kalite
kalite
kalite
aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : kalite için sonuçlar
kalite için diğer sonuçlar
- fransizca nitelik anlamina gelen soz. turkce'mize de sessiz sedasiz girmi$tir guzelcene.
- (bkz: toplam kalite)
- uzun marlboro nun turkcesi
-bi kalite baglasana lan
seklinde kullanilir
- kalite ayrıcalık değil haktır ama ayrıcalık yaratır.
- gitarda fender stratocaster
arabada ford
telefonda ericsson
hatunda esmer
sozlukte zarbo
kaliteyi tanimlar
- lüks yaşam
- satrançta kalenin ata ya da file karşı olan üstünlüğüne kalite denir. (bkz: kalite kazanmak)
- insan sağlık ve emniyetinin, hayvan ve bitki varlığının* ve çevrenin korunması ve/ya tüketicinin* doğru bilgilendirilmesi* gibi kriterler gözönüne alınarak ürün veya hizmetin varolan ve/ya olabilecek ihtiyaçları karşılama yeteneğine* dayanan özelliklerinin toplamıdır.
- (bkz: fark) (bkz: özellik) (bkz: nitelik)
- bbgnin taksi görüşmelerine konu olmuş, esrarengiz kavram..
yekteki: ben ilkokul mezunu biriyim, sana soruyorum, kalite pazardan aldığınız mallar için kullandığınız bir tabir değil midir, insan için "kaliteli" kelimesini kullanır mısınız?
bbg ömer: kullanırım tabii.. (ömerin burada bakınız kalite demesi gerekiyordu ama, her yerde de sözlüğe bakınız verilmez ki)
bu ikili görüşmeden de anlıyoruz ki, halkımız tarafından manası kavranamamış, ingilizceden dilimize geçmiş bir kelime bu. yine anlıyoruz ki halk arasında nicelik ile nitelik arasındaki farkı kavrayamamışların sayısı azımsanamayacak kadar çoktur.
kelimenin etimolojisi üzerinde ilerlemek gerekirse şu gibi başlıklara bir bakış fırlatmakta fayda vardır.....
(bkz: quality)
(bkz: qualification)
- bir ürün veya hizmetin belirlenen veya olabilecek gereksinimleri karşılama yeteneğine dayanan özelliklerin toplamı..
- minik ayrıntıların* birleşmesiyle oluşan büyük kavram...
(bkz: nitelik)
- günlük hayatta her hangi bir şeyin niteliğini belirten bir sıfat olarak kullanılır. kaliteli jilet, kaliteli kağıt, kaliteli sucuk, kaliteli karı*, kalitesiz çiçek vs. gibi. çiçek örneğinden emin değilim yalnız işin ilmine vakıf olanların yaptığı tanımların bir kısmı dönem ödevi, kopyala-yapıştır marifetiyle aşağıya alınmıştır ki faydamız olsun geyik yapıyo demesinler;
- kalite, bir ürün ya da hizmetin belirlenen veya olabilecek ihtiyaçları karşılama kabiliyetine dayanan özelliklerin toplamıdır (ts-iso 9000).
- kalite, bir mal ya da hizmetin belirli bir gerekliliği karşılayabilme yeteneklerini ortaya koyan karakteristiklerin tümüdür (amerikan kalite kontrol derneği-asqc).
- kalite, bir malın ya da hizmetin tüketicinin isteklerine uygunluk derecesidir (avrupa kalite kontrol organizasyonu-eoqc).
- kalite, ürün ya da hizmeti en ekonomik bir yoldan üreten ve tüketici isteklerine cevap veren bir üretim sistemidir (japon sanayi standartları komitesi-jis).
son olarak kalitenin dokuz boyutu, bence burası önemli kavramın zihnimizde sağlıklı şekillenmesi açısından;
- güvenilirlik
- zamanında teslim
- basit üretim ve düşük maliyet
- dayanıklılık
- uygunluk
- fonksiyonellik
- estetik
- servis olanakları
- kalıcılık
- kalite kelimesi yıllarca güzellik, iyilik, pahalılık, tazelik ve hepsinde çok lüks gibi nitelikleri açıklamak için kullanılmıştır. çoğu zaman insanların “kaliteli araba “ dediklerinde, aslında bir çok ekstrası olan, içi deri kaplamalı v.s gibi bir lüks arabayı kastetmekte idiler. bir halı kaliteli halı diye tarif edildiğinde, aslında onun yüksek yoğunlukta ilmekli bir saf ipek veya yün olduğu kastedilmekteydi. bütün bunlar “kalite”nin anlaşılması güç ve başa çıkılması olanaksız bir kavram gibi görünmesine neden oluyordu.
böyle kesin olmayan ve bir sürü anlam ifade eden bir şeyle nasıl başa çıkabilirsiniz? bu da kalitenin planlanmadan ve yönetilmeden önce kesin olarak tarif edilmesi gerektiğini göstermektedir.
öyleyse kalite nedir?
yukarıda belirtildiği gibi, eğer bu soruyu sorarsanız, sorduğunuz insan sayısı kadar cevap alırsınız. bunun nedeni kalitenin bireysel algılanma şeklidir. kalite ile güzellik arasında büyük bir benzerlik vardır. bana güzel olan size güzel değildir veya tam tersi olabilir. benim kaliteli bir ürün dediğim, size kaliteli bir ürün olarak görünmeyebilir. güzellik kişisel bir tattır ve siz şu deyimi mutlaka duymuşsunuzdur. ‘güzellik sahibinin gözündedir’. diğer bir deyişle güzelliğin algılanması kişisel görüş olayıdır. aynı şekilde insanların ürünlere, proseslere ve organizasyonlara gereksinmeleri ve bunlarla ilgli istekleri vardır ve bu nedenle kalite algılamaları gereksinmelerinin ne kadar iyi karşılandığına bağlıdır. böylece kalite; güzellik gibi, sahibinin gözündedir.
tabii ki güzellik veya kalite, varlığın tek belirgin özelliği değildir, sadece karakteristiklerinin birini kapsar. bir sanat eserine baktığınızda, bir çok unsurun tek başına güzel olmadığını fakat bir bütün olarak güzel olduğunu görebilirsiniz. baktığınız nesne bir bütün olarak çirkin olabilir ama bir çok unsur veya özelliğini tek başına güzel bulabilirsiniz. aynı şekilde, ürünün sadece bir özelliği sizin o ürünü kaliteli bulmanızı sağlamaz. örneğin, bir araba çok güzel şekillendirilmiş, akıllıca düzenlenmiş, konforlu iç bölümü vardır ama motoru devamlı arızalanmaktadır. doğal olarak bu arabayı kaliteli bir ürün olarak değerlendirmezsiniz. bu nedenle kalite, güzellik gibi, bir varlığın tek bir özelliğini değil, isteklerin ne kadar iyi karşılandığını gösteren bütün özelliklerini kapsamaktadır.
- iso 9000-2000 “kalite yönetim sistemleri-temel kavramlar, terimler ve tarifler ” kaliteyi şöyle tarif eder.
“yapısal özellikler(kalıcı) grubunun şartları yerine getirme derecesi.”
- kalite fikri yeni bir buluş olmayıp yüzlerce ve binlerce yıl boyu var olmuştur. büyük bir olasılıkla ticaret kadar eski olup, insanların artı ürün yaratmaya başlamaları ve bunları arzu ettikleri başka ürünlerle değiştirmeyi teklif ettikleri zamana kadar gitmektedir. kaliteye bakış önceden sadece ürünün performansına yoğunlaşmıştı. birçok kişi çin imparatorlarıyla birlikte gömülen “terracotta ordusu” denilen yaya ve atlı çamur askerleri bilir. bilinmeyen ise her heykelin başka bir usta tarafından yapıldığı ve üstünde yapan ustanın işaretini taşıdığıdır. bu işaret, imparatorun isteğine uygun çamur askerleri yapmayan ustaları saptamayı ve onları cezalandırmayı sağlamıştır. çok ciddi olan bu ceza, işlerin ilk defada doğru yapılmasına ders olması amacını taşıyordu.
isa’dan binlerce yıl önce mısır, dünyada ilk dokümanlı kalite sistemi olarak kabul edilen, “the book of the dead” kitabının ön sözünü yazdı. bu dokümanda ölümden sonrasına vücut ve ruhu hazırlamak için gereken detaylı prosedürler bulunuyordu. tut-ankh-amon’un mezarının bulunması bu prosedürlerin harfiyen uygulandığını göstermiş ve bir çok mumyanın durumu da talimatlara uygun ürün performanslarının başarısında sistemin nasıl etkili olduğunu ispat etmiştir.
on birinci yüzyıl civarında karışımın içindeki kıymetli metallerin minimum içeriğini belirtmek için gümüş ve altın ürünlere resmi ayar damgası koyma sistemi başladı.
orta çağlardan beri usta zanaatkarların amacı kaliteli ürünler yapmaktı. usta zanaatkarlar olarak kaliteli ürünlerden dolayı ün kazanıyorlardı. bu başarıyı, uzun ve zahmetli çıraklıkla geçen yılların sonunda elde edebiliyorlardı. zanaatkarlar kendilerini tekelci (monopolistik) loncalar şeklinde organize ederek yüksek seviyede kaliteli ürün elde etmeyi amaçlayarak, ticaret ve üyelik düzeniyle yüksek beceri seviyelerine ulaşıyorlardı.
endüstriyel devrim sonucunda, küçük zanaatkarlar, modern makinalarla yapılan üretim metodlarını kullanan, toplu seri üretim yapan büyük fabrikalarla başa çıkamadılar. fabrikalar; işçileri, süpervizörleri, formenleri ve yöneticileri içine alan yeni organizasyon ve yeni yönetim şekilleri uyguladılar. müdürü, satıcısı, satın almacısı ve işçisi tek adam olan birine yer kalmadı. taylorizm tarafından tanıtılan bilimsel yönetim, seri üretim (zincir üretim diye de bilinir) yoluyla üretimi attırmak için mekanik operasyonu ortaya çıkardı. burada işler uzman işçilerce üretilen bireysel parçalara bölündü. taylorizm kalitenin garantörü olan zanaatkarlığın kaybolmasına yol açtı. seri üretim, ilk zamanlarında, düşük kaliteli malların üretilmesine ve ürün kalitesinin, o tarihten itibaren, kontrole bağlı olmasına neden oldu.
birinci dünya savaşında silah ve cephane için olan büyük talep daha büyük üretim çıktısına gereklilik doğurdu. bu şans yanlış kullanıldı ve standart altı üretim sonuçları fransa’ daki siperlerde açıkça görüldü. kalite çok önemli bir konu haline geliyordu. maalesef 1931 yılına kadar bu konuda hiç bir şey yapılmadı. bell laboratuarları’ndan w.a. shewhart’ın “ imal edilmiş ürünlerin kalitesinin ekonomik kontrolü” adlı yayını çıktı. bu kitap, üretim kalite kontrol sözcüğünün tam tariflerini ortaya koydu ve taylor'ın teorisine büyük destek verdi.
ikinci dünya savaşında üretimde yine büyük bir patlama görüldü. amerika birleşik devletlerinde, askeri standartlar olan mil-i-45208 kontrol sistem gereksinmeleri ve mil-q-9858 kalite sistem spesifikasyonları ile kalite güvenceye sistematik yaklaşım yeniden icat edildi. amerikalılar’ın göstermiş olduğu tüm bu çaba, kalite sahasında uzun süreli etkilere sahip oldu. askeri standartlar nato tarafından müttefik kalite güvence yayınları olarak uygulandı ve batı dünyasnda kalite güvencenin gelişmesine yardımcı oldu. savaş üretim kurulu binlerce kalite uzmanı yetiştirdi. bu kişiler amerikan kalite kontrol kurulunun kurucuları ve ana nüvesi oldular ve kalite güvence kavramının gelişmesinde önemli görevler aldılar.
bindokuzyüzkırklardan itibaren görülen hızlı gelişmelerle birlikte meşhur kalite guruları ortaya çıktılar. bunlardan bazılarının isimleri deming, juran, crosby, shingo, taguchi ve ishikawa idi.
japonların kalite düşüncesindeki devrime katkıları fazla abartılmamalıdır. ikinci dünya savaşından sonra japonlar yeni ekonomik hedefler koyarak büyüme yönünde yeniden yapılandılar. ilk olarak batı pazarlarına akan ürünlerin kalite açısından kötü ünleri vardı. bu zorlukla başa çıkmak kalitede gelişmeyi şart koşuyordu ve japonya’ya amerikan ekonomik destek planları çerçevesinde, deming ve juran gibi amerikan grupları japonların kalite çalışmalarına etkin katkıda bulundular. onların teorileri japon yenilikçilerin çalışmalarına temel oldu (shingo, taguchi, ishikawa ve diğerleri). ishikawa’nın istatistiki kalite kontrol çalışması (sqc) japonya’nın üretimde kalite çalışmalarına araç olmuştur. japonlar yönetimde kalitenin önemini çabuk anladılar ve üretimde kalitenin ilerisine gittiler. bu alanda uluslararası çalışmalara ve kalite düşüncesine baz olan stratejiler oluşturdular. ana prensipler şunlardır:
üst yönetim kalite yönetim uygulamalarında görev almalıdır ve sistemin köşe taşlarını meydana getiren kaliteye koşulsuz destek vermelidir.
organizasyondaki tüm personel kalite yönetimi eğitiminden geçirilmelidir.
kalite iyileştirmeleri sürekli bir proses olarak görülmelidir.
kalite gelişimine işçilerin de katılmaları sağlanmalıdır.
japonlar ticari çıkarlarını verim ve fiyat rekabetinden kalite rekabetine çeviren ilk toplum oldu. kalite devrimleri, kalitedeki rekabeti kazanmalarına yol açtı ve bu da ihracatlarının patlayarak gelişmesiyle sonuçlandı.
bu büyük başarı ve japon ürünlerinin şu andaki ünü batılı ülke endüstrileri için ölçü oldu, bu da uygun kalite yönetim metodlarının uygulanmasına yol açtı. batı artık öğretmen olmadığını ve bu başarı hikayesinden öğrenecek şeyleri olduğunu gördü.
- ihtiyaclarin en dogru sekilde karsilanmasidir. ihtiyaca uygun olmayan hicbirsey kisi icin kaliteli olamaz. ihtiyaci karsilanacak olan birey, topluluk yada bir toplum olabilir. bu nedenle kaliteyi belirleyecek olan da birey, topluluk yada bir toplum olabilir. ornegin, ne kadar mukemmel ve yuksek bir teknolojiye sahip olursa olsun genis tabanli bir lastik, arazi araci sahibi (aracini arazide kullanan) bir tuketici icin kalite degildir. cunku genis taban lastigin camurlu ve batak yollari asma sansi neredeyse yoktur, hic utanmadan batar. genis tabanlara gore daha ucuz olan dar lastikler ise bu tip arazi faaliyetleri icin cok daha iyi bir performans sergiler, camurda kendine yol acarak ilerler. goruldugu gibi kalitenin unsurlari arasinda fiyat soz konusu bile degildir, en azindan ilk 3 unsurun icinde degildir.
http://www.gezgin.com/defter/kalite
- son zamanlarda yanlis kullanimi yuregimi burkan kelime.
- ay berke cok kalite bir cocuk...
- nitelikli sekilde siter seni insallah!
- son zamanlarda gittikçe daha yanlış bir şekilde kullanılmaya başlandı bu sözcük. ürün/tüketim alanındaki kullanımı her ne kadar sinir bozucu denecek kadar sıklaştıysa da asıl endişe verici olan kullanımı insanları betimleme amacıyla olanı. daha çok gelir, eğitim seviyesi yüksek, piramidin yukarılarında olan insanlar kullanmayı tercih ediyorlar bu kelimeyi.
sanırım şu unutuluyor: kalite bir kıyastır. "kaliteli"nin olduğu yerde bir de "kalitesiz" olmak zorundadır. işte bu yüzden birisi için kaliteli derken bir çizgi çiziyoruz, insanları o çizginin farklı taraflarına yerleştiriyoruz. bu ayrımcılık (bilinçli olup olmadığını bilemeyiz, o yüzden kopukluk da diyebiliriz) sınıflar arasında ki iletişimsizlik ve ötekileştirmenin bir sonucu olabilir. "kaliteli" olan ile "kalitesiz" arasındaki fark o kadar büyüyebiliyor ki, en sonunda bir gazeteci çıkıp kendi halkına öfke kusabiliyor.
kalite kelimesi bir anlamda kendi beğenilerimizi meşrulaştırmanın bir yolu. çünkü onu kullanırken, farkına varmadan bile olsa da, neyin kaliteli olup olmadığına karar verebilen bir otorite ya dönüşüyoruz. ve bu otorite de tartışılmaz haklılığımız(!)dan geliyor. oysa ki artık "haklılık" diye bir şey olmadığını, binlerce farklı bakış açısının, yaşantının var olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.
kimsenin neyin kaliteli olup olmadığına karar verme ayrıcalığına sahip değil.
- "ne zaman kalite lafini duysam browningimin emniyetini acarim"
to dai
- tekil orneklerle belki de daha rahat aciklanabilir.
mesela bir araba ureticisi bir araba uretmeden once bazi sartlar ortaya koyar. eger bu sartlari uretimden sonra sagliyabiliyorsa araci kalitelidir.
ornek: a firmasi uretecegi aracin motorunun 200.000 kmye kadar sorun cikarmayacagini iddia ediyor.
b firmasi uretecegi aracin motorunun 400.000 kmye kadar sorun cikarmayacagini iddia ediyor.
eger her iki firma da uretimden once belirttikleri sartlari nihai urunde saglarlarsa bunlar ayni kalitede iki urun uretmis demektir. ancak tuketiciler fiyat farki, kullanim alani gibi farkli sebeplerden dolayi birini tercih ederler.
kalitenin en onemli sartlarindan biri de devamlilik ve kaliciliktir. bir marka sigarayi almadan once onu ictigimizde nasil bir tad alacagimizi biliriz bu kalitedir. ama kimisi marlboro sever kimi samsun o ayri. eger iki sigaradan da ictiginiz zaman bir onceki tadi alabiliyorsaniz iki sigarada ayni kalitededir kanimca...
- her kararda onceligi olmasi gereken tercih kriteri.
- (bkz: yaşam kalitesi)
- açık, seçik bir daha tanımlamak gerek bunu; iyice anlaşılsın diye: bu bir isimdir, sıfat değil. sıfat hali, kalitelidir.
"kalite iş" denmez, "kaliteli iş" denir. öylesine.
- mürekkep akıtan altın bir dolmakalem mi daha kalitelidir, yoksa yazma işlevini eksiksiz yerine getiren basit bir tükenmez kalem mi?
şeklinde bir soruyla farklı boyutlarına yelken açtığımız kavram..
Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.