kabak+koyu

kabak+koyu

kabak+koyu

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : kabak+koyu için sonuçlar

kabak+koyu için diğer sonuçlar

  1. fethiye'de bir koy. kelebek vadisi popüler olmayan. bu yüzden de içinde hiç tesisi falan da bulunmayan. çadırı yüklenip huzur içinde oturulacak* * bir cennet köşesi. bahar veya sonbahar da gidilince daha da iyi oluyor. otelci adı altında doğa katilleri buraya da göz dikmişlerdi fakat atlas dergisinin yoğun çabaları ile biraz olsun ertelenebildi sanırım katliam.
  2. bir dönem burada bir tatil köyü projesine başlanmıştı hatta ben kelebeklerde kalırken bir gurup salak eylemci bir tekneye atlayıp kabak koyu diye kelebeklere gelip "kabak koyunu peşkeş çektirmeyüz" fiye pankart açmıştı.
    sahilde anlamsız gözlerle onlara bakan bizlerin arasindan birileri gidipte kabak koyunun yandaki koy olduğunu anlatana dek bir süre slogan falan atmış ve alay konusu olmuşlardı.
    sonra ne oldu peşkeş çekildimi, çekilmedimi bilmiyorum ayrıca:
    (bkz: peskes)
  3. fethiye merkezden gunde 3 sefer dolmu$ kalkar bu yone dogru.indiginiz yer yolun sonudur.koya varmak icin 20 dk kadar yurumeniz gerekiyor.a$agiya inerken 3 tane(en son 3'tu) kamp gorursunuz.isterseniz bunlardan birisinde kalirsiniz yada cadir kurabilirsiniz. cok rahat edeceginiz bir yerdir. cam ve keci boynuzu agaclari, makiler, deniz, gunes, biraz cakilli bir plaj ve orada duyabileceginiz sesler sadece dalgalarin ve kuslarin sesleri...... gitmeniz, gormeniz ve ya$amaniz gerken bir yer.
  4. bin yıldızlı tatil köyü sloganı ile orada tamamen doğal şartlarla hizmet veren bir mekan söz konusu. adı kabak natural life. fotoğrafçı bir karı-koca işletiyorlar. giden çok beğeniyor.
  5. tübitak sadece burada yetişen 16 tür bitki saptamış. ayrıca bilim adamlarının üzerine titrediği kaplan kelebekleri, kelebekler vadisi'nden başka sadece burada yasarlar
  6. likya yolu üzerindeki duraklardan biri. alınca'dan yüzer metre aralıklarla çizilmiş kırmızı-beyaz çizgileri takip ederek iki saatte ulaşılabiliyor. zorlu bir parkur olduğundan çok fazla yükle yola çıkmamak gerek. kabak natural life en çok ziyaret edileni. işletmecilerinin dışında orayı çok beğenip de yaşamaya karar verenler de çalışıyor. selçuk adında gündüz neredeyse işletmeci, geceleri de müzik yapan biri var. kendi davulunu kendi yapıyor. ortada ateş yakıp çevresinde perküsyon, gitar, davul çalıyorlar. misafirlerden katılan müzisyenler de olunca doğaçlama müziğin kralını yapıyorlar. yemekler çok lezzetli, yıldızlar çok net. doğa içinde tatil isteyenler için süper mekan.
    loststone uyarısı üzerine edit: selçuk gemileyi işletiyormuş artık, nihayetinde istediği olmuş, tebrikler..
  7. epeyce çok kamp alanı bulunan, denizi açıldıkça güzelleşen, sahili taşlık omasına rağmen carettaları barındıran, şelale sahibi, pek huzurlu pek güzel pek rahat ve bütün bunlara rağmen pek maceralı, kelebeklere kat kat tercih edilesi koy.. hem işletenleri hem sakinleri açısından da pek keyifli olan henüz açılmış babila camping de özellikle gidilip görülesi..
  8. fethiye merkezden başlayıp uçurumlar kıyısında tangır tungur süren bir saatlik minibüs yolculuğu ardından kamp çantası ile 15-30 dakikada inilen bir vadi*... kamp alanları (reflections, turan, sultan, natural life) ardından ulaşılabilen güzide bir koy...

    koyda yüzerek veya karadan * ilerlendiğinde solda mevcut ilk burun ardından bir mağara var görülmeye değer. hatta mağara kapı kısmında suyun altından dalınarak geçilebilecek kolay bir geçit ve dibinde dar bir geçit var.

    koy dışında vadinin tepelerinde bir şelale ve nehir mevcut. nehir yatakları genelde kuru. selaleye erişmek ise siyah çirkin boruyu takip halinde tırmanarak mümkün.
  9. gel dediler. iyi dedik.
    ama vadiye yürüyeceksin dediler. iyi dedik.
    başladık, inmeye, inmeye ve inmeye...vadi in in bitmiyor. indik.
    oda nerede dedik. al dediler, bu!. ağaç ev, içinde çadır. bir yatak. bir masa. iki sırt çantası...
    iyi ya hayat bu kadar az kalabalık olsa keşke...

    hafif yaşadık orada. iyi yedik, pişen ekmeği. paylaştık kocaman masayı tanımadığımız bir sürü insanla.

    insan tanımak ne ki? adın ne, işin ne vıdı vıdı...bunları öğrensen ne olacak yani?
    sen bak adamın gözüne, o da sana baksın. merhaba de!. çek git denize...
  10. her insanın en az bir kez bulunması ve
    en az bir gece uyuması ve
    en az bir dolunayda yakamozlarla yüzmesi gereken yer.
  11. seneler önce gitmiştim o da sans eseri ole araniyoduk nereye felam gitsek diye..sonna öle bi gazla sorduk öldenizdeki amcalara kabak a gidin dediler..yüklendik o sıcakta dag tepe bayır inip ulaştik..sonuc ne bir araba gürültüsü ,ne calan telefonlar..agac evler denizi görüyodu olimposun aksine tepedelerdi..odanin içine kediler giriyodu..

    cok net hatırladığım sahilde bi tane mezar vardı..böyle aile mezarı tadında geceleri ürperioduk karanlıkta mezartaslarını görünce..bide tek kişilik bi hamak,kimse uzanmadı ona tek kişilik ya tek kişi gelen biri yatsın diye sanki..yerdede her sene nisan ayında cesitli yerlerden gelen ve meditasyon yapan insanların koydukları taşları hatırlıyorum...ortasında ateş yakılırdı geceleri..

    hmm bide burda yasayanlar yaban domuzu avlarlar..sonra bi ay saraba yatırırlar ve sonra domuz yahnisi olarak karsınıza cıkar ve en unutulmaz yemeklerden biri olur..

    bütün bunları yazarken bi tuhaf hissettim..umarım cok fazla insan keşfetmemiştir orayı..
  12. (bkz: http://www.kabakcamping.com)
    (bkz: http://www.dervishlodge.com)
  13. yemeklerini ve kalabalik olmamasini sevmis olsam da denizini ve denize giden yolunun daglik olusunu hic sevmedigim koy..
  14. hiçbir savunma mekanızmanı kullanmana gerek olmayan, insanların birbirine içtenlikle gülümseyip selam verdikleri, insanı "özüme dönüyorum galiba" diye düşündüren, hayatın çöplerinden arındıran, içinde barındırdığı renklere tekrar tekrar hayran bırakan huzur dolu koyum...
  15. gemile adlı yeni bir kamp ile bizleri bekleyen biricik, özlediğim koy.

    bu kampta sadece beş bungalov var.
    geçen yaz boyunca birçok tanıdık, tanımadık insana kişiye özel takılar üreten, ürettikleri şimdi başucumuzda asılı takıların yaratıcısı meral ve geçen yıl kabak natural life da olan ama şimdi gemileyi işleten dost, perküsyonist ve en iyi mısır ekmeği pişiricisi selçuk gülyüzbabadağ ın eteğinde; faralya yolunun geçtiği bu vadide - off off gitmem gerek yine - sizleri bekliyor..

    gemileye ulaşmak için:
    0 252 642 10 16

    ayrıca;
    elektromanyetik kirlilik yok.
    ışık kirliliği yok.
    ses kakafonisi yok.
    doğa var, gizem var, aşk var..
    geceleri müzik yapmak bile yapmak var..
    zaman zaman kutsal kumsalı ziyaret eden ve yumurtasını emanet eden deniz kaplumboşu bile var..

    bir de birkaç gün içinde kendini çok çok iyi tanımak ve sevmek var..
    not:
    bir koya aşık olmak var ise ben kabak koyuna aşık oldum; diğer koylar kendine başka bir sevgili bulsun!

    yaz dolunay zamanlarını da vereyim de tam olsun:
    19 ağustos
    17 eylül
  16. yakın geleceğin olymposu..
  17. 10 agustos 2005
    ini$ parkurunu katirlardan once tamamlayip gemileye ula$anlarin birer bardak soguk su ve misir ekmegiyle odullendirildikleri dogal ya$am alani... e$eklik etmeyip yol boyunca bol miktarda bulunan kara incir ve kaktus incirlerini toplarsaniz five o'clock tea cayini da cikarabilirsiniz aradan... yukarida kampingleri olan koyluler a$agilardakilere kil oluyorlar bariz bir $ekilde... yol soruldugunda, buradan a$agida bir $ey yok diyebiliyor daha da acimasiz olanlari patikaya degil ormana yonlendiriliyor... inat edip (bkz: katir mode on) a$agiya inenler, 12:30 cehennem servisiyle cezalandiriliyor... gemileye inilen ilk gece parti flyer lari hazirlaniyordu... boylece koyda toplam 35 ki$ilik bir nufus oldugunu da yerinde tesbit etmi$ olduk efendim... pek bakir, pek guzel, pek komun... evet...
  18. meteor yağmurundan bir damla;
    19 ağustos 2005 dolunayından bir ışıkcık;
    zeytin çekirdeği;
    defne yaprağı; deniz kabuğu; bir minik kuvartz kristal;
    bir küçücük deniz tuzu; keçiboynuzu ağacı yaprağı;
    kocaman bir dalganın içinden geçen yunus olup;
    hala gelemediğim; ruhumun tümünü bıraktığım; bana yazmayı unutturan; pek çok konuşturan;
    turkuvaz mağralı; gizemli şelaleli; bol gerçek dostlu; koy yok değil yer hayır değil rüya, yok yok cennet; yooo değil; nasıl bir yer ki bir yer; uyum sağlaması anlık; bağımlılık garanti; eve uyum imkansız doğa parçası..
  19. saati ve telefonun oldugunu unutmak anlamina gelir. sadece acikmakla ölçülen ve uykunun çökmesiyle sona eren bir yaz gününün nasil sonsuz bir sekilde uzun oldugunu denemeden anlayamazsiniz. *
  20. 19 ağustos 2005 dolunayında; kumsalı en muhteşem evlilik törenine mekan olmuş kapıdır.
    ertesi gün; sol el avucu kınalı olanlar bu düğüne şahitlik edenler olmuştur; en hoşu da o sırada sahilde bulunan bir japon kızkardeşe de kına yakılmasıdır ki; bu turuncu işaret taaaa japonyaya kadar gitmiştir..

    kocaman kuvartz kristal kayaların doldurduğu bir koydur aynı zamanda..

    her an; bir kristal üzerinde oturmak ya da üstüne basmak olasıdır..
    bu büyü burdandır, gelendir, bize bize..
  21. şöyle şöyle ''gidilıbıl'' bir yerdir:

    araba ile:
    kabak vadisi başına kadar git aşağıya yürü..

    arabasız:
    fethiye'den kabak faralya doluşuna bin..vadi başında in, aşağıya yürü..
    07:00 - 11:00 - 17:00 ek seferler 13:00 - 15:00

    ölüdenizden kabak koyu'na tekne ile gel..

    şartlar:
    - bir adet taşıyabileceğin sırt çantası kadar eşya ile git.
    - su matarası ve fener al.
    - korku, takıntı, kuruntu, temizlik, lüks beklentilerini, beklenti beklentilerini geride bırak..
    bir de şehir halini geride bıraksan süperr ötesi olur..

    konaklama kampları:
    gemile kampı: 0 252 642 10 16 - selçuk&meral -
    turan: 0 252 642 11 85 - ece&ahmet
    kabak natural: 0 252 642 11 85 - nilüfer&levent
    sultan: 0 252 642 12 38 - ahanda kim var adını bilemedim -
    reflections: 0 555 262 54 48 - chris -

    yatak, kahvaltı, akşam yemeği dahil 20-40 ytl. arası..
    ağaç ev ya da çadırda kalacan, unutma..çiçek, böcek, canlı korkusu sakın ola olmasın; bunlar sen korkarsan gelir yoksa sen ile işleri nedir?

    yap:
    vadiye yürüyerek in ve çık..
    kumsalda uyu
    denizden mağaraya ulaş ve içine gir
    şelaleye git - yanında mutlaka rehber olmalı -
    aslı'dan poi al; kumsalda kulağında ipod çevir de çevir
    tatjana'dan kesinlikle bir masaj al - vadiye, denize karşı olmaz ise olmaz bir deneyim -
    yoga ya da bir adet masaj kursuna rastla; meditasyon yapılan yörük çadırını mutlaka gör..
    bir kampta kalıyorsun diye diğer kampları ziyaret etmemezlik etme; tüm kamplar kardeştir, dosttur, gez, dolan, ye, iç..

    not:
    sen söylemezsen kimse senin kim olduğunla ilgilenmez; burada herkes sadece insan ve konuktur..

    yapabilirsen bir ara; vadinin taaa tepesindeki derviş lodge u da ziyaret et; 800 metreden bir denize bak bakalım ne olacak? erdeme de bir selam et..

    bu kapıdan bir kez geçen bir daha eski halini unutur..ve biraz da kapı nedir, budur..

    not:
    vadide cep telefonu çalışmaz; bir daha anımsatma..
    mayo, iki üst, iki alt giysi, hatta kadın-erkek içinde pareo, peştamal yeterlidir..
    selpak gezgin mendil yüz havlusu da olur..
    ne kadar hafif, ne kadar az eşya o kadar özgürlüktür..
    bir de rulo halinde satılan çöp torbalarından almak iyi olur. buranın temizliğini kamp sahipleri yapar; çerinizi çöpünüzü arkanızdan toplayacak belediye insanı yoktur burda..
  22. rüya ya da kabus arası bir yer, seçimi kişinin kendisine bırakıyor...
    rüya çünkü bakir sayılabilecek bir koy, tırmanışlar, inişler, dik yamaçlar insana yaşlanmışım daha çok spor yapmalıyım hissini uyandırıyor...
    kabak da 10 gün, insan ömründe birkaç aya karşılık geliyor, o kadar tanıdık ki hani sanki hep orda yaşıyordum da bi ara şehirden kötü adamlar gelip kaçırdı beni ama aklım hep orda kalmış gibi... naif, kendiliğinden, doğal, gökyüzünde öbek öbek yıldızlar; çoğu zaman okyanusu hatırlatan dalgalı beni alıp kıyıya savuran denizi; deniz dibi hamak sefaları...
    beynime oksijen gittikçe daha çok sorgular oldum yaşamımı, tüm o yıllar film olup izlettirdiler kendilerini ortamın teknolojiye olan uzaklığına rağmen...
    kampingler için de en ilkel olanında kalmak belki de yapılabilecek en iyi şeydi bu tatilde; sevgili medusa5'e ne kadar teşekkür etsem azdır; bol yıldızlı açık büfeli otellerin birinden kurtarıp kabak'da jungle içine attığı için beni... bungolovumun üstünde bin yıldız vardı zira...
    kabak öyle bir yer ki insanlardaki enerjileri direkt algılayabiliyor insan, tanıyabiliyor; bunca yıllık öğrenimim de bana verilmemiş bilgileri aldım ortamdan...
    yepisyeni deneyimlerin eşliğinde gemile kamping'de, enfes yemekler yapan selçuk ve takılarının yanısıra arkadaslığı da mükemmel olan meral'in ve bir dolu tanınası insanla birlikte komun hayatı yaşadım, alternatif yıldızı bol gecesi karanlık oteller dururken...
    hayatımın ilkleri olduğunu kimseye söylemeden yaşadığım bi dolu duyguyu da kimseye çaktırmadım pek tabii...

    sincapların su içişini izlemek, kaplumbağa kardeşe-adını niyazi koydum- üzüm ikram etmek, bal arılarına yüz yıkama önceliği vermek; eşşek arılarına bal olmadığımı anlatmak için yalvarmak, çeşit çeşit kertenkeleler karşısında şaşırmak, ağustos böcekleriyle gürültü dolayısıyla tartışmak ve cırcır böceklerinin sesinde uyumak öylesine iyi geldi ki döndüğüm ilk hafta saçmaladım bedenen ve ruhen...

    komun hayatı yaşayamam diyordum basbayağı yaşıyormuşum, bireyselliğim doruklarda ikili bir hayat bana göre değil diyordum fena kandırıldım; kabak'a aşık oldum, kabak'da aşık oldum...
    teşekkürler medusa5 yeniden ve yeniden ve yeniden...
    tek istediğim kabak koyu hiç bozulmasın, hep kalsın o haliyle, olympos'a benzemesin...
  23. popüler bilim ve kültür dergisi focusun; ‘yaşam boyu görmeniz gereken 100 yer’ adlı ekinde yer alan;
    kate clow adlı yürüyüşçünün kendi başına yaptığı gezi parçalarını birleştirerek oluşturduğu kitabı likya yolu (lycian way) kitabının duraklarından biri...

    bu kitabın basılmasından sonra toplamı 509 kilometre olan likya parkuru’nu tam 12 bin kişi geçti.
    antik likya uygarlığının izlerini süren bu güzergah üzerinde kelebekler vadisi yanında bu koy da bulunuyor.
    http://www.trekkinginturkey.com/.../aboutthewalk.html
    http://www.trekkinginturkey.com/...ntent/gallery.html
  24. reyan tuvinin yazısına konu olan koy.
    http://www.hurriyetim.com.tr/...28@nvid~620381,00.asp

    ''bu cennetvari cangılın içinde tatil yapmak ise her babayiğidin harcı değil. statünün önemini yitirdiği, çırılçıplak kalınan bir yerdir burası. bir kere, ormanın içinden geçen bir patikadan aşağı, yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüş yapmanız gerekir. yani şık kıyafetlerinizi samsonite bavulunuzla taşımanız oldukça zor olacaktır. belki kamplardan birinin eşeği size yardımcı olabilir. koya yaklaştıkça, cep telefonunuz artık çekmemeye başlar. kampların bungalovlarında, televizyon, klima, telefon ve mini bar bulunmaz. kapılar kilitlenmez. etrafta böcekler ve örümcekler vardır. sahilde yastık, şemsiye, şezlong yoktur, plaja kokteyl servisi yapılmaz. en yakın disko ölüdeniz’dedir.''

    evet çıplak kalmaya cesareti olanların yeridir burası...
    kendine net olarak bakmaya hazır olanların yeri..
    aynadır, kuvartz kristal bir ayna..
  25. kelebeklere gitmeyim daha sakin, daha huzurlu, daha ozel olsun diye bir yer aradim ve buldum.
    once kendime sakliyacaktim, sonra arkadaslarla paylasiyim onlar da gorsun bu cennet parcasini, mutlu olsunlar istedim.
    diger yapilacaklara ek olarak bir seyler ekliyeyim de tam olsun!

    sahil saga dogru kayalik olarak devam eder. ilerlere baktiginizda sagda bir ada ve koy yavrusu gorursunuz. ister kayalarin ustunden seke seke 40 dakkaya ister yuzerek mutlaka gidin gorun, hatta butun gununuzu gecirin derim. kimseler ugramaz, ancak ayda yilda bir tekne gecer insanlari koya getiren goturen.

    bir kere gittiniz mi sizin ozel koyunuzdur orasi, isterseniz cirilciplak* guneslenin kimseler gormez. ada koya kiz kumuna benzer bir yapı ile baglanir. uzerine uzanip bir sagdan bir soldan carpan dalgalarla oynayin.

    ada diyorum ama aslinda iki buyuk kaya parcanin c seklinde birlesmesinden olusmus, kayalarin perde gibi katlandigi, kivrimlarini gordugunuz, ortasinda muhtesem renkli dalgasiz bir denize sahip (ben havuz diyim) bir mekan...

    kisaca gidin gorun, hatta sevdiceginizi de goturun.
  26. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.