michelangelo

michelangelo

michelangelo

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : michelangelo için sonuçlar

michelangelo için diğer sonuçlar

  1. ronesans ressami, "ben heykeltrasım ressam degilim" demesine ragmen zorla resim yaptırılan kisi.
  2. ayni zamanda cagdasi leonardo da vinci ile de siki bir rekabet icindedir.devamlı birbirlerine satasir daha guzel eserler yapmak icin yarisirlar birbirleriyle.leonardo,michelangelo ı assalar ve cizdigi figurleri icine ceviz kabugu doldurulmus insanlara benzetir.(haksizda degildir hani)vede tartisma heykeltraslikmi daha makbuldur ressamlık mıya doner.zaten asabi olan michelangelo ile aralarindaki bu rekabet ölene dek surer..kazancli cikanda biz olmusuzdur bundan..
  3. bir tur ninja kaplumbaga.
  4. rönesans dönemi ressam ve heykeltraşıdır.
  5. eski bir virüstür. bayaa ünlü olmuştur.
  6. (bkz: palazzo farnese)
  7. sistine kilisesini boyamamak icin papa`yla taki$mi$, omzuna bir sopa yiyince ikna olmu$tur.
    genc ya$inda ba$ladigi heykeltra$ligi olene dek surdurmu$, ve hatta ya$liliginin dorugundayken bile onu izleyen bir tarihcinin agzindan ' oyle hizli cali$iyordu ki, 3 ki$inin bir ta$i i$leyecegi gibi heykel yapiyordu sanki' lafini almi$tir.
    her zaman resmi heykelden daha alt bir sanat olarak gormu$tur, gencecikken yaptigi me$hur pieta 'si ile me$hurlugu yakalami$tir. bu heykelini burada anlatmak yersiz, ama gene poz olarak meryemin kucaginda ki , carmih'dan indirilmi$ isa nin cesedi olarak anlatilabilir.
    sonraki buyuk ve unutulmaz projesi david heykeli olmu$tur. cok uzun zamandir ortalikta gezinen ve ba$ka bir heykeltra$a ait olan 7m 'den buyuk bir mermeri alip i$lemi$, ve heykel tarihine antik donemden beri belki de yapilmi$ en buyuk eseri kazandirmi$tir.
    bu heykelle ilgili bir de soylence vardir. michelangelo heykeli i$lerken, $ehir buyuklerinden biri gelir ve burnu biraz buyuk olmami$ mi hocam? der. o da caktirmadan platform da kalmi$ mermer tozundan biraz avucuna alir ve hicbir$ey yapmadan sanki burnu i$liyormu$ gibi yaparak avucundan onlari doker. nasil oldu hocam der sonra da bu ukala ki$iye, super super cevabini alir.
    david den sonraki en buyuk cali$masi freud'un da ustune inceleme yazacagi , ve yine insanligin gordugu en onemli heykellerden biri olan , papa'nin mezari icin yapilmi$ olan musa heykelidir. freud gibi oturup musanin pozu uzerine 40.000 yorum yapmak gereksiz, ama bu kadar yoruma acik bir hareket silsilesi ve yuz ifadesi icermektedir heykel.
    yarim biraktigi cali$malari olan ve yine papa`nin mezari icin yapildigi bilinen esirler serisi sanki michelangelo'nun heykel icin soylediklerini dogrular nitelikte yarim birakilmi$ ama mukemmeldir; ve o aynen $oyle demi$tir, ben heykeli yapmiyorum, sadece mermeri gereksiz taraflarindan ayiriyorum, ve icinden o heykel doguyor (boyleydi galiba).
    ressamlik ve heykeltra$liktan ba$ka en buyuk ozelligi ic mimarligi ve mimarligidir. floransa da yaptigi kubbe ile butun avrupaya esim kaynagi olmu$tur, ve bir cok papalik binasinin alinlik dizaynlarindan tutunda ic yapilarinin gorunu$une hatta merdivenlerine kadar kendisi cizmi$ ve uygulami$tir.
    hayati boyunca aynen leonardo gibi bir kadinla adam gibi bir ili$kisi olmadigi soylenmi$tir. freud ise klasik olarak 'bu adam ibne! ' ciki$ini yapmi$tir.
    michelangelo 'nun en sinir bozucu yani ciraklari ile birlikte pek cok projesini ve cizimlerini yok etmi$ olmasi , geriye eserlerin kendilerinden gayri cok az iz birakmi$ olmasidir. hayatinin sonunda yaninda kalan son ciragi ile bir carmih'tan indirili$ sahnesini yontarken hayata veda etmi$tir gec bir ya$inda.
    $iirleri, heykelleri, resimleri , binalari , en onemlisi de rafael gibi buyuk pek cok ressamin (ki kendisi $ahsen rafael'den uzun bir sure nefret etmi$, 'ben ogrettim o herife bildigi her$eyi resim hakkinda' demi$ ama rafael'in onu bir ogretmen olarak belledigini gorunce bu soyleminden caymi$tir) uzerinde biraktigi yuzyillar boyu surecek etkidir.
    kendisinin boyadigi mah$er freskosu yine sistine kilisesindedir, ve michelangelo kendisini burada bir azizin elinde tuttugu bir soyulmu$ insan derisi gibi resmetmi$tir. kendisinin acili ve anlamini bulamadigi hayatinin etkisi olarak yorumlanmi$tir bu caglar boyu.
    sistine kilisesi yine restorasyondan gectikten sonra ne kadar mukemmel ve canli renklere sahip oldugu meydana cikmi$, michelangelo'ya atfedilen "karanlik" lakabi ile alakasi olmadigi meydana cikmi$tir son yillarda ortaya cikan bomba bir geli$me olarak.
    ve yine kendisinin olumunden sonra kiyamet freskosu bir ba$ka ressam tarafindan papanin onayiyla boyanarak ciplak isa, yani pipisi falan meydanda olan dunyanin tek isa'si boyanmi$ ve boylece akillarinca dustura uydurulmu$tur.
    gelmi$ gecmi$ en buyuk ustalardan michelangelo'yu buradan selamlar, entry/2 deki gibi bir ninja tosbaga olarak anildigi icin ozur dilerim.
  8. "i saw the angel in the marble and carved until i set him free..."
    michelangelo
  9. book of geniusun 11 kıstasına göre gelmiş geçmiş en büyük 5. dehadır..toplam puanı 814 dür...
  10. yeni bir çizimi bulunan ve değeri 10 milyon dolar olan ünlü italyan ressam.
    newyork metropolitan muzesinin 1942 yılında ingiliz bir koleksiyoncudan 60$'a aldığı çizimin 60 yıl salak bi odada unutulup şimdi tekrar bulunup incelenmesi de ayrı bir salaklıktır kanımca.
  11. michelangelo buonarroti, 6 mart 1475 tarihinde, italya’da floransa’nın güneyindeki caprese şehri’nde doğdu. michelangelo’yu bir taş yontucusunun karısı emzirdi. çocukluğunda çekişler ve taşçı kalemleri ile oynaması onun büyüdüğünde heykelciliğe yönelmesinin etken olduğu söylenir.
    1488’de babası tarafından floransa’da ressam ghirlandaio’nun atelyesine verildi. kendisinin ilerde en güçlü yanını oluşturacak olan fresk (duvar resmini) yapmayı öğrendi. amacı taş kitleleri dile getirecek gerçek bir heykeltraş olmaktı.
    tesadüf onu lorenzo di medici ile karşılaştırdı. floransa dukası olan medici, michelangelo’nun zeka ve sanat kabiliyetine hayran oldu. onu sarayına aldı., çocuklarıyla tanıştırdı. geleceğin dahisi gerçek bir evlat ilgisi gördü. duka’nın çocukları ile birlikte, medicilerin plazza san marco’ da kurmuş oldukları, ünlü “bahçe okulu”na devam etti. eski dönemlerden kalma sanat eserlerini tanıdığı gibi, zamanın önde gelen filozof, fikir adamı, bilgin ve santçılarıyla tanışıp onlardan yararlandı
    masccio’nun resimleri, onda resim yapmaya karşı heves uyandırdı. saray cerrahıyla morga giderek insan anatomisi üzerinde bilgi edindi. michelangelo medicilerin sarayında üç yıl kalabildi. 1492’de lorenzo ölünce buradan ayrıldı. venedik ve bolgna’ya gitti. gianfrancesco aldovrandi’nin konuğu olarak bir yıl kadar bu şehirde kaldı. 1495’de floransa’ya döndü. dinsel konular ve mitolojiyi işliyordu.”uyuyan aşk ilahı” adlı heykel, kardinal riaria’nın eline geçince, onu roma’ya davet etti. 14961501 yıllarında roma’da kaldı. bu şehirde eski roma ve grek heykellerini inceledi. “sarhoş baküs” ve vatikan için yaptığı “pieta” da zerafet endişesi, donuk ve tutucu bir üslup görülür.
    1501’de floransa’ya davet edildi. kendisine santa maria del fiore kilisesi’nin avlusunda yatan kocaman bir mermer blok gösterildi. 40 yıl önce heykelci agostino di duccio bundan “davud” heykeli yapmak istemiş, fakat işe başlarken bırakmıştır. sonraları hiçbir heykelci, carrara ocaklarından getirilmiş bu mermere, ziyan etmek korkusuyla, elini sürememişti. michelangelo’ya iki yıl süre tanımışlardı. fakat o dört yıl uğraştı ve ortaya 7 metre boyunda bir şaheser çıkardı. “davut”, o kadar çok beğenildi ki leonardo da vinci, botticelli, filippo lippi, perugino ve piero di cosimo’dan oluşan bir jüri tarafından şehrin en önemli yerine diktirilmesi uygun görüldü. ve böylece palazzo della signoria’nın önünde duran ünlü heykelci donatello’nun yaptığı “judith” adlı heykel kaldırıldı ve onun yerine yerleştirildi. 1505 yılının mart ayında papa ikinci giulo, michelangelo’yu roma’ya çağırttı. istediği, kendisine muhteşem bir anıt-mezar hazırlatmak, adını yeryüzünde ebedîleştirmekti. 1505’ de ikinci defa roma’ya geldi. gerekli mermeri seçmek üzere taş ocaklarının bulunduğu carrara’ya gitti. musa’nın heykelini yapma fikri burada aklına geldi. giulio’nun mezarına, esas motif olarak musa’yı koyacaktı. roma’ya dönünce sistina kilisesinin duvar ve kubbelerini, dinsel fresklerle süsleme işini kendisine verdiler. mezar işi geri kalmıştı. önce kızıp floransa’ya döndü. papa’nın ısrarlı dâvetleri üzerine, iki yıl sonra roma’ya gelip meşhur fresklere başladı. 14x40 metre genişliğindeki tavanı tam dört yıl uğraşarak bir şaheser yarattı. önce yardımcıları ile işe girişti. beceriksizlikleri yüzünden hepsini kovdu. bir deli gibi kiliseye kapandı; kapıları kilitledi. tek başına, iskelelere tırmanıp resimleri tamamladı.
    bu çalışma tarzı son derece güç, âdeta öldürücü bir işti. fresk tekniğinin gerekleri çok ağırdı. boya duvar yaşken vurulmalıydı. sıva üzerinde fırçanın yürümesi zor oluyor, fazla kuvvet sarfetmeyi gerektiriyordu. iskele tavana çok yakın olduğu için, çoğu zaman sırtüstü yatıp çalışmaktan her tarafı yaralar, ağrılar içinde kalıyordu. kilise törenle halka açıldığı zaman içeri girenlerin yalnız iki çeşit tepkisi oldu: hayret ve korku... gördükleri şey, güzelliği bakımından herkezi hayrete düşürüyordu. michelangelo’yu şeytanın ta kendisiymiş gibi görüyorlardı. papa bile şaşırmıştı.
    1513’de papa öldü. giulio’nun yeniden ele alındı. fakat, michelangelo birçok sipariş aldığı için bu işe başlayamadı. ancak 1544’de “musa” adlı görkemli heykeli tamamladı. heykelin, aslında cansız bir mermer olduğuna michelangelo bile inanmak istemedi. ruh kuvvetini madde gücü hâlinde okadar mükemmel canlandırmıştı ki, eseri bittikten sonra çekici ile heykelin dizine vurmuş ve: "konuş" diye haykırmıştı!
    sanatçı artık şöhretin zirvesine ulaşmıştı. papaların gözbebeği idi. san lorenzo kilisesi’nin dış cephesi projesi, medicileri aile mezarları için heykellerini yaptı. medicilerden papa olan clemente vii’ nin isteğine uyarak hazırladı. michelangelo çok yönlü bir sanatçı idi. şiirleri, mektupları, düz yazıları, resimleri, heykelciliği ve mimarlığı vardı. 1547’de ünlü san pietro (sen piyer) kilisesi’nin kubbesini yapmış; içini resimlerle süslemiş, floransa ve roma’daki bir çok önemli bina için plân ve projeler çizmiştir. papalar, imparatorlar, prensler ve şairler tarafından çeşitli şekillerde taklit edilmiş; sanatçıların bazıları tarafından kıskançlıkla dahi olsa takdir edilirken, bazıları tarafından ise nefret edilmiştir.
    1555’de ancak 10 yıl sonra tekrar ele alacağı ve tamamlamadan öleceği “pieta” isimli heykel gurubuna başladı. “hiçbir düşüncem yoktur ki ölüm fikriyle şeklini bulmuş olmasın” diyen büyük sanatçı 18 şubat 1564’te 89 yaşında öldü. floransa’da santa croce kilisesi’nde, dante anıtı’nın yanına gömüldü.
    michelangelo: “kutsal aile” adlı eserin çözümlenmesi;
    “kutsal aile” (the holy family / doni madonna) konulu tabloyu da yine 1504 yılında tamamlamıştır. daha ilk bakışta, bu iki yapıtı birbirinden ayıran ve genellikle malzeme değişikliğinden kaynaklandığı sanılan farklılıklar dikkatimizi çeker. ama gerçekte bu tablo ile aynı yılda yapılan heykel arasında, devinim bakımından farklılıklar vardır. “kutsal aile” tablosu, insan figürlerinin kavisli ve ritmik hareketleriyle ortaya çıkan bir devinme (devinim) duygusu ile dikkati çeker. figürlerin hareketleri, tablonun yuvarlak formuna uygundur. tabloda joseph, annesinin kollarına atılmak isteyen çocuğa yardım etmektedir. yüzü çocuğa dönük olan anne, tüm dikkatini ona yöneltmiştir. heykelde ise, bakire meryem, bir şeye konsantre olmuş gibi dalgın, çocuk sakindir. resimdeki hareketliliğin tersine, burada bir durgunluk egemendir. heykelde , giysiler ve diğer kumaş kıvrımları, figürün bu rahat ve asude görünümü ile oturuşuna belli bir ağırlık duygusu vermektedir. bu duygu, kumaş kıvrımlarının dikey hareketleriyle de desteklenmiştir. michelangelo’nun bu yapıtını, sanatçının aşağı yukarı yirmi yıl önce yaptığı “medici madonnası”ile karşılaştırdığımızda bunlardan birinin, diğer iki çalışmaya ait kimi öğeleri içerdiğini görürüz. medici uyarlamasında iki figür, birbirine karşıt hareketleri içerir. çocuğun duruşu, meryem’in (annesinin) dalgın yüz ifadesini güçlendiren; onun değerlerini ortaya çıkaran bir hareketlilik içindedir. hz. isa burada, sıradan bir çocuk gibi kıpırdanırken, meryem, sanki çocuğun, yakın bir gelecekteki trajedisinin bilincine varmış olan ve bu dramatik geleceği önceden hisseden bir kadının iç dünyasını, kendi duruşu ve yüz ifadesinde barındırmaktadır. italyan yüksek rönesans sanatı’nın gözde isimlerinden ve dünya sanat tarihinin de dönemi için leonardo da vinci ve raffaello ile birlikte olağanüstü bir deha olarak kabul ettiği sanatçı kendisine özgü heykelsi ve kabartmaya yaklaşan form anlayışıla belirginleşen bir resmin temsilcisidir. kendisinin “benim gözümde resim, kabartma ve heykele yaklaştığı oranda iyidir, değerlidir. kabartma ve heykel tarzında yapılmış bir çalışma ise resme yaklaştığı oranda kötüdür ve değersizdir.” deyişi de sanat anlayışını açıkça yansıtmaktadır. bunda aslında kendisinin heykeltraş da aynı zamanda olmasının payı büyüktür. özellikle heykele yaklaşan belirli bir form duyarlığıyla ele aldığı insan vücudu ve insan formlarına verdiği önem ve görsel uygulamasına getirdiği yeniliklerle belirginleşir. 1504 dolaylarında “kutsal aile” konulu resim sanatçıya iki güçlü aile olan doniler ve strozziler arasındaki evlilik nedeniyle sipariş edilmiştir. bu yüzden tonto doni de denilmektedir. eserin çapı 120 cm’dir. sanatçı duvar ve tavan resmini (fresk) ve heykeli hepsinden önemli sayardı. bu tablodaki renk anlayışı, duvar resimlerinden farksızdır. resimdeki kişiler,renklendirilmiş heykeller gibidir. fondaki figürlerin tam bir gerçeklikle çırılçıplak çizilmesi, bazı eleştiricileri rahatsız etmiştir. ilk bakışta da fark edildiği gibi, tüm etkilenmelere rahmen ressamın, leonardo da vinci’nin tarafından geliştirilen ve pek çok ünlü ressamla birlikte raffaello tarafından da kullanılanılmış olan şemayı yıkma eğilimi açıkça görülmektedir.önceki yapıtların üçgen ve piramidal kuruluşu da bu nedenle alt üst edilmiş ve yapıtın dairevi çerçevesine uydurulmuştur. yusuf tamamen ikinci plana atılan vaftizci yahya’nın yerine geçirilmiş ve kutsal bir konuyla açıkça zıtlık teşkil eden çıplak genç adam figürü fona yerleştirilmiştir. bu yapıttaki vücutların hacim değerlerinin gösterilmesi ve hareketin görsel ifadesi, duruş ve davranışlardaki etkileyici hareketlilik, yapıta sinen duyarlılık, grafik düzendeki değişik canlı ve dinamik klasik yüksek rönesans resim anlayışını boyutlarını gösterirken, sanatçının çizgiselliğe verdiği öncelik özellikle önemli bir nitelik göstermektedir. anlam ve kompozisyondaki bütünlük, sadeliğe sinen zengin görsel güç ve etki tamamen rönesans düşüncesinin kalıplarına uygundur. rönesans resminin baş yapıtlarındandır.
    tam anlamıyla eski ikonografik şemalara karşı bir antipatinin sezildiği ana niteliğiyle bu yapıt, leonardo da vinci ve raffaello tarafından ortaya konmuş benzer konulu yapıtlara da karşı çıkar bir havadadır. ana içeriğinin görsel olarak seyirciye iletilmesinde bağlı kalınan özellikleriyle bu yapıt da, tam anlamıyla neo-platonist bir temel üzerine yerleşen, ama savonarola’nın mistiziminden de izler taşıyan kuruluş şemasına göre biçimlenmiş bir ikonolojik bütün oluşturmaktadır. ruhsal kurtuluşa ve gelişime işaret ettiği fark edilen dağ motifi önüne gelen kademeli bölümlerle temsil edilen anlam katmanları materyal olgusu içinde kaybolan ve tamamen insani bir nitelik gösteren pagan geçmişin çok tanrılı dinleriyle temsil edilen isa’nın gelişinden önceki zamanın ölümcül ve bedeni, ruhsal kurtuluştan uzak, şiddet ve günah dolu alemini temsil eden çıplak adamlarla çukur içinde kutsal aileye bakan, isa’nın öncüsü ve kutsal görevinin habercisi vaftizci yahya bu alem ile isa arasında geçiş unsuru olarak yer almaktadır. özellikle isa öncesi yılların materyal olgusunu belirten toprak altı ve dünyevi bir mekan içinde vaftizci yahya’yı göstermesi, pek çok rönesans resminde bu şahsa verilen önemle ters düşmektedir. ama evlilik münasebetiyle yapılmış bu tablonun ana amacının aile ve ailenin kutsiyetini temsil ederek, kutsal ailenin koruyuculuğu ve şefaatini yaptıranlara iletmesi gibi işlevsel bir yanının bulunduğunun fark edilmesi, mistik boyutu etkisiz bırakmaktadır. ana olgu yahya ve isa arasında mevcut olan kutsal aile bağları ve dolayısıyla da aile olgusudur. yusuf, madde ve şer aleminin içinde gerçeğin tecellisi ve kutsiyeti işaret ederken, eski ahid ortamından yeni ahid ortamına geçişi temsil ederek yahya’ nın bulunduğu insani yaşam ortamını da aşmaktadır. kutsal aile’nin bulunduğu kısım tam anlamıyla ruhsal bir üstünlüğü temsil etmektedir.

    ----http://www.samialtunel.s5.com/michalengelo.html adresinden alinmistir---
  12. 16. yüzyılda italya'nın floransa kentinde yaşamıştır.leonardo dan* 23 yaş küçük olan fakat ondan 45 yıl fazla yaşayan,ustası ghirlandaio olan ve 30 yaşında üne kavuşup kusursuz eserler veren sanatçı...
  13. ninja kaplumbagalardaki cilgin, pizza seven turuncu temali karakter. tarzanvari bir bagirisi vardi yanlis hatirlamiyorsam.
  14. yaşasaydı bugün 528 yaşına* basacak olan sanat canlısı..
  15. italyan kültür merkezi hocalarından.
  16. sanatçı-mesen ilişkisindeki katı dengeyi bozan ve kazanmış olduğu ünle dengeyi sanatçı lehine değiştiren ilk rönesans sanatçısı.
  17. yaratacagi figurun tas blogun icinde varoldugunu, bunu oradan cikarma gorevinin kendinde oldugunu dusunen sanatci.

    heykel yaratmanin ilk basamagi olan, kullanilmayan alanlari cikarma operasyonundan hicbir zaman yararlanmamis, tas blogun icine her yonden degil, tek bir taraftan dalmistir, bu yuzden sansasyonel ve orijinaldir michelangelo.

    ilerki yillarda raphael tarafindan bolca yuceltilmis, $ukelalanmistir ayrica.
  18. ayrıca turuncu ninja kaplumbağa olanı mınçıka kullanır.yada bilemiyorum nunchuks da kullanıyo olabilir.ben mınçıka dıyorum kendisine.neyse en neşeli ve eğlenceli karakterlerden biridir ninja kaplumbaalarda.
    daltonlara benzetirsek biraz avarele yakınsar.
  19. gavurca; -4 büyük melekten biri olan "mikail" demektir.
  20. sadece yaşadığı çağın değil, tüm zamanların en büyük sanatçılarından michelangelo, karşı reform ve rönesans gibi birçok tarihsel olgunun damga vurduğu bir geçiş döneminde yaşar ve yaratır. ressam, mimar, heykeltıraş ve yazın ustası; dehanın yaratıcı enerjisiyle karanlık çağlara karşı verilen bir savaş. maddenin özünden insanın utkusuna giden zorlu ve onurlu bir yol. büyük ustanın yaşamı ve eserleriyle aydınlattığı bir döneme toplu ve bütünlüklü bir bakış.
  21. .."mermerin içinde hapsolmuş meleği gördüm ve o serbest kalana kadar mermeri yonttum"..
    cümlesiyle bu konuyu (bkz: heykeltraslik) özetlemiş dahi....
  22. (bkz: rönesans)
    ayrıca (bkz: renaissance man)
  23. otistik olma ihtimali olduğu söylenen içinde bulunduğu zamanın dahilerinden biri.
    http://www.ntvmsnbc.com/news/272274.asp
  24. "ustasını geçemeyen çırağın allah belasını versin" gibi bir vecizeye imzasını atmış sanatçı.
  25. mukkemmel ronesans donemi ressami,heykeltrasi ve pek cok bazilikanin tasrimcisi.6 mart 1475 te caprese de dogdu.soyadi buonarroti.sistine chapel ya da diger adiyla capello sistina direk gorulmeli.ronesans mukkemmelliyetciliginin yani sira icinde barindirdigi calkantili ruh hali uzeriniz de inanilmaz bir etki birakacaktir.saint pietro kathedraliyle boy bile olcusemez belki ama
    donemin ve ozellikle michelangelo nun ifadesi cok baska olmustur sistine chapel de.bir de daha cok bilgi icin sanat tarihci,ressam robin richmond un genis kapsamli bir kitabi vardir michelangelo and the creation of the sistine chapel diye ilgilenenlere duyurulur...
    veggio nel tup bel viso,signor mio,
    quel che narrar mal puossi in questa vita...
    michelangelo rime, 1534
  26. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.