nota yaziminda kullanılan 5 adet cizgi 4 adet araliktan muteber topluluga verilen isim. eskiden 15 cizgi kullaniliyomu$ ama bunu zor okuyoz bi kolaylik bulmak lazim diyerek 5 e du$urmu$ler (bkz: sol anahtari) ve diger anahtarlar yardimiylada dizi araliklarini belirlemi$ler
muzigin paylasilmasi icin olmazsa olmazlardan biridir. notalar bu cizgilerin ustunde (ya da arasinda) yer alarak "daha dun annemizin", "dag basini", "korkma!" dedirtirler.
kapıdibimize açılıveren, italyan mutfağına sahip restaurant. pizzasından tattım hiç fena değildi. cihangirde akarsu caddesinde. e komşuyuz o kadar ilk reklamını yapıverelim. umarım aylarca süren tadilatlara, tamiratlara değer de hiç kapanmaz..
cihangirimize acilan yeni bir tat, yeni bir doku. mekanin guzelliginin yanisira yemeklerin ve sunumun da guzelligi pek etkileyici. barmen kilikli pek yalaka adamcagiz da olmasa hersey tam olacakmis ya neyse.
cihangir akarsu caddesin' deki kafelerden biri. göz yormayan şık bir dekorasyonu vardır. makarnaları ve pizaları çok güzel ayrıca servis de baya iyi. mekan işletmecisi (hatta belki de mekan sahibi) de son derece sıcak ve ilgili. cihangir sevenlere denemek önerilir. caddenin en sonunda yer alır, smyrna' yı geçince sağda.
buyuk tantanalarla acilmistir, ancak kesinlikle buyutulecek bir mekan degildir. yemekler, servis, calan muzik, her sey vasattir.ilk acildiginda gittigimde, peynir tabagi olarak tulum peyniri,ve kasar gelmisti, nedenini sordugumda sahibine," cihangir'in yabanci peynirlerle suslu bir tabagin bedelini kaldiramayacagini" soyleyen bir cevap gelmis, ve o anda gozumde bitmisti. simdilerde miss pizza acildi,mutlu olduk cihangir sakinleri olarak.
cihangir'de güzel mekan; köşede olduğu için (önüne hayvani cipler park etmediği sürece) açıklık hissi verir, yemekleri lezzetlidir, garsonu da komiktir. tek sakıncası kedi ve araç trafiği yoğun olduğundan her daim yüreğiniz ağzınıza gelebilir; yanınızdaki kişiler gayet ağır konulardan bahsederken ayyy eziliceksin, hızlı yürü, bak sallanıyo ezilicek şimdi gibi konuları darmadağın eden ifadeler sarfeder, etrafınızdakileri kızdırabilirsiniz.
cihangir'de bulunmasıyla zaten artı bir başlamış, bir de üstüne şahane yemekleri eklenince hemencecik sevilmiş mekan. lezzetli yemeğinizi yerken morcheeba dinleyip arkadaşlarınızla muhabbet etmek istiyorsanız uğramalısınız. fiyatları uygun, ayrıca minik bardaklarda vişne şarabı ikram ediliyor zaman zaman.. cuma ve cumartesi akşamları yemek için rezervasyon yaptırmak daha uygun olur zira gidip barda uzun süre masa boşalmasını beklemek herkesin zevk alacağı bir aktivite olmayabilir.
the porte: osmanli devleti. (bab-i ali = yuksek kapi kelimesinden)
aralık ayında resmen kurulan itü müzik bilimi klubü, kuruluş amaçlarından biri olan ‘müzik bilimi adına çalışmalar yapmak ve bu çalışmaları yayınlamak’ amacına yönelik olarak, kulüp üyelerinin ortak çalışması ile aylık bir bülten olan porte'nin ilk sayısı şubat ayında tüm itü kampüslerinde dağıtılmıştır. mart sayısı da yolda olan ikinci bülten, müzik bilimi adına tüm itü öğrencilerinin yazılarına açıktır. kulüp üyeleri eğitim dönemi boyunca her ay çıkarılacak olan bültenin yanısıra dönem sonlarında bir de dergi çıkarmayı hedeflemektedir. (bkz: itü müzik bilimi klubü)
cihangirda çok hoş bir mekan olup kesinlikle denemesi gerektiğni düşünüyorum.yemekleri fiyatlara göre bauyağı doyurucu ortam dekorasyon bayağı hoştur.
avrupalilarin, osmanli devleti anlaminda kullandiklari metonimi. tam hali "sublime porte". (bkz: bab-i ali) (bkz: sublime porte) (bkz: metonimi)
ortaokul yıllarında müzik dersinde öğretmen gelmeden önce tahtaya bunu çizerdik..her ne hikmetse... zira hiç nota okuyabildiğimi de hatırlamıyorum..dümdüz çizgi yapmak zor olduğu için uzunca bir ip tebeşirle bulanır sonra iki kişi tahtanın karşılıklı uçlarını geçer ipi tahtaya hafif vurup çekerdi böylece dümdüz bir çizgi oluşmuş olurdu..bu böyle 5 kez tekrarlanınca işte portemiz hazır..sonra en baş kısmına sol anahtarı yerleştirilir ve öğretmen huzurla beklenirdi..