persona

persona

persona

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : persona için sonuçlar

persona için diğer sonuçlar

  1. yanilmiyosam bi de non grata olani var bunlarin..
  2. (bkz: persona non grata)
  3. 80 dakikalık ingmar bergman başyapıtı. başrolde liv ullman.
    (bergman bu filmde liv ullman'ın gözlerine aralıksız bir buçuk dakika yakın plan çalışmıştır ve ullman'ın gözü değil kırpılmak, titrememiştir bile.)
  4. bana dağ ile tepe arasındaki farkı örneklerle açıklayabilen insan [anlattıına göre everest tepesi 8847 metreymi$..hesap eyliimmi$ dağ nasıl olur..hesap ettim kilometreler falan oluyo dü$ünsenize bi]
    bu arada dağ gibi adam diip dururlar..allahtan rastlamadım $imdilik ööle "gibi" bi adama..aman akıllara zarar
  5. (bkz: actio in personam)
  6. jung'un analitik psikolojisinde, 'toplumsal maske' olarak adlandırılır. ben de ruhun kaportası olarak adlandırıyorum. hangisi kolayınıza gelirse.
  7. latince maske, karakter, rol, kisi, kisilik
  8. ingmar berman'in izledigim ilk filmi ve bu filmden sonra beni kendisine hayran birakmistir kendisi. ingmar bergman profesyonelligini konusturuyor yine. bas rollerde liv ullman ve bibi anderson oynamistir. basarili bir operacinin birden hayatini suskun bir sekilde devam ettirmeye baslar. olaylar boyle gelisir. tam bir bas yapit denebilir bu film icin. filmin cekim teknigi, sahneleri, iki kadin arasindaki diyaloglari ve kurgusuyla bugun bile cok az sayida yonetmenin basarabilecegi bir tarz vardir bu filmde. anlatmayla kesinlikle anlasilamayacak, tekrar tekrar izlenesi film.
  9. ingiliz edebiyatinda bir siirin kimin agzindan yazildigini belirtmek istediginizde siirin personasindan bahsedersiniz;

    the persona of this poem is....

    "persona: voice in a poem" diye de achiklanabilir..
  10. (bkz: proton persona)
  11. sinematek kuşağında kızılırmak sinemasında ingmar bergman özel gösterimleri bünyesinde izlenebilecek 1966 yapımı film.
  12. varolusun umutsuz düsü.
    -"var gibi olmak değil, var olmak"
  13. "bergman profesyonelligini konusturuyor", "yesilcam'in o zamanlar cektigi filmleri karsilastirirsak filmin kalitesi cok daha iyi belli olur." benzeri sozleri boylesi bir eser icin sarfetmek komik ve absurd kaciyor ne yazik ki. cunku bahsedilen sey, sinema tarihinde yapilmis en iyi filmlerden biri. gorsel ve iceriksel acidan bir doruk noktasi.

    filmde gorulen cekimler icin "tarkovskyvari" demek de oldukca yanlis. aksine film her karesiyle bir bergman filmi oldugunu hissettiriyor. cekildigi donemde henuz tarkovsky'nin daha yolun basindaki bir sinemaci oldugu ve sven nykvist'le sadece son filmi olan the sacrifice'ta (1986) calistigini da unutmamak gerek. bunun yerine, tarkovsky filmlerinde "bergmanvari" cekimler bulundugu soylenebilir belki.

    bergman'in liv ullman ve bibi andersson'un bulundugu bir fotograf karesinden etkilenerek senaryosunu hastanedeyken yazdigi persona'yi analiz etmek, hatta uzerinde konusmak oldukca zor. icerik olarak; david lynch'in tum filmleri icin kullandigi baslica kaynak oldugunu, gorsel olarak da; woody allen'a gore sinema tarihinde yapilmis en "guzel" film oldugu soylenebilir mesela. ancak oturup filmi analiz etmeye kalkmak cesaret ister, birikim ister, buzuk ister.
  14. sorgulamaksızın bir şeylere inanmak yaşamı ne de güzel kolaylaştırıyormuş, hemşire rolünde harikalar yaratan bibi andersson bir kez daha anlatınca bize gayet anlaşılıyor her şey. herkes içinde bir şeyler biriktirerek yaşar ve geçmişinde hangi iradeyle yaptığını bilemediği pek çok şey barındırır ve hatta bir gün beklenmedik bir insana (persona'ya mı demeli) dile getirilir bile, sonrasında öfkelenmeler, değişimler, isyanlar da gelebilir, herkesten beklenebilir bu diyor bergman, aslında filmin belirsiz bir yanı yok belki rüya tadındaki sahneler kafa karışıklığı yarattı fantezi üretme yolundaki beyinlerde ama godard gibi insanın gözünün içine sokmadan nasıl fotoğraf kareleri ve ışıkla oynanırmış gösteriyor bergman severlerine...
  15. bir can yücel şiiri

    ben görmedim böyle yüz
    istanbul lehçesiyle çizilmiş
    sesiyle kendisi gitse de hala
    güpegündüz
    o zehirli müren balığı
  16. bu yılki istanbul film festivalinde theo angelopoulos'un biz sevgili istanbullular için seçtiği filmler arasında yer alıp gosterilecek olan filmdir ayrıca kendisi...
  17. giris jenerigine kadar son derece etkileyici film. kalani icin yorum yapmak herhalde akillica bir is degil, ama bir daha asla bergman filmi izlemek istemedigimi soyleyebilirim rahatlikla. bu 'entellektuel' yonetmenlerin kadinlar karsisindaki durusu sinirlerimi tepeme cikariyor, daha beteri icin (bkz: theo angelopoulos). bergman'in sessizlik'ini gordugumde bilmeliydim basima gelecekleri...
  18. ingmar bergman'in seyrettigim ilk filmi. 1966'da cekildigi dusunuldugunde etkisi daha da artiyor... bergman diger filmlerini acilen seyretme istegi uyandiran film.
  19. binbir kimlikli* sair fernando pessoanin en bilinen siiridir.
  20. 1966 yapımı ingmar bergman filmi.oldukça sağlam bir konuya sahip ve gösterişten son derece uzak.konu iki kadın arasındaki ilginç ilişkidir.biri diğerine hayrandır ve onun gibi olmaya çalışır.kişilik parçalanmasını anlatır.çok orjinal bir konu.
  21. (bkz: mazda persona)
  22. carl gustav jungun analitik kuramında kişiliğin komponentlerinde bulunan arketiplerden bir tanesidir. (diğerleri; anima, animus, gölge ve selftir.)

    ''yunanca maske anlamına gelir. jung'un analitik kuramında kişinin sosyal selfini tanımlamak için kullanılır. buna göre persona arketipi, insanın toplum içinde bir rol oynama ihtiyacı nedeniyle gelişrmiştir. diğer insanlar tarafından bilinen psişe bölümüdür.

    jung'a göre; bazı insanların personaları, psişelerinin tümüne eşittir. rolüne kendini fazlasıyla kaptırmış, personasının egemenliğine girmiştir. persona aşırı gelişmişse, jung buna şişme (inflation) der. böyle bir durumda psişenin diğer bölümleri ifade yolu bulamayacak ve persona ile bu bölümler arasında süregiden bir çatışma yaşanacaktır. böyle bir durumda kişi gergindir ve psikopatolojinin görülmesi olasıdır.

    persona'nın içinde anlam olarak bir aldatmaca vardır. yani kişi bazı şeyleri saklamaktadır. eğer kişi diğerleri tarafından bilinen yönüne, yani persona'sına, kendini fazla kaptırırsa, yalnızca o olmaya çalışırsa, bir anlamda kendini de aldatıyor olacaktır.
  23. carl gustav jung’un adlandırmasına göre kolektif bilinçdışının arketiplerinden biri. sosyal görüntümüzü temsil eder. persona kendinizi dış dünyaya göstermeden önce taktığınız maskedir. toplumun bizden beklediği rolleri yerine getirirken vermek istenilen iyi imajdır. fakat bu yanlış imaj da olabilir. diğer insanlardan neler bekleyebileceğimizi göstererek ilişkilerimizi basitleştirir. bir tehlike olarak çok kalıplaşmış bir persona’nın kişiliğin geri kalan yönlerinin ve kişilikle ilgili olduğu bilinen veya kolektif bilinçdışına ait olan tüm yönlerine yol açmasıdır.
  24. basarili bir bergman filmi. kisiliklerin nasil ic ice gectigini ve kisilerin delirme degil de cozulme anlarinin, ozellikle hemsire, cok iyi verildigi bir film. izleyeni rahatsiz eden ve rahatsiz ettigi kadar da filme baglayan bir ritme sahip. uzun susuzlar her zaman sessizligin gucunu kullanmak icin degildir ve iste boyle zamanlarda kim daha once cozulur merak konusu olur, izlenesi bir bergman filmi.
  25. italyanca: kişi
  26. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.