refik+halit+karay

refik+halit+karay

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : refik+halit+karay için sonuçlar

refik+halit+karay için Ekşi Sözlük sonuçları

  1. soyadı tersten okunsun
    isteyen espirituel edebiyatcımız
    ustad hehe
  2. ortaokul kitaplarindan gayri pek bi yerde gorunmesede cok muthis bi yazar iddiali bi laf olacak ama turkceyi en guzel kullanan yazarlardan biri ( edebiyat hocamiz en iyisi demisti) cok guzel hikaye kitaplari var : memleket hikayeleri gurbet hikayeleri okuyunca tasvirlerin guzelligi ve orjinalligi adami dumur ediyo ve neden ortaokul siralarinda biraktim bu adami diyo ve de cumhuriyetin ilaniyla yurtdisina surulen 155 liklerden ayricana
  3. şarapsever bir yazardır. soyadı tersten okunmaya gelmez, çarpar adamı.
  4. döneminin en bohem adamlarından biridir refik bey.. külliyen her şeye muhalif, sürgün; esrarengiz, enteresan, efervesan; meysever, pera düşkünü; hulâsa öyle tastamam münhasır bir beşerdir..
    nitekim, yakın ahbabı olan yakup kadri*, karay'ı, tam bir 'hayat adamı' olarak tasvir eder; -tabii bu sırada kendisini de 'kitap adamı' olarak okur ya ayrı.. yakup kadri ve abdülhak şinasi* ile birlik, beyoğlu'nda demlenme seansları da, zemanın vaka-i şahanelerinden biridir ayrıca..

    refik beyin el attığı konular da, o dönemin edebiyatında sık rastlanır cinsten değildir.. misal, koku antolojisi*nin tek koklayanıdır refik bey a.. dosdoğru kendi ağzından bir deyyişle gidiverelim gayrı:

    "ben güzel yemek ve güzel kadın meraklısıyım"..
  5. milli mücadele döneminde atatürke muhalif olduğu için resmi tarihin kenara ittiği yazarlardan biridir. olaylar böyle gelişmese idi bugün daha çok insan üstadın edebi lezzetinden faydalanabilirdi belkim..
  6. istanbulun bir yuzu adli romani mutlaka okunmasi gereken yazar
  7. eğer hafızam beni aldatmıyorsa bir gurbet hikayeleri ve bir de memleket hikayeleri adlı eseri vardır, birbirinden müstakil. eskici adlı hikayesi gurbet hikayelerinde olacaktı.
  8. bir de vatandaşın son kadehi vardır, böle hatun cinsi olmaz olsun dedirtir insana.
  9. hem osmanlı hem de cumhuriyet döneminde sürgün'le cezalandırılan muhalif bir yazardır. mahmut şevket paşa tarafından gönderildiği ilk sürgün yeri olan sinop'ta "memleket hikayeleri", cumhuriyet'e muhalif olduğu gerekçesiyle gönderildiği suriye'de ise "gurbet hikayeleri"ni yazmıştır. ayrıca "yezidin kızı" isimli kitabı nefistir.
  10. ortaokul-lise ders kitaplarından aklımızda kalan az sayıdaki yazardan biri. gurbet hikâyeleri adlı kitabından alınan "testi" çoğumuzun aklındadır.
  11. yakup kadrinin hayat adami diye tanimladigi capkin yazar
  12. kadin kendi basina ne gül goncasidir, ne de diken. koklamasini bilirsen gül, tutmasini bilmezsen diken olur. - refik halid karay
  13. bugünkü (11.09.2003) cumhuriyet'te, toktamış ateş'in köşesinde, cumhuriyetimiz hakkında olumsuz düşüncelerinden dolayı malum soyadını aldığını ifade ettiği kişi.
  14. kendisi karaim(karay) türkü olduğundan bu soyadını almıştır.güzel öyküleri vardır;ama cinsi latifi tarif ettiği yerlerde sanki ağzının suları yüzümüze damlar hafiften sapık bir abimizdir sanki
  15. 1888'de istanbul'da doğdu. 18 temmuz 1965'te istanbul'da yaşamını yitirdi. vezneciler'de şemsü'l-maarif ve göztepe'de taş mektep'te öğrenim gördü. özel ders aldı. galatasaray lisesi ve hukuk mektebi'ni yarıda bıraktı. maliye merkez kalemi'ne katip olarak girdi. 1908'de servet-i fünun'da ve tercüman-ı hakikat'te çalışmaya başladı. son havadis adıyla bir gazete kurdu, 15 sayı yayımladı. fecr-i ati topluluğu'na katıldı. kalem adındaki mizah dergisinde de "kirpi" takma ismiyle (müstear) siyasi mizah yazıları yazdı. mahmud şevket paşa'nın öldürülmesinden sonra sinop, çorum, ankara ve bilecik'te sürgün hayatı yaşadı. 1918'de istanbul'a döndü. robert kolej'de türkçe öğretmenliği yaptı. vakit, tasvir-i efkar ve zaman gazetelerinde makaleleri yayımlandı. damat ferit paşa'nın dostluğu sayesinde, mütarekeden hemen sonra hürriyet ve itilaf fırkası'na katıldı. posta ve telgraf umum müdürü olarak görevlendirildi (1919). izmir'in işgalinden sonra anadolu hareketiyle istanbul hükumeti arasında yaşanan telgraf krizinde istanbul hükumetini tuttu. istanbul'un düşman işgalinden kurtarılışının ardından 1922'de beyrut'a kaçtı. 1938'de affın çıkmasından sonra yurda döndü. ölünceye dek yazılarını sürdürdü.

    eserleri

    roman:
    istanbul’un içyüzü (1920)
    yezidin kızı (1939)
    çete (1939)
    sürgün (1941)
    anahtar (1947)
    bu bizim hayatımız (1950)
    nilgün (3 cilt, 1950-1952)
    yeraltında dünya var (1953)
    dişi örümcek (1953)
    bugünün saraylısı (1954)
    2000 yılının sevgilisi (1954
    iki cisimli kadın (1955)
    kadınlar tekkesi (1956)
    karlı dağdaki ateş (1956)
    dört yapraklı yonca (1957)
    sonuncu kadeh (1965)
    yerini seven fidan (1977)
    ekmek elden su gölden (1980)
    ayın on dördü (1980)
    yüzen bahçe (1981)

    öykü:
    memleket hikayeleri (1919)
    gurbet hikayeleri (1940)

    mizah:
    sakın aldanma inanma kanma (1915)
    kirpinin dedikleri (1918)
    agop paşa’nın hatıraları (1918)
    ay peşinde (1922)
    tanıdıklarım (1922)
    guguklu saat (1925)

    günce:
    bir içim su (1931)
    bir avuç saçma (1939)
    ilk adım (1941)
    üç nesil üç hayat (1943)
    makyajlı kadın (1943)
    tanrıya şikayet (1944)

    ani:
    minelbab ilelmihrab ((1946)
    bir ömür boyunca (1980)
  16. (bkz: edward hallett carr)
  17. edebiyat çevrelerinde zamanındaki cumhuriyet karşıtı fikirleri nedeniyle bir miktar yok sayılsa da, türkçenin güzelliğini ve doğru kullanılırsa nasıl renkli bir dil olduğunu ortaya koymuş yazardır. piyanoya çivi çakanlarla ilgili öyküsünü okuyunca ayrıca içinizi burkan yazardır.
  18. döneminin orhan pamuk'u, ahmet altan'ıdır. milli mücadele'nin başlamasını alayla karşılamıştır:
    "...bir patırtı, bir gürültü. beyannameler, telgraflar... sanki bir şeyler oluyor, bir şeyler olacak... ayol şuracıkta her işimiz, her kuvvetimiz meydanda. dört tarafımız açık. dünya vaziyetimizi biliyor. hülyanın, blöfün sırası mı? hangi teşkilat, hangi kuvvet, hangi kahraman? hülyanın bu derecesine, uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım. bari kavuklu gibi ben de sorayım:
    - kuzum mustafa, sen deli misin?"

    kaynak: turgut özakman, şu çılgın türkler

    üslubu bana ertuğrul özkök'ü çağrıştırdı nedense...
  19. yalnızca minelbab ilelmihrab bile türkçenin ne denli ustası olduğunun bir göstergesidir. en yavşak anlamıyla siyasetçiliği "küçük yaş"ta öğrenmiş olması, koltuk bağımlılığı karaykafalılığının işareti olsa da bu ilk cümledeki göstergeyi yamultamaz. o gadder yani...

    ---

    ayrıca,

    (bkz: hiyanet/#9981731)
  20. damat ferit sempatizani, ingilizsever, mandaci, gazeteci ve yazar. aksamciligi ile de unludur.

    istanbul dahil bircok vatan topragi isgal altindayken ve dahi yunan ordusu ankara'ya dogru yurumekteyken, sefa pezemengi rutbesi ile, bogaza nazir kosesinden olan/ biten karsisinda umarsizca kadeh kaldirdigi rivayet edilir; edenin vebali boynuna tabii.)
    (kim bilir, belki de dertten iciyor, “n'olcek bu memleketin hali?”, deyu girnata caldiriyordu...)

    yunan taarruzunun en cetin donemlerinde, gorev yaptigi gazetesinin kosesinde, rakisina meze yaptigi patlicana olan hayranligini ise yazisina soyle dokecektir:

    “patlican meselesi deyip de gecmeyiniz. goreceksiniz ki, basligi dolu, lakin ici kof bircok yuksek meselelerden, bu mesele daha ehemmiyetli, daha ciddi ve daha hayatidir.” **

    mucadele yillarindaki olumsuz tavirlarina ragmen edebi yonu hafife alinamayacak kadar guclu bir insandir. anadolu koy hayatini, istanbul kenar mahalle kulturunu anlattigi oyku ve romanlarinda ince bir mizah anlayisi hakimdir.
    ayrica bu yapitlarinda kullandigi akici turkce ve gundelik konusma dili mustesnadir.
    kendisi yuzellilikler listesinde de yer almis bu yuzden hayatinin bir bolumu surgun olarak gecmistir.

    kuvayi milliye ruhu affeder mi bilmem ve lakin allah taksiratini affetsin.
  21. hikayeleri rengarenktir. ne kadar güzel ifade varsa toplayıp birleştirir gibi bir uslubu vardır kendisinin.
    soğuk oluk suları, nergislik, zerdali oluk, kınalı tepe, dere bahçe; portakal, turunç, hurma ve muz cenneti lübnan... şeftaliler, erikler, kızılcıklar, küpe ve yıldız çiçekleri, yarı mukaddes bir yeşilliği olan fesleğenler, fesleğen saksıları... ayşegül'ün başına taktığı kırmızı kadife çiçeği, su kenarında açan yeşil inci çiçeği...
  22. türkçe hocamın, * "eğer bir gün türkçeyi kullanarak yazı işine bulaşacaksanız, bu adamı okumadan olmaz" diye bahsettiği adam.
  23. türkçe nin tartışmasız en büyük üstadlarindan biri. abdulhak şinasi hisar, tanpinar, yakup kadri, peyami safa, halit ziya gibi türkçenin en güzel hallerini sergilemiştir eserlerinde. bir ömür boyunca isimli otobiyografik kitabi da, büyük yazarın yaşamından çarpıcı kesitler sunar. memleket ve gurbet hikayeleri isimli kitaplarinin edebi değerinden bahsetmeye bile gerek yok.
  24. inkılap yayınlarının, kitaplarının dilini sadeleştirerek(!) bastıkları, türkçe'yi en güzel, en sade, en akıcı şekilde kullanmış yazarlardan biri.

    (bkz: memleket hikayeleri)
    (bkz: o belde)
  25. (bkz: ölmediği halde ölüm haberi çıkan ünlüler)
  26. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.