sanatci

sanatci

sanatci

aradığınız etikete şu linkten ulaşabilirsiniz : sanatci için sonuçlar

sanatci için diğer sonuçlar

  1. yurdum insani'nin "milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaskani olabilirsiniz ama sanatci olamazsiniz" diyen mustafa kemal ataturk'e inat olmasi amaciyla midir bilinmez, her onune gelene veya televizyonda gorunene yapi$tirdigi unvan..
  2. -rehaiku 202-

    icindeki akilalmaz heyecani,
    cigiyla* paylayarak
    us'landirandir sanatci.
    ne usuna, ne yalnizligina $art degildir yalnizlik...

    reha yunluel/$iirhane
  3. gerçek sanatçıların çıldırmasının ya da ölümle erken tanısmalarının tek nedeni görmek istemediklerini görmeleridir.
  4. zanaatkar ile karistirmamak gerek..
  5. düğünlerde ve devlet büyüklerinin toplantılarında şarkı söyleyen ve üzerine dolar yağdırılan şarkıcılar.
  6. (bkz: hangimiz degiliz ki)
  7. (bkz: büyücü)
  8. taklit edeni değil de yorum katanı, değiştireni, yönlendireni ve geliştireni makbul olan, yaratma dürtüsü ile hareket eden übermensch ve half-god
  9. kaliteli, düzgün, bişeyler üreten, ben degerli bi sanatciyim diye bagirmayan, sanattan cidden anliyan, türk medyasındaki salaklardan olmayan insan.. genellikle yetenekli insan cesidi..
  10. joseph beuys'un dediğine kulak vermiş olup da, yaratıcılığın sanatçının tekelinde olmadığını tasdik eden bir kuşaktan çıkan hemen her yeni yetme; sanatın olmasa bile sanatçının ölümünü bizzat yaşantılamak zorunda kalacaktır; kızamık gibi birdenbire yakalanıp atlatıldıktan sonra geleceğin teminatı bir sağlık tahsis edilmiş olacağından şüphe etmek yersizdir...sanatçı görüntülerin kol gezdiği bir evrenin ön-yargısıydı, oysa şimdi kavram'ın hükümranlığı hakkettiği boyutlara varmış durumdadır.
  11. yemek yapma sanati ile ugrasanlardan bahsetmemekle beraber soyle denmisti bir yerde:
    eskiden birseyin birebirini en iyi sekilde yapan, daha sonra ondan olabildigince uzaklasabilen daha sonrada ne olacagi sorusunun yanitini veren kisidir sozkonusu kisi...
  12. (bkz: sanatçının öyküsü)
  13. "ona sanatçı deme, buna hiç deme.ben bilirim kime santçı denileceğini.öyle noluyor herkeslere sanatçı deniliyor? burası yeşilçam kıraathanesi mi lan?!"

    örnek cümlede de görüldüğü gibi (tv'de açıköğretim dersi yapar gibi metin yazmak, bakınız bir ara) türk toplumunda sanatçıyı tartışmak, sanatçının kim olduğuna karar vermek en birinci görevlerimizden.. hal böyleyken, adına binbir dallama tartışma programları düzenlenir oldu,oluyor da.. ne olacak yani, yaftalarına tükürdüğümün hayata dair ünvanlarına? onlara sahip olmak hangi çüke derman olacak? aslında bir ünvana sahip olmak en azından bireysel birşeydir.peki ya kişiye "sanatçısın sen, ama o sanatçı değil,o orospu çocuğu" diyen yığınlara ne demeli? seni mi geriyor kardeşim elin sanatçı olması, sana ne yani? sanki her ay düzenli olarak aidat ödüyoruz, yeni biri çıkıpta "ben sanatçıyım" dediğinde.. parası cebinden mi çıkıyor?

    hepsine inat ben de hasbelkader, peyderpey, hülaza manken camiasına ve yeni yeni güngörmüş genç şarkıcı tayfasına "sanatçı" demeyi uygun görüyorum efendim.. bir antidepresangibi gelir bazen içsaliye tepkisi, salarsın gider.. olur olmadık işlere kalkışırsın bazen de, dağın haberi olmaz.
  14. kimin olup olmadığı konusunda saç saça baş başa yoluşulan kavram (bkz: televole kültürü)
  15. maddeyi kullanarak, hayal gücüyle ve yetenekleriyle değiştirerek sunan, mana yaratan..
  16. (bkz: sanatci topluma ornek olmalidir)
  17. - sanatçı kime denir kardeş?
    - bana güzellik verene, beni iyi edene denir ağabey.
    - seni iyi eden beni de iyi eder mi?
    - her zaman etmez ağabey
    - e o zaman söyle bana, bir sanatçı, dünyanın her yeridne sanatçı olabilir mi, hani senin şu "beni güzel eden" tanımına göre?
    - olamaz ağabey.
    - o zaman bana söyler misin sanatçı kime denir?
    - bana güzellik verene, beni iyi edene ağabey..
    - de git bi hava al gel hele..
  18. ülkemizde her eline mikrofon alana, bir diziye cikip iki rol yapana kissadan hisse televizyona cikan herkese verilen ünvan.
  19. sanat içinse yaptığı sikine, toplum içinse vajinasına bi kuvvet la havle..
  20. bire bir örten olmayan bir küme. türkiye'de, herhangi bir eylemin sonuna nokta koymuş her kişi bu kategori içine giriyor. asıl bu kategorinin içinde olması gereken elemanlar ise etkisiz eleman olarak kalıyor.
  21. ego : sanatcida her zaman bir husu olmali..

    alter ego : husu..
    ne guzel bir ses; husu..

    ego : tanrinin gunduzu geceden ayirma sahnesi vardir...

    alter ego: tanri'dan bahsetmek beni bad tribe* baglayabilir..

    ego : michelangelonun cappella sistinada musei vaticani da yani..
    enfes bişey husu ve huzur bir arada...
    saint pierre kilisesinin bazilikasini yaparken o kadar cok calismis ve yogunlasmis ki adam...

    alter ego: nasıl yogunlasmis acaba?

    ego : bazilika bitip cizmeyi ayaklarindan cikardiklari zaman derileri de soyulmus, su aska bakar misin?
    8 ay hiç ayağından çıkmamış çizmeleri...

    alter ego:ya hirssa?

    ego: kesinlikle degil...
    sanatina olan aski..
    tasa ruh vermek hirsla aciklanabilir bi durum degildir...
  22. (bkz: sezen aksu)
    (bkz: haluk bilginer)
    (bkz: oğuz aral) vs...

    taklitlerinden sakınınız (bkz: petek dinçöz)(bkz: abidin)(bkz: doğuş) vs...
  23. san*dıgını atan insan
  24. argoda, entel takılan erkeğe veyahut renkli giyinene yakıştırılan sıfat.
  25. "ben bir bölük komutanıyım, rütbem yüzbaşıdır. üst'ümden buyruk aldım. karşıdaki tepeyi düşmandan gün doğmadan alacağım. bu buyruk üzerine tüm erlerin donatımını sağlayıp gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra, tepeyi gün doğmadan almamız gerektiğini söyledim bölüğüme. saldırı başladı. ancak tepenin önünde geniş bir vadi var. bu vadinin ne kadar zamanda geçilebileceğini hesaplamama rağmen, ne yazık ki bu öngörü ve hesapta yanılmış olduğumuzu gördüm. düşmanın da, umduğumuzdan da güçlü bir hazırlığı ve inatçı bir direnişiyle karşılaşmış bulunuyoruz. ve gün doğmak üzeredir… biz aldığımız buyruğa göre gün doğmadan tepeyi ele geçirecektik. gün doğmak üzere diye bu isteğimizden vaz mı geçelim? hayır, zararı yok… geç de olsa, gün de doğsa amacımıza ulaşacağız. saldırı bütün gücü ve şiddeti ile sürüyor. büyük bir yiğitlikle dövüşe dövüşe tepenin eteklerine kadar yaklaşmış aslan neferlerin tepeyi almaları artık bir an meselesi olmuştur. güneş yavaş yavaş doğmakta , ancak yarım kurs görünümündeyken bu tepenin zirvesini ışıldatmaktadır... ancak birkaç er, ellerindeki şanlı bayrağı tepenin ışıldayan zirvesine dikerken, terlemiş alınlarına günün ilk ışığının vurduğunu hissediyor…

    işte sanatçı da, toplumda uzun çalışma ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır."

    mustafa kemal atatürk
  26. Not :Yukarıdaki bilgiler ekşi sözlük yazarları tarafından yazılmış olan bilgilerdir doğruluğu konusunda garanti verilmez.