psikosomatik

psikosomatik

psikosomatik

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : psikosomatik için sonuçlar

psikosomatik için diğer sonuçlar

  1. bu ki$iler kendilerini isteyerek hasta yapabilirler.o anki psikolojilerine baglidir her$sey.
  2. onune gecilemez psikolojinin yarattigi somatik yani fiziksel etkiler,
    bunlari panik atak, mide agrisi diye $ekillendirmek imkansizdir, her insandan insana degi$irler, 100.000 ce$it fobi varsa 100.000.000 farkli $ekli olabilir psikosomatik etkilerin. her vakanin kendine has olmasi da tedavinin en zor yanidir zaten. yoksa doktorun kar$isina oturdugunuzda ,
    -evet sorunumuz neydi?
    -ee $ey ben, kadin corabi gordugum zaman enseme $aplak attirasim geliyo ve korkunc bi $ekilde terlemeye ba$liorum...
    -evet database den bakiyorum...
    -buyrun bakin
    -evet gunde 2 kere hede hodo ilaci iceceksiniz ve asla kadin corabi lafini du$unmeyecek ve ona isim olarak fo$fo$ diyeceksiniz.
    -te$ekkur ederim.
    gibi siradan diyaloglarla cabukcak halledilebilirdi.
  3. psikosomatik etki, negatif olabildigi gibi pozitif yonde de isleyebilen bir surectir. kisi, moralini yuksek tutarak ve iyilesme istegiyle yanip tutusarak, gerekirse pollyannacilik oynayarak fiziksel olanlar da dahil, hastaliklarini iyilestirebilme yetisine sahiptir. (allahim psikoloji nelere kadir!)
    (bkz: placebo)
  4. (bkz: psikosomatik bozukluklar)
  5. psikolojik kökenli olan fiziksel hastalıklara verilen ad. yunancada ruh anlamına gelen "psyche" ile beden anlamına gelen "soma" kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.
  6. en hafifinden bir sıkıntıya dakikasında uçuk çıkaran, biraz daha üzülürse kusma krizlerine giren zavallılardır. daha ileri aşamalarda hayalet ağrılar, hormonal bozukluklar, saç beyazlaması ve dökülmesi gibi bilimum sinir bozucu arızalara sürkleyebilirler kendilerini.
  7. mr.hyde.
  8. (bkz: hollwood ending)
  9. bilinçaltında yatan dürtü, istek, ya da duyguların bir şekilde dışarı çıkma yolunu fiziksel rahatsızlıklarla bulma durumudur. mesleğinden nefret eden ama bunun tam olarak farkında olmayan bir öğretmenin sağ elinin felç olması ya da fazla sorumluluk taşıyan bir yöneticinin kronik sırt ağrısından yakınması gibi.
  10. herkesin belirli bir miktarda psikolojik yuku vardir. bazilarinin daha fazla vardir. bazilari bu yuku disari degil iclerine atarlar. bunun sonucu olarak, beden bir sure sonra ikaz sinyalleri gostermeye baslar. insan sadece et ve kemik degildir sonucta, duygular, belki hormonlar soz konusudur. ve bu da aslinda fiziksel bir tepkimeyle karsi karsiya olundugunu gosterir.
    aci ceken bir insanin vucudu, o cektigi acinin farkinda degilken bile tepki gosterebilir. en basitinden vucudunda yaralar cikar, tansiyonu duser ya da cikar, kusar, bir sekilde icinde biriken yuku, o zehiri vucudu araciligiyla disari atar.
    bunun ileri safhalarinda beden ciddi zararlar gormeye baslar. ve hastaligin biyolojik sebebi bir turlu bulunamaz, cunku sebep yanlis yerde aranir hep.
    hastaligi tanimlamak cozmeye giden ilk safhadir. ve bunun icin kisinin hem beden hem de akil sagliginin kiymetini bilmesi gerekir. herseyi icine atmak ne kadar yanlissa herseyi etrafindaki herkese yansitmak da o kadar hastaliklidir.
    sonucta beden ancak kisinin gercekten (fazlasiyla) icine atmasi sonucu ikaz gonderir. bu nedenle, surekli her duygusunu disa vurarak etrafina kendisini acindirmaya calisan birinin karsi karsiya kalmayacagi bir sorundur bu. ice kapanik, depresyonda olan ve bunu farkedememis kisilerde gorulur. dolayisiyla bu kisi ya kimseyi uzmek istemediginden, ya kimse anlayamaz diyerek; ya yanlis buldugundan ya da utandigindan sorunlarini gizler ve bunun acisini da kendisi ceker.
  11. ruhun kendi içindeki çelişkilerine ve haykırışlarına vücudun, "eeeh eytere bea" diyerek tepki vermesi.
  12. doktorum bu konuyla ilgili bilgi aktariminda bulunurken; patojen ve organik hic bir problemi olmayan, ama buna ragmen yillarca kollarini oynatamayan hastalar var , bu hastalarin klinik tablosuna bakilirsa psikosomatik " diye aciklamisti.

    ama karsit gorus olarak ise okudugum kaynaklarda; psikosomatik hastaliklar; vucutta var olan ama bazi faktorlerin tetikledigi durumlarda olusur. mesela stres ulseri/ gastriti tetikler, ruzgar migreni tetikler. nasil bir muamma ise?
  13. (bkz: panik atak)
  14. (bkz: soma)
  15. yıllardır turp gibi olan bünye, ruhunun mutsuz olduğu koşulları değiştiremeyince, beden ruhtan ayrı değildir diye, hasta olur. buna da psikosomatik denir. dışardan bakanlar, nanemolla derler, mıymıy derler, zayıf derler. buradaki zayıflık, ruhun değil bedenin zayıflığıdır. bir başka deyişle ruhun baskın çıkmasıdır. ayrıca zayıflık, yeri gelince evrimsel bir lütuf da olabilir bunu bilmezler, belki bu yolla çok daha büyük metabolik terslikler önlenmiştir...
  16. beden ve ruhun birliğine delalet eden durumlar. dermatoloji kliniklerinde yatan hastaların %80'inin psikiyatrik konsültasyona ihtiyaç duyuyor olması da verilebilecek bir örnektir.
  17. batili bilim adamlarindan once, ilk kez ibni sina'nin tarif ettigi turde hastaliklardir. dogu edebiyatinda bu tip rahatsizliklar ceken ve alimlerce duygusal acidan tedavi edilen bircok vakanin hikayesine rastlanir.
  18. sindirim sistemi rahatsızlıklarından muzdarip bir sürü kişinin hastalığını tanımlayacak kavramdır. (bkz: spastik kolon)
  19. hekimlerin ve psikanaliz uzmanlarının yönlendirmesi sonucu doğan psikosomatik, hippokratesin o eski görüşünü, yani insanın bir bütün olduğu düşüncesini gündeme getirir ve günümüz tıbbında giderek artan dallanmaya karşıt olarak, hasta insanı bir bütün olarak ele almayı önerir.
  20. (bkz: descartes' error)
  21. anlatan sarajevoda yaşayan, 20lerinin ortasında bir kadın:

    -savaş sırasında anneannemlerin evleri ....ydı, 3 metreden daha yüksek tavanlı bir evdi, evin tam karşısından da sırp ordusunun sarajevoda işgal ettiği bölgelerden biri vardı. evin iki odasının penceresi sırpların bulunduğu yere baktığı için gündüzleri o odalara hiç geçmezdik, mutfak ve diğer odayı kullanırdık yalnızca, o taraftaki odalarda hareket olduğu anda ateş edilirdi. gece de o odalara geçtiğimizde herhangi bir şekilde ışık kullanmamaya özen gösterirdik. bir gece annem o odalardan birine geçti, neden geçti bilmiyorum, hiç ışık da kullanmadı ama ateş edildi, annem yerde sürünerek ağlayarak inleyerek, kalçasını tutarak diğer odaya geldi. "yaralandım, çok kötüyüm, doktor çağırın ambulans çağırın" diye feryad ediyordu. "nerenden yaralandın anne" diye sordum. kalçasını gösterdi. baktım hiç kan yoktu. diğer yerlerine de baktım hiç kan göremedim, yerde de kan yoktu. annemin geçtiği odaya geçtim. tavanda bir kurşun deliği vardı, kurşunun anneme değme olasılığı yoktu hiç çünkü annem 1.50 boyunda kurşun en az 1 metre üstünden geçmiştir. ahahaha. sonra yıllarca annemle dalga geçtim, "nerenden yaralandın anne?" diye sordum. böyle sorunca çok kızıyor, bozuluyor. şimdi de aklıma geldikçe nerenden yaralandın diye soruyorum. ahahaha.
  22. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.