dunya uzerinde 4 cesit ingilizce mewcuttur.buyuk britanya olarak bilinen adalar da konusulan inglizce , amerika birlesik dewletlerinde konusulan imitasyon ingilizce , kita awrupasi we dunyanin geri kalan az gelismis ulkelerinde kullanilan ingilizce we son olarak da mete awunduk ingilizcesi. (bkz: mete avunduk) (bkz: kent fm) (bkz: cuneyt kaseler)
www.englishpage.com sitesinin öğrenmek isteyenlere yardımcı olacağı yabancı dil.
esperanto'ya gerek bırakmayan dil.
yönetmen ken loach'ın filmlerini baştan sona izleyip de, yuh ya koskoca filmden bir kelime bile anlamaz mı insan hissini yaşatan ve ne kadar ingilizce bildiğini (ya da bilmediğini) anlamak için ken loach'ın filmlerini izle dedirten dil. ingilizcenin lazcası işte, irish ingilizcesi.
fransız okullarında asla öğretilemeyen ders..
belirli bir düzeye kadar*öğrenmek çok kolay, ondan sonra* ilerletmek zordur, mükemmelleştirmek* ise çok ama çok emek gerektirir.bizler için hedef belki de altyazılara bakmadan film izleyebilmek,ingilizce bir gazeteyi* rahatça okuyabilmek olmalıdır.
konusurken ve dinlerken en cok zevk veren dil.
türetme yeteneği inanılmaz derecede zayıf olan ve sadece bikaç yüzyıllık mazisi bulunan ama günümüz orospu çocuğu büyük devletleri tarafından dünya dili olmayı hakediyormuş gibi lanse edilmeye çalışılan basit, kullanışsız ama kulağa hoş gelen dil.
ayrıca amerikanın günümüzün en baba* devleti olmasından dolayı mandarin cincesinden sonra dünyada en çok konuşulan, ülkemizde de konuşulmaya çalışılan lisandır.
tarihin bi cilvesi olarak viking torunlarının şarkılarında ingiliz kiliselerini şöyle kömür ettik, papazlarını böyle kestik, çocuklarını şöyle boğazladık, kadınlarını böyle siktik demek için kullandıkları dil. (bkz: viking metal)
kelt, norman, germen, latin dillerinin bir karışımı olarak ortaya çıkmış bir dildir. ingiltere'nin 18. yüzyıla kadar teşrik-i mesaide bulunduğu ülkelere göre (malum kraliçeler yönetiyordu paso) kullandığı dil yer yer, fransızca, ispanyolca, italyanca, almanca iken halk kelt dilini kullanıyordu. halkın bu giren bir dolu yabancı kelimenin kullandıkları dildeki değişimi ve 16. yüzyıldan itibaren yazarların bu yeni dile katkıları ile bugünkü ingilizce oluşmuştur.
net te alınan "nick" lerin, kafelerin, barların, bakkalların bile adları ingilizce olmaya başlamıştır. bu tip şeyler, ingilizce olunca karizman artar. vay ne güzel bir ingilizce kelime derler, çevren genişler, piyasaya ayak uydurursun. böyle güzellikleri sahip basit bir dildir.
bilkent'te tam bir baş belası haline gelen durup durup ek$i sozluk'e girmenize yol açan ödevleri ile adamı bunalıma sokan, kafa patlatan iğrenç ders.
belirli bir süre yurtdışında kalınması ve özellikle dawsons creek, friends, veya british aksanı için as if tarzı dizilerin ilgiyle izlenmesi durumunda çok rahat bir şekilde öğrenebileceğiniz kolay dil. gene de karşılaştırmak gerekirse tabii ki amerikan ingilizcesiingiliz inglizcesine göre çok daha kolaydır. zira, amerikalıların günlük yaşamda kullandıkları ingilizce belli başlı kalıplardan oluşurken, ingilizler konuşurken daha karmaşık* cümleler kurmak için kasarlar.
bu dilin türkçe tek kelimeyle anlatılamayan kelimelerle dolu olmasıyla beraber türkçe de türetebilme ve sondan ekli olma özelliğiyle ingilizce'de tek kelimeyle anlatılamayan kelimelerle doludur.
bir zamanlar iş ilanlarında bolca adı geçen dildi.
artık iş ilanlarında geçmiyor çünkü iş ilanı veren şahsiyetler "ulan zaten ingilizce bilmiosa başvuracak kadar yüzsüz deildir" triplerindeler.
Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.