mudanya

mudanya

mudanya

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : mudanya için sonuçlar

mudanya için diğer sonuçlar

  1. bursa'nın deniz kıyısında bir ilçesi. eğlence yerleri ve lokantaları ile tanınır
  2. insanlari bursa halkiyla tamamen zit yaratili$li ho$ bir belde. deniz kenarinda olmasina ragmen denizine girilemez (en azindan sakincalidir). yazlari nufusu uc be$ bin katina cikar. yerlileri ise zeytincilikle gecinir (gecinmekten otedir aslinda). cok me$hur demiryollari vardir, $imdi cali$miyor ama ilk olmasi ile ilgili bir $eydir, hatta montania oteliyle de ilgilidir.
  3. "yıldız tepe" adlı mekanına sevgili ile gidilip güneşin doğuşu veya batışı zevkle izlenir. her mezuniyet partisinin son durağı olup içkiyi fazla kaçıranlarından bir nevi kusma mekanıdır.
  4. armutlunun karşı kıyısı. genelde armutluya giden vapur ve deniz otobüslerinin uğradığı durak. belki de mudanyaya gidenler armutluya uğruyodur o konuda bi bilgim yok ama insan nerdeyse orası önemliymiş gibi gelir çok benmerkezciyiz hepimiz çok..bi adamsendecilik bi vurdumduymazlık falan..
  5. (bkz: mudanya mutarekesi)
    (bkz: mudanya mutareke binasi)
  6. bostancıya deniz otobüsü ile 2 saat uzakta olan mekan
  7. mudanya tarihte miriea, apamea ve montania isimleriyle de anılmıştır.
  8. şahane rakı balık muhabbeti yapılabilecek harika yer,ordan çıkarsınız 20km aşağıya kurşunluya doğru gidip sahilden geçersiniz yavaş yavaş,ılık rüzgarla deniz kokusu gelir akşam üzeri sarhoşu olursunuz.
  9. bursa'nin mudanya belediyesi ile selanik halkidiki'deki nea moudanya belediyesi arasinda 20 ocak tarihinde imzalanan bir protokolle kardes sehir iliskisi kuruldu.
  10. çocukluğumun en güzel günlerinin geçtiği ilçe.

    bu hafta sonu bir kez daha gördüm mudanya'yı...
    sahilleri parsellenmiş. heryeri çirkin beton yığınlarıyla dolmuş. burgaz, mudanya arası diye bir şey kalmamış. petrol ofisi'yle siemens'in (şimdi pirelli) arasındaki boklu dere kurumuş. boyu var, eni yok bir şehirdi mudanya. zamanında bizim çıkıp çadır kurduğumuz, kamp yaptığımız arkalardaki zeytinliklerle dolu tepelere dikilen apartmanlarla enine boyuna bir şehir olmuş.

    mudanya hala güzel... sadece eskiden doğaldı. şimdi plastik bir güzellik sarıyor, sarmalıyor mudanya'yı.

    hatırlıyorum da, biz çocukken sahilde gazoz satmaya kalkmıştık. toptancıdan schweppes alırdık, bakkal fiyatına şehirdışında olan, petrol ofisi ve siemens'in sahilinde satardık. bütün gün sattığımız gazozların karıyla akşam birer gazozu bedava içerdik. 15-20 günün sonunda zabıta duruma el koymuştu. şimdi mudanya sahilleri seyyar satıcılardan geçilmiyor. o sessiz, sakin sahillere gürültüden yaklaşılmıyor.

    bursa, köyler ve beldelere dolmuşların kalktığı yer hala aynı. çocukluğumuzun bekçi tuncay amcası bekçilikten emekli olmuş, minibüs duraklarının oradaki çay ocağını devralmış. tuncay amca'nın sınıf arkadaşım olan oğlu bülent evlenmiş de, çocukları bile olmuş. hemen yanında deniz otobüslerinin biletlerinin satıldığı bir dükkan var. tabelası ters tarafa baktığı için ancak sorarak bulunabiliyor dükkan. girdiğimde, gayri ihtiyari olarak camlı masadaki resimlere ilişti gözüm. bir baktım, rahmetli babam masadan bana gülümsüyor. saydım, mudanya spor'da fotbol oynadığı günlerden kalma beş farklı resmi vardı babamın camlı masada. bilet satan kızın babası da o takımdaymış. "babamın resimleri." dedi. "benim de babamın resimleri var burada." dedim. ilgisini çekmedi. bir keresinde, şimdi hakem olan lale orta'nın da oynadığı kadın futbol takımı gelmişti mudanyaya. o maç hala oynanıyor camlı masa da. babam da gol atmak üzere...

    ilçe'de atatürk heykeli yoktu, liman'da ismet inönü heykeli vardı. aynı zamanda şehir merkezi olan ve mudanya mütarekesi için gelen yabancı heyeti karşıladığı limanın karşısındaydı inönü'nün heykeli. mudanya'ya her geleni o karşılıyordu. sonradan 12 eylül atatürkçülüğü hesabına tayini çıktı ismet inönü'nün mütareke evi'nin karşısındaki meydanda yeni bir yer tahsis ettiler ikinci adam'a. inönü heykelinin bulunduğu yere de bir atatürk heykeli diktiler. deniz manzaralı yer atatürk'e tahsis edilmişti o zamanlar. tabii şimdi atatürk'ün seyredeceği deniz pek kalmamış. yan gözle bakarsa, çaprazda montania otelini görüyor. montania oteli ise adnan menderes hazretlerinin söktürdüğü demir yolunun mudanya istasyonuna ait olan bina aslında... cartlak bir sarı renk boyamışlar oteli... biz ankara'ya taşınırken hala terkedilmiş istasyon binasıydı orası. camlarına silinmesin diye içeriden adımı yazmıştım.

    gittiğimde baktım, benim adım hala duruyor; ama çocukluğumun mudanyası yerinde değil...

    (bkz: geçmiş zaman olur ki)
  11. rüzgarlı ve dalgalı günlerde deniz kenarındaki kayaların üstünde yürürken ıslanılan, bursa'da yaşarken deniz kokusunu özlediğimde gittiğim yer.
  12. mütarekesiyle ünlü beldemiz..
  13. (bkz: trilye)
  14. yaptığımız şehir turu sırasında "uçan saçlar" erkek kuaförü ve "tarihi yaşayanlar" börekçisini yanyana gördüğümüz şirin ilçe.
  15. ilk ve ortaokul yillarimi gecirdigim ama cesitli sebeplerle yaklasik 7-8 senedir gidemedigim guzel, sirin, sicak kucuk yer... acaba hala montania`nin onundeki basket sahasi eskisi gibi senliklimidir?
  16. lanetli kasaba. içinde adım bile atamadığım, aksi gibi hayatımın anlamını içinde barındıran mekan. nefret ettiğim ve olmak istediğim tek yer.
  17. hiç de şirin bir belde değildir. insanları çarpık düşünür. huzursuzluk kaynağıdır. hareket kısıtlayıcısıdır. yeri gelmiş, sapık yuvası olmuştur. neresine saklansam kurtulabilirim? diye düşündüren, karanlık, ruhsuz yerdir. poyrazsız bir yaz akşamüstü deniz otobüsünün geldiği yere ısrarla baktırandır. bundan başka bir numarası da yoktur zaten. orada aşk doğarsa, öldürmeye çalışır, güzellikleri çirkinleştirmeye, doğruların arasına yalan serpiştirmeye çalışır. derry kasabası gibidir, yaşar ve yaşarken içinde yaşayanların ruhunu emer. çoğu insan bunun farkında değildir ama mudanya insanı tüketir ve bomboş bir hale getirir. adaya* gerek duymayan bir hapishanedir. lütfen ait olduğum yere geri döneyim diye yalvardığında insanı esir eder, lütfen izin ver burada kalayım dediğinde ise kovar. sınırlarından girince özgürlük kelimesinin literatürden silindiği kasaba.
  18. ortaokul ve lise yıllarımda hemen her yaz gittiğimiz (bir zamanların) şirin kasabası. henüz zeytinliklerin canına okunmadığı, bitişik nizam apartmanların birbiri ardına yükselmediği, kasabayı bursa'ya bağlayan yolun otoban formatına dönüşmediği, denize gönül rahatlığıyla girilebildiği, çocukların bisikletlerle dolaştığı, gürültü kaynağı otel montania'nın yerinde metruk tekel deposunun, kamu binasının yerinde de gümrüğe takılmış yabancı plakalı arabaların park edildiği çitli bir alanın bulunduğu zamanlar... o günlerde iskeleye çok yakın bir yerde gazete bayiliği yapan bir kadıncağız vardı. hala orada mıdır, bilmem.
  19. bursa'da ögrenciyseniz ve altinizda araba varsa istediginiz vakitte icmeye gidebileceginiz guzel bir yer.sahile gidip terkedilmis mustakil evlerin onunde zikkimlanip bos sisenin icine mesaj koyup denize firlatabilirsiniz ya da daha yukseklere cikip mukemmel mudanya manzarasinda gunesin batisiyla birlikte ickinizi yudumlayabilirsiniz.bursa tarafindan gelirken pirelli fabrikasini biraz gectikten sonra cok guzel balik lokantalari vardir.ayrica mudanya'nin trilye gibi bir kozu da vardir ki tadindan yenmez.

    (bkz: trilye)
  20. mutareke binasi, montania hoteli, balikci lokantalari, tarihi evleri ile hafta sonu degisik bir gun gecirmek isteyenler icin alternatif olabilecek, organize sanayi metro istasyonuna yaklasik 15 dakika mesafedeki sirin bursa ilcesi. ayrica montania'nin onunde bir basketbol sahasi vardir, futbol delisi kisilerle gittiginizde buldugunuz dandirik bir topla bile eglenebilirsiniz. apo'nun tutuklanip imrali'ya gonderilmesi esnasinda ali kirca'dan reha muthar'a kadar butun basin mensuplari ve haberciler tarafindan mesken tutulmus yerdir ayni zamanda.
  21. karanlık bir yanı olan bursa ilçesi. teknelerin park ettiği kıyıda "kabuklu yemiş yemek yasaktır", "teke yakalamak yasaktır" gibi bir çırpıda, düşünülmeden okunduğunda komik gelebilecek uyarılar bulundurmasına, armutlu'ya uzanan tali yolun üzerinde "tahtalıköy; yeni bir hayata hoşgeldiniz" tabelasını bulundurmasına rağmen iç burkucu bir yanı vardır mudanya'nın. polisiye romanlarda maktulün haftasonunda sevgilisiyle kapandığı gizemli kasabalara benzer.
  22. denizinin kirliliğinden yüzülecek yerleri olmasa da dışarı da içilecek bir tane yeri olan yerleşim alanı. o içilecek yerde ise bazen sıra beklemek gerekebiliyor. öyle tuhaf bir yer.
  23. (bkz: şu an ağlıyorum ve entry giriyorum biliyor musun)
  24. (bkz: izzet kaptan)
  25. (bkz: hotel montania)
  26. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.