin ugradigi yol seyiri (otobus hatti gibi)
  5. yazi
  6. (bkz: sapka)
    (bkz: hattat)
  7. (bkz: ince kirmizi hat) - (bkz: line).
  8. (bkz: redhat)
  9. bir gis frmasi
  10. gaahl soyleyince farkettigim donald duck benzerligi ile beni yerden yere vuran vokalist sahis.
  11. 0,268 santime tekabul eden osmanlı zamanında kullanılan uzunluk ölçüsü
  12. hat sanatı
  13. ks. height above touchawn
  14. hybrid arrested translation açilimi ile 98 de tek bir sayi* yayimlami$ dergi...

    marshall mc luhannin küresel köy söyleminin ardindan giden, internet çagi ve sanal gerçeklik konularinda enteresan yazilar barindiran bir yayimdi...
  15. eski dilde yorunge. (bkz: seyyare)
  16. istanbul iett otobüsleri ve metrosunda dağıtılmak için çıkarılan cep boyutunda küçük bir kent rehberi. (bkz: hat/#1952466) ile aynı kaderi paylaşmış olması muhtemel dergicik.
  17. "e ingilizce bu" dedirten ba$lik.
  18. (bkz: odtü hat)
  19. (bkz: hardware address translation)
  20. bir minyatur asker firmasi. her donemden askeri gercegine uygun sekilde piyasaya surebiliyorlar. ozellikle 1. dunya savasi turk piyadesi ve topcusu dikkat ceker.
  21. ilginç bir sözcük, doğrudan anlamını ismin hallerine dökünce ilginçliği aşikar. hat, hatı, hata, hatta, hattan.
  22. hat kelimesi ile had (hadd) kelimesi kökenleri farklı kelimelerden gelse de bazı yerlerde kesişiyorlar gibi gözüküyor.

    tdk'dan bakalım :
    hat:
    1. çizgi.
    2. yazı.
    3. ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü, yol, geçek: "demir yolu hattı. otobüs hattı."-.
    4. elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi: "bir kablodan muhtelif hatlar çıkar."- s. f. abasıyanık.
    5. telefon, telgraf, televizyon vb. araçlarla iletişim sağlayan yol, kanal.
    6. sınır: "dalga dalga ilerleyen hücum hatlarımız birinci düşman siperlerine girdi."- a. gündüz.
    7. yüzü biçimlendiren çizgi veya kırışıklık: "yüz hatları bütün bu rivayetleri doğruluyor."- h. taner.
    8. vücut biçimi: "vücut hatlarını korumak lazım."-.

    had:
    1. sınır, uç.
    2. derece: "insan buna bir hadde kadar göz yumabilir."-.
    3. insanın yetki ve değeri: "haddim değil."-.
    4. matematik terim.

    tabi tdk aslında hemen hemen birbirinin aynı manaları ifade eden kullanımlar için tekrar tekrar örnek de vermiş. mesela hat için verdiği 3, 4 ve 5. örnekler ve 7 ve 8. örnekler kendi içlerinde birbirinin uzağındaki kavramları ifade etmiyor.

    had kelimesini ile anlatmaya çalıştığımız sınır, yetki (yetki de bir tür üst sınırdır) gibi kavramlar da genellikle çizgilerle gösterilirler. ayriyeten ingilizce'de hat için kullanılan kelimenin line, had için kullanılan kelimelerden birisinin de border olması enteresandır. borderline diye bir kelime vardır ki buna haddhattı ya da hatt-ı hadd desek acaba komik mi olur merak ederim.

    biri arapça'nın üç farklı h harfinden hı*, diğeri ise ha ile yazılan (ve okunan) bu iki farklı kelime acaba çok eskilerde aynı mıydı ? acaba farklı farklı he'ler sırf bu iki kelimeyi ayırmak için mi* icat edildi ? muhtemelen hayır ama yakınlık şaşırtıcı.
  23. (bkz: sim kart)
  24. (bkz: line)
  25. ks. hardware acceptance testing
  26. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.