el degmemis doga, goz degmemis manzaraarayisindaki insanlarin yatla gezintiye cikmasi. istendigi yere demir atilmasi gibi ozgurlukcu tutumlar da sergiletir. bu kelimeyle insanin gozunun onune yatin burun kisminda ayakta duran bikinili bir hatun geliyor.
inandik. evet evet hepimiz inandik, hayal ettik, filmlerden etkilendik. vardi yesil yaratiklar uzayda. nedense onlari kel, kisa boylu, seytanimsi kulakli, biraci gobekli hayal ettik.yesildiler, belki de kutsal rengi verirsek onlara bize saldirmazlar sandik. ama bilinmeyen ucra koselerde de mavi renklileri vardi bunlarin ki mavi turu olusturuyorlardi, bu turun detaylari icinse hayallerimiz rezerve edilmemisti, yonlendirilmeye aciktik. sekillerini yazmicam ki herkesin sekli kendine olsun.
güvertede yatmak, denizin maviliğine uyanmak, her akşam gitar çalmak, her akşam muhabbet etmek, her gün denizde olmak, hep beraber olmak, dinlenmek, yorulmak bütünlüğündeki tekne gezileri.
minimum 4 gun yapilmasi gereken, iyi bir kaptan ve ekibiyle muhtesem olabilecek, ilk gun belirlenen rotanin ne olursa olsun disina cikilmamasini tavsiye ettigim insani her gece kaptanla geminin en ucuna cikip gunesi 1 sise rakiyla batirmaya zorlayan muhtesem aktivite.
fethiyegocek koyundaki 12 adalar da ve en az 10 gun sure ile yapildiginda keyfine doyulmayan tatil turu.
sabah yüzünü denizde yıkamak, avladıklarını yemek, gece denize girmek aktivitelerinin defalarca tekrarlandığı, gece almelerinin acayip keyif verdiği, doğal güzelliklere doygunluğu hakkıyla yaratabilen tek tatil biçimi.
ufak bir yelkenli alırsınız. işi, gücü, şehir hayatını, betonu, kimyasalları bırakır hayatın tüm yapaylığını bırakır güney egeye yelken açarsınız. doğa sizi bağrına basar, yedirir içirir. doğa sizi sever, siz de ona saygı duyduğunuz sürece. artık siz mavi yolculuksunuzdur. evet hayatı bulmuşsunuzdur. tebrikler.
tadı damağımda kalmış, insana sınırlı günde hayatının en güzel tatillerinden birini yaşatan yolculuk. hele güzel bir ortam da oluşmuşsa tadından yenmez. her sabah erkenden doğal bir mutlulukla uyanmak, daha ayılmadan denize atlamak, mis gibi kokan ekmeklerle müthiş bir kahvaltı yapmak, güneşlenmek, akşam olunca kaptanın elinden en leziz balıkları rakı eşliğinde neş'e içinde yemek, gece yarısı olunca da yatın üst katında buz gibi birayla yıldızları seyrederek uykuya dalmak...
bir kere yapıldığı taktirde, sonraki yaz tatillerinizde en az 1 haftanızı kati suretle ayırmaya ant içeceğiniz, ilk önce "ay nasıl olucak o, sıcakta balık istifi gibi yanyana açık hava da mı yatılır, adam gibi banyo yapmadan 1 hafta nasıl durulur?" falan dedirten, daha sonra da "amaaan, kim takar" kıvamına getiren, muhteşem bir huzura erilen, harika ötesi, tatil turu. bunu, tanımadıkları ailelerle ortak tekne kiralayıp yapan insanlar da çok. ama bence bir teknyi doldurabilecek sayıda yakın arkadaşlarla* keyfi bambaşka. öyle önünüze gelenle çok zorlanabilirsiniz, zira 1 hafta boyunca göççücük teknede burun buruna yaşamaktasınız.
gördüğünüz koylar, içinde yüzdüğünüz denizin rengi, sabah 5de güneşle uyanıp yüzünü yıkamak için denize atlamak, gece ay ışığında denize girmek ve denizin içinde rakı sefası yapmak, yok efendim akşam yemeklerindeki o muhteşem eğlence, tavla okey ve bilimum oyunların eğlencesinin bile deniz üzerinde başka olması, balık tutmanın keyfi, sessizlik, huzur... kısaca: (bkz: tadından yenmez)!
bu 1 hafta boyunca yaşanabilcek en büyük sorun arı istilasıdır. özellikle de sabah kahvaltılarında, ağustos ayı boyunca rahat vermezler. gece sivrisinek olmaz pek. bir de bazen aynı koya gelip parkeden diğer teknenin şamatacı, sarhoş kadrosu size batabilir. bu durumda da kolayı var: "kaptan çek bizi bi yandaki koya" dersiniz, olur biter. müştemilatın iyi olması da oldukça önemli tabii. zira onlarla da burun burunasınız devamlı. bazı hassas bünyeleri uzun yolculuklar sırasında deniz tutabilir. yanınıza gerekli alet edavatları almak şarttır. onun dışında taze ekmeğiniz, sütünüz, dondurmanız ve hatta gözleme/börek-çörekleriniz bile her sabah isteğiniz dahilinde size gelir. (baya kazıktır fakat) ringo, muz ve benzeri atraksiyonlar da yanaşır teknelere tek tek sorar isteyen var mı diye. hayatınızın tatilidir mavi tur! memnun mesut ayrılınır, herkese tavsiye edilinir, tatil anıları biraraya gelindiği vakit kuşkusuz muhabbet konusu edilir. ve sonra da... kış boyu, tatilde çekilen 1000lerce fotografa bakıp bakıp melankoli yapılır.
denizle içiçe bir tatil çeşidi. sabahın köründe, gecenin en koyusunda denize girmek, güvertede battaniyeye sarılıp yıldızların altında uyumak, kuytu bir koyda aysız bir gökyüzünde ne kadar çok yıldız olduğunu görüp şaşırmak, güneşin doğuşunu izlemek için erkenden uyanmak, yüzünü denizle yıkamak.
iki şekilde yapılabilir. kabin kiralamak ya da tekne kiralamak. kabin kiralamak ya da turizmci jargonuyla charter nispeten daha ucuz, tam bir otel mantığıyla teknede bir kabin tutarsınız, tam pansiyon usulüyle konaklarsınız ve içkilerinizi de ekstra ödersiniz. dezavantajı ise tanımadığınız bir dolu insanla bir arada olursunuz. nihayetinde sınırlı bir alanda günde 3 öğün yiyip içecek, denize girip çıkacak ve güneşleneceksiniz. rahat olamama ihtimali var.
tekne kiralamak ise kendi arkadaş grubunuzla gidip deniz keyfini doyasıya yaşamak için en güzel yol. önce grubunuzu oluşturun, ideali 8 ile 12 kişi arasıdır bence. kafa dengi, mızmızlık yapmayan, derdi konfordan çok denizin keyifini çıkarmak olanları tercih edin. mümkünse çocuk olmasın aranızda. tarih olarak şahsi tercihim haziran başı ya da eylül sonlarıdır. haziran başında koylar sakin ve temiz olur ama deniz genellikle soğuktur. eylül sonlarında ise koylar yaz yorgunudur biraz biraz ama deniz ısınmıştır. bayram tatilleri gibi ülkece tatil yörelerine akın edilen dönemlerden mümkün mertebe uzak durun. her koy fazlasıyla kalabalıktır. grup tamam, tarih belli ise sıra geldi tekneyi bulmaya. neredeyse her bütçeye göre bir tekne bulabilirsiniz. günlüğü 8-10 bin euro olan tekne de var, 250 euro olan tekne de. yüksek sezonda değilse orta halli 4-6 kamaralı 20-25 metrelik bir tekneyi haftalığı 2000-2500 euro civarında bulabilirsiniz. kıyasıya pazarlık edin. teknede buz makinesi var mı bakın. oldukça önemli... rota ne olacak? göcek ve fethiye gibi popülerliği tavan yapmış bir rotanız varsa tarih çok önem kazanıyor. göcek ve cviarında bayram tatillerinde istanbul trafiğini andıran bir yat trafiği görürsünüz ve koylarda demir atacak yer bulamazsınız. çok can sıkıcı olabilir. kumanyayı ya siz halledersiniz ya da tekne kaptanıyla aşçı bu alışverişi sizin için yapar. tavsiyem günlük olarak üç aşağı beş yukarı bir menü hazırlamanız, tecrübeli mavi turculardan da destek almanız ve son olarak teknenin aşçısıyla listeyi nihayetlendirmeniz. içki konusunu her katılımcı kendi içkisini getirsin diyerek çözün.
iyi bir aşçı, kafa bir kaptan ve çalışkan bir miçoyla tadından yenmez bir tatil sizi bekliyor.
kafa dengi bir grupla bir kez yapıldı mı, bünyeye bir kez girdi mi insanı bağımlı hale getirir. döner dönmez bir sonraki tatil için rota planlarken bulursunuz kendinizi.
Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.